T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1122 Esas KARAR NO: 2026/18 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2024 NUMARASI: 2020/83 Esas, 2024/19 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1122 Esas KARAR NO: 2026/18 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 15/02/2024 NUMARASI: 2020/83 Esas, 2024/19 Karar DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... no'lu "...", ... no'lu "... ...", ...no'lu "...", ... no'lu "... ... ...", ... no'lu "..." ibareli markalar ile ...nezdinde tescilli ... no'lu "... ..." markası ve ... sayılı ambalaj tasarımının müvekkilin adına tescilli olduğunu, davalının, müvekkilimizin ürün yelpazesinde bulunup oldukça önemli yer tutan ürünlerin ambalaj tasarımı bakımından ayniyet derecesinde benzerini haksız ve hukuka aykırı olarak piyasaya sürdüğününü ileri sürerek, davalı tarafından müvekkilinin marka ve tasarımdan kaynaklanan haklarının ihlalinin tespiti, önlenmesi, ref'i ile sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanca göre şimdilik 10.000-TL tutarında maddi tazminatın ve 10.000-TL tutarında manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersis adresi değiştiği halde, ikinci tebligatın Ticari Sicil Gazetesinde de yayınlanmış olan yeni Mersis adresine çıkarılmamış olmasının usulsüz tebligat olacağı için cevapları ve itirazlarını sunduklarını, dava konusu kullanımların 29. sınıfta 2016/09957 no'lu, 30. sınıfta 2018/89454 no'lu ve 30/ sınıfta ... no'lu marka tescilline dayanan hukuka uygun kullanımlar olduğunu, dolayısıyla davacıya ait marka ve tasarım haklarına tecavüz edildiğinden söz edilemeyeceğini, kaldı ki davacının sözünü ettiği markaların marka sahibinin davalı ...Dağ. Paz. San. Tic. Ltd. Şti. değil Muhammet Akkaya olduğunu savunarak, öncelikle davanın husumet yokluğundan, aksi halde esastan reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacı şirketin ... numaralı, ...numaralı, ...numaralı, ve ... numaralı ... ... ibareli markaların ve ...ve ...numaralı... ibareli markaların, dava ile bağlantılı olarak 29. sınıfta tescilli sahibi olduğu ayrıca ... numaralı çoklu ambalaj tasarımının da tescilli sahibi olduğu, davalı tarafından kullanılan ürün üzerinde yer alan ... ibaresi ile ürün tasarımının davacı marka ve tasarımlarına benzer olup olmadığı yönünde özellikle tasarım konusunun mahkemenin uzmanlık alanı dışında olduğundan aldırılan bilirkişi raporlarına göre taraf tasarımlarının benzer olarak değerlendirildiği, davalının seçenek özgürlüğü varken davacı tasarımına benzer tasarım kullandığı yönünde görüş bildirildiği, markalar karşılaştırıldığında ise benzerlik bakımından davacı markasının... davalı kullanımının ise ... şeklinde olduğu özellikle ... ibarelerinin aynı olduğu bunun da ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği bu nedenle SMK' nın 29 ve 81. maddesi kapsamında marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz koşullarının oluştuğu, her ne kadar davalı tarafından ... ibaresinin İngilizce ... anlamına gelip tanımlayıcı mahiyette olduğu belirtilmiş ise de davacı markalarının uzun yıllardır... şeklinde tescilli olup kullanıldığı, davalının tek başına ... ibaresini kullanıp, bunun yanına markayı farklılaştıracak şekilde kullanım ve şekil de eklemediği anlaşıldığından davacının markalarının tescilli de olduğu göz önüne alındığında, karıştırılma ihtimali sebebiyle davacının tecavüz ve haksız rekabet iddiasında bulunabileceği, tazminat talep edebileceği, SMK'nın 151/2-b maddesine göre tazminat hesabının salt ihlale konu ürünlerin ne kadar satıldığı ve ne kadar gelir elde edildiği tespit edilemediğinden, mahkememizce genel hükümlere göre maddi tazminata karar vermek gerektiği, bilirkişi raporlarında toplam faaliyet üzerinden ihlale konu edilen dönemler içerisinde 52.897.00 