Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi, aleyhe bozma yasağına aykırı olarak ve yeterli araştırma yapılmadan mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; yargılamanın uzun sürmesi, aleyhe bozma yasağına aykırı olarak ve yeterli araştırma yapılmadan mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 25/7/2008 tarihli şikâyet üzerine başvurucu hakkında cinsel istismar suçundan soruşturma başlatılmış ve Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/7/2008 tarihinde iddianame düzenlenmiştir. Denizli Ağır Ceza Mahkemesinin 19/11/2009 tarihli kararıyla başvurucu hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi uyarınca neticeten 13 yıl 9 ay hapis cezası verilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesi 11/11/2010 tarihinde hükmü bozmuştur. Bozma gerekçesinde, eksik inceleme nedeniyle mağdurenin olaydan dolayı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda yeniden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca teşebbüs hükümlerinin -o dönem yürürlükte olduğu şekliyle- 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (6) numaralı fıkrasından önce uygulanması da yerinde bulunmamıştır. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemenin 13/2/2014 tarihli kararıyla başvurucu hakkında bu kez nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüs yerine basit cinsel istismar suçu nedeniyle neticeten 13 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası verilmiştir. Bu kapsamdaki gerekçede, olayın oluş şekli dikkate alınarak başvurucunun eyleminin gönüllü vazgeçme nedeniyle basit cinsel istismar suçuna vücut verdiği kabul edilmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine yapılan incelemede Yargıtay Ceza Dairesinin 12/1/2017 tarihli kararıyla ikinci kez bozma kararı verilmiştir. Bozma kararında, hükümden sonra yürürlüğe giren 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanun ile 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'la 5237 sayılı Kanun'un maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle lehe ve aleyhe kanun hükümlerinin tespiti için yeniden değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bozmaya uyularak basit cinsel istismar suçu üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde başvurucu hakkında lehe olan hüküm tespit edilmiştir. Bu kapsamda başvurucu hakkında (mülga) 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (1) ve (4) numaralı fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası verilmiştir. Takdirî indirim neticesinde başvurucunun cezası neticeten 12 yıl 6 ay olarak uygun görülmüştür. Mahkûmiyet gerekçesinde mağdurenin annesi ve ağabeyi ile mağdurenin yerel mahkeme huzurundaki anlatımlarına ve ayrıca Adli Tıp Kurumunun 10/9/2012 tarihli raporunda yer alan tespitlere dayanıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Dairesi 7/6/2018 tarihinde hükmü düzelterek onamıştır. Başvurucu 8/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.