8. Hukuk Dairesi 2020/1768 E. , 2020/4183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait adrese, taşınırın açık arttırma şartnamesi ile 1. açık arttırma için gel
**8. Hukuk Dairesi 2020/1768 E. , 2020/4183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkiline ait adrese, taşınırın açık arttırma şartnamesi ile 1. açık arttırma için gelindiğini, müvekkilinin haciz mahallini boş olarak 1.2.2015 tarihinde kiraladığını, bu tarihten önce yapılan hacze konu menkuller ile açık arttırmaya konu edilen menkullerin farklı olduğunu, açık arttırmaya konu edilen menkullerin müvekiline ait olduğunu açıklayarak, davanın kabulü ile satışın durdurulmasını talep etmiştir. Davalı alacaklı vekili, davacının herhangi bir menkulünün haczedilmediğini, satış da yapılmadığını, davanın konusuz kaldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacı üçüncü kişinin icra dosyasının tarafı olmadığından satışın durdurulmasını istemede aktif taraf ehliyetinin bulunmadığı, istihkak davasına bakmakla yetkili mahkemenin esas takibin yapıldığı yerdeki mahkeme olduğu gerekçesiyle, satışın durdurulma talebinin kesin olarak reddine, istihkak talebinin reddine karar verilmiş; hüküm davalı alacaklı ve davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 30.5.2017 tarihli, 2016/19005 Esas, 2017/7948 Karar sayılı kararı ile, alacaklının temyiz harcı yatırılmadığından bahisle temyiz isteminin reddine, davalı üçüncü kişinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, Mahkemece re'sen yetki hususu değerlendirilerek yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu anlaşıldığından, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, davacıya yönelik olarak herhangi bir haciz işlemi yapılmadığı gerekçesi ile davanın ön koşul yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi ile vekalet ücret açısından davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamı ve dayanak takip dosyasının tetkikinde, 27.6.2014 tarihinde borçlunun iş yerinde haciz yapılmış olup, borçlunun çalışanına haczedilen menkuller yediemin olarak bırakılmıştır. Davalı alacaklı tarafından satış talebinde bulunulduğundan 18.5.2016 tarihinde haciz mahalline 1.açık artırma için gidildiğinde, üçüncü kişinin eşi haciz mahallini boş olarak 1.2.2015 tarihinde kiraladıklarını beyan etmiş, üçüncü kişi vekili ise takip dosyasına sunduğu dilekçe ile açık arttırma tutanağına yazılan menkullerin müvekkiline ait olduğunu iddia etmiş, üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren 7 gün içinde doğrudan dava açılmıştır. İlk açık arttırmada ihale alıcısı olmadığından satış yapılamamış, 2.6.2016 tarihli 2.açık arttırmada haciz mahalli kapalı olduğundna satış yapılamamıştır. Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir. Hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, olayların hukuki nitelendirmesini kendisi yapar. Somut olayda, üçüncü kişinin talebi, daha önce borçluya ait olup haczedilen menkullerle ihaleye konu edilen menkullerin aynı menkuller olmadığı ihaleye konu menkullerin kendisine ait olduğunun tespitine ilişkindir. Üçüncü kişinin başvurusu açıklanan bu şekliyle şikayet niteliğindedir. Dilekçede istihkaktan söz edilmesi HMK'nın 33. maddesi uyarınca "Hukuki tavsif hakime aittir" kuralını değiştirmez. Mahkemece istem şikayet olarak kabul edilmeli ve 27.6.2014 tarihinde haczedilen menkullerin ihaleye konu edilen menkuller olup olmadığı denetlenerek üçüncü kişinin şikayeti incelenip neticelendirilmelidir. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı alacaklınn temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 30.6.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.