TL net kazanç elde edildiği tespit edilmiş, bu kazancın sadece bir kısmı ihlale konu ürünlerden elde edildiğinden, mahkememizce 25.000-TL maddi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyetli olduğu, 10.000-TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun ve adil bir rakam olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı tarafından davacının marka ve tasarımlarına yönelik tecavüzde bulunduğunun tespitine, davalı tarafından üretilen ... ...ibaresinin bulunduğu ürünlerin davacının marka ve tasarımlarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 25.000 TL maddi tazminatın, 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece maddi taminat talebinin tümden kabulü gerekirken, kısmen kabulü yönünde verilen kararın son derece hatalı olduğunu, dosya kapsamında verilen kararın (7) numaralı hükümde,davacı lehine her bir talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yerel mahkemece hatalı olarak tek vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; ... ibaresine ek kelime veya şekil unsurları ile davaya konu markalarla aynı mal/hizmetlerde farklı sahipler adına TPMK nezdinde tescilli birden çok marka bulunması ve Yargıtay içtihatları gereğince ... kelimesi İngilizcede ... anlamına geldiğinden vasıf bildirici olan davacı markasının zayıf marka olması sebebiyle, küçük farklılıkların dahi ayırt edicilik kazandırdığı göz önüne bulundurulduğunda somut olayda marka hakkına tecavüz bulunmadığını, tasarım yönünden müvekkilinin tasarımı şeffaf olup gıda sektöründe içerideki kuru yemişin güven telkin etmesi için gözükebilmesi amacıyla böyle şeffaf yapıldığını, davacının ise aynı yerde baskılı resim unsuru mevcut olduğunu, kaldı ki neredeyse birebir bir olayda yargıtay 11. HD'nin 2005/9995 E, 2006/13737 K.sayılı kararında aynı gerekçelerle iltibas olmadığına karar verildiğini, davalının kusurlu sayılması için satış eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu bilmesi ya da bilebilecek durumda olması gerektiğini, dosyadaki raporlarda ve gerekçeli kararda tazminat hesabının marka mı yoksa tasarıma göre mi yapıldığının belli olmadığını, hesaplamanın kendi içinde hatalı olduğunu, tazminat miktarının yüksek olduğunu, dava konusu fındık ürününün müvekkili şirketin net karının yaklaşık %6,5'uğunu oluşturduğunu, maktadır. ancak bu miktar tüm fındık içeren ürünler olup mezkur marka veya tasarım altında satılan ürünler bunun çok daha altında olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya, tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi, ref'i ile maddi ve manevi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarına göre taraf tasarımlarının benzer olduğu, davalının seçenek özgürlüğü varken davacı tasarımına benzer tasarım kullandığı, markalar karşılaştırıldığında ise benzerlik bakımından davacı markasının... davalı kullanımının ise ... şeklinde olduğu özellikle ... ibarelerinin aynı olduğu bunun da ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, bu nedenlerle somut olayda tasarıma ve markaya tecavüz koşullarının gerçekleştiği, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davacının seçimlk hakkı doğrultusunda SMK'nın 151/2-b maddesine göre tazminat hesabı yapılamaması nedeniyle, ilk derece mahkemesince TBK'nın 50.maddesi kapsamında maddi tazminatın belirlenmesinde, maddi ve manevi tazminat tutarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının tasarıma ve markaya tecavüz oluşturan eyleminin tekliği nedeniyle, markaya ve tasarıma tecavüz yönünden davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 3-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalıdan alınması gereken 2.390,85 TL harçtan, peşin alınan 1.025,31 TL (597,71+427,60) harcın mahsubu ile bakiye 1.365,54 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/01/2026