12. Ceza Dairesi 2015/11217 E. , 2016/8398 K. "" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : 3,65 TL maddi ve 5 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 24.06.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişk…
**12. Ceza Dairesi 2015/11217 E. , 2016/8398 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : 3,65 TL maddi ve 5 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacı vekilinin 24.06.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan beraatine hükmedildiğini belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü, Her ne kadar hükümden önce, 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre, hüküm davalı hazine yönünden kesin nitelikte ise de, dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.02.2013 gün ve 2012/9-1384 esas, 2013/68 sayılı kararında da belirtildiği üzere, dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarının reddedilen bölümünün temyiz sınırının üzerinde olmasının, davacı vekili tarafından bu bölümün temyiz edilmiş olmasının ve davalı Hazine vekiline buna bağlı olarak, hükmü temyiz etme hakkı vereceğinin ve bu kapsamda hükmün davalı Hazine vekili yönünden de temyizi kabil olduğunun anlaşılması karşısında, hükmün kesin ve temyiz edilemez nitelikte olduğu belirtilerek, davalı Hazine vekilinin temyiz talebinin reddini öneren tebliğnamenin 1. numaralı görüşüne iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Davacı vekili, 24.06.2013 tarihli dilekçesi ile müvekkili olan davacının 03.10.1992 ile 23.02.1993 tarihleri arasında "143 gün" süre ile haksız olarak tutuklu kaldığını belirterek “150.000 TL maddi ve 100.000” TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, Mahkemece yapılan yargılama (inceleme) sonunda, davanın kısmen kabulü ile “3,65 TL”' maddi, ''5 TL'' manevi tazminatın 28.10.1992 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.