6. Hukuk Dairesi 2011/3003 E. , 2011/7572 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet alacağı davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince karşılıklı olarak temyiz edilmiştir. …
**6. Hukuk Dairesi 2011/3003 E. , 2011/7572 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ziynet alacağı davasına dair karar davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince karşılıklı olarak temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili; tarafların 26.10.2008’den buyana evli olup, yaşanan bir tartışma sonrasında davalının, özel eşyaları ile birlikte kasada bulunan müvekkiline ait altın ve takıları alarak evi terk ettiğini ve bir daha geri dönmediğini belirterek, müvekkiline ait 275 adet küçük altın, 25 adet orta altın, 10 adet büyük altın, 4 adet ata lira, 15 adet bilezik, ve 4 adet sarı lira’nın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile karşılığı olan 10.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili ise, talep edilen altınların nitelik ve adetlerinin fahiş olduğunu, müvekkilinin müşterek evden ayrılırken sadece kendine ait giyim ve ziynet eşyalarını aldığını, davacıya ait altınları götürmediğini, davacıya ait altınların evlilik birliği sırasında davacı tarafından kurulan şirkete sermaye olarak harcandığını ve araba alındığını, düğünde getirilen altınların tamamının geline mehir olarak bağışladığını ayrıca davetliler tarafından sandığa atılan altınların müşterek hediye olarak kabulünün gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. 2011/3003-2011/7572 -2- Davacı koca dava konusu edilen ziynet eşyasının davalı tarafından müşterek konuttan ayrılırken götürüldüğünü ileri sürmüş, davalı kadın ise onun sadece kendisine ait ziynet ve özel eşyaları aldığını, davacıya ait ziynetlerin davacı tarafındın evlilik birliğinde bozludulduğunu savunmuştur. Davacı, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların davalı tarafından beraberinde götürüldüğünü, ispat yükü altındadır. Olayımızda, dosya kapsamına göre davalı kadının evi terk ettiği tarih itibariyle davacıya ait olduğu bildirilen ziynet eşyalarını beraberinde götürdüğü dinlenen tanık beyanları ile ispat edilememiştir. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde “her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya, dava konusu ziynet eşyalarının müşterek konuttan ayrıldığı sırada davalı tarafından götürüldüğü ve davalıda olduğu konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 6.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.