Başvuru, açık arazide bulunan mühimmatın patlaması sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanma olayı nedeniyle yaşam hakkının; bu olaya ilişkin olarak açılan tam yargı davalarının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, açık arazide bulunan mühimmatın patlaması sonucu meydana gelen ölüm ve yaralanma olayı nedeniyle yaşam hakkının; bu olaya ilişkin olarak açılan tam yargı davalarının uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. 2015/7382 numaralı bireysel başvuru 9/4/2015 tarihinde, 2015/9428 numaralı bireysel başvuru 29/5/2015 tarihinde, 2015/18038 numaralı bireysel başvuru ise 16/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 2015/9428 numaralı başvuru dosyasının konu ve kişi yönünden, 2015/18038 numaralı bireysel başvuru dosyasının ise konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2015/7382 numaralı başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2015/7382 numaralı başvuru dosyası üzerinden yapılmasına ve 2015/9428 numaralı başvuru dosyası ile 2015/18038 numaralı bireysel başvuru dosyasının kapatılmasına karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu dava ve soruşturma dosyası içeriğinden tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir: İlk başvurucunun oğlu, ikinci başvurucunun kardeşi, üçüncü başvurucunun eşi ve Seyfi Gören hariç diğer başvurucuların babası olan 1980 doğumlu B.A. 5/10/2004 tarihinde saat 30 sıralarında Şemdinli ilçesi Gelişen köyü Serhatkale Kampında ağır ateşli silah mermisi patlaması sonucu yaşamını yitirmiştir. Olay Yeri Tespit Tutanağına göre bu patlamada B.A.nın annesi A.A. (başvuru formunda B.A.nın annesinin başvurucu Besi Aslan olduğu, Besi Aslan'ın Olay Yeri Tespit Tutanağına sehven A.A. olarak yazıldığı ifade edilmiştir) ve B.A.nın kızı başvurucu Zahide Aslan yaralanmıştır. Olay Yeri Tespit Tutanağına göre aynı patlamada ayrıca olay yerine yakın bir yerde bulunan S. ve H.Y. adlı kişiler kendilerine isabet eden şarapnel parçalarının etkisiyle yaşamını yitirmiş, başvurucu Seyfi Gören ise yaralanmıştır. Bu olay A.T. adlı kişi tarafından saat 00 sıralarında Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığına bildirilmiştir. Güvenlik sebebiyle olay yerine gece intikal edemeyen Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı yetkilileri sabah saat 30'da olay yerine varmış ve olay yerinde çeşitli incelemelerde bulunmuşlardır. Yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan krokiye göre olay, B.A. adlı kişinin evi ile N.Ç. adlı kişinin evinin arasında meydana gelmiştir. Olay yeri incelemesi sonucunda hazırlanan 6/10/2004 tarihli Olay Yeri Tespit Tutanağında; olay yerinde cinsi ve menşei tespit edilemeyen metal şarapnel parçalarının bulunduğu, patlayan mühimmatın 30 cm derinliğinde ve 15 cm genişliğinde bir çukur açtığı, metal şarapnel parçalarının çoğunun bu çukurun içinde bulunduğu ifade edilmiştir. Olay Yeri Tespit Tutanağında ayrıca olay yerindeki vatandaşlara patlamayla ilgili bilgilerinin olup olmadığının sorulduğu, vatandaşların ise B.A.nın arazide bulduğu mühimmatı evinin bahçesine getirip Hacıbey Çayı'nda balık avlamak amacıyla mühimmatın içindeki barutu demir testere ile almaya çalıştığı sırada patlamanın meydana geldiğini ifade ettikleri belirtilmiştir. Olay Yeri Tespit Tutanağında son olarak annesinin uyarılarına rağmen B.A.nın mühimmatla uğraşmaya devam ettiğinin tespit edildiği ifade edilmiştir. Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı yetkilileri 6/10/2004 tarihinde birçok kişinin ifadesini almıştır. Bu kapsamda ifadesi alınan Z.S. özetle olay anında Serhatkale Kampında olduğunu, olay günü saat 00 sıralarında büyük bir patlama sesi duyması üzerine on dakika kadar sonra olay yerine gittiğini, olay yerinde büyük bir kalabalık gördüğünü, kalabalığa olayı sorduğunda B.A.nın bulduğu bir mühimmatı eve getirip daha sonra bu mühimmatı demir testere ile kesmeye çalıştığı sırada patlamanın meydana geldiği ve üç kişinin öldüğü, üç kişinin ise yaralandığı cevabını aldığını belirtmiştir. Aynı gün tanık olarak dinlenen diğer kişiler de olay yerine patlama sesini duyduktan sonra gittiklerini ifade etmişlerdir. Şemdinli Cumhuriyet Savcısının hazır bulunmasıyla yapılan ölü muayene işleminde kimlik tanığı sıfatıyla ifadesi alınan N. özetle Serhatkale mezrasının terör olaylarının yoğun olarak yaşandığı bir bölge olduğunu, bu nedenle geçmişte ağır silahlarla atılmış, patlamamış mermilere zaman zaman rastlandığını, bu olayın da daha önceden patlamamış bir merminin patlaması sonucu meydana geldiğini değerlendirdiğini, ancak bu mermiyi kimin bulup getirdiği konusunda bilgi sahibi olmadığını belirtmiştir. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda kolluk görevlileri tarafından B.A.nın eşi başvurucu Zehra Aslan'ın ifadesi alınmıştır. Zehra Aslan 4/11/2004 tarihli ifadesinde özetle olay günü saat 00 sıralarında eşiyle birlikte evlerinin bahçesinde oturduklarını, balkondan kalkıp eve girdiği sırada bir patlama sesi duyduğunu, koşarak dışarı çıktığında eşinin ölmüş olduğunu gördüğünü belirtmiştir. Zehra Aslan patlayan şeyin ne olduğunu bilmediğini, evlerinin bulunduğu yer daha önceden yol olarak kullanıldığından terör zamanından kalma bir mayının patlamış olabileceğini düşündüğünü ifade etmiştir. Zehra Aslan ayrıca patlamanın olduğu yerin toprağını dam toprağı olarak evin üstüne çıkardıklarından yolun altında kalan patlayıcı bir maddeyi yüzeye yaklaştırmış olabileceklerini belirtmiş; ayrıca evlerini 1997 yılında yaptıklarını ve kimseden şikâyetçi olmadığını ifade etmiştir. Olay hakkında yürütülen soruşturma kapsamında patlamada yaralanan kişilerin ifadeleri de alınmıştır. Başvurucu Besi Aslan 4/11/2004 tarihli ifadesinde özetle oğlu B.A. ile aynı evde ikamet ettiğini, olay günü saat 00 sıralarında evlerinin önünde bir patlamanın meydana geldiğini, kendisinin de bu patlamada yaralandığını, olay esnasında oğlu B.A.nın evin bahçesinde olduğunu, oğlunun elinde bu sırada herhangi bir şey olmadığını belirtmiştir. Besi Aslan ayrıca evlerinin bulunduğu yerin daha önceden yol olduğunu ve 1995 yılında evlerinin hemen altında bir mayın patladığını ifade etmiştir. Besi Aslan son olarak kimseyle husumetlerinin bulunmadığını ve kimseden şikâyetçi olmadığını belirtmiştir. Olayda yaralanan başvurucu Seyfi Gören ise 4/11/2004 tarihli ifadesinde özetle olay günü saat 00 sıralarında evine doğru giderken H.Y. ve S. adlı çocukları B.A.nın evinin bahçesinden çıkarken gördüğünü, bu sırada B.A.nın evinin önünde bulunan büyük ağacın önünde olduğunu, bu esnada bir patlamanın meydana geldiğini, sonrasını hatırlamadığını belirtmiştir. Seyfi Gören ifadesinde kimseden şikâyetçi olmadığını ifade etmiştir. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı 27/12/2004 tarihinde olay hakkında yapılan tüm araştırmaları dikkate alarak B.A.nın boş arazide bulmuş olduğu ağır ateşli silah mermisini açmaya çalıştığı sırada patlamanın meydana geldiği, B.A.nın tedbirsizlik ve dikkatsizlikle ölüme ve yaralamaya neden olduğu kanaatine ulaşmış, ancak aynı olayda kişinin kendisinin de yaşamını yitirmesi nedeniyle takibata yer olmadığına karar vermiştir. Başvurucular; söz konusu patlamanın çatışma artığı olan patlayıcı nitelikteki bir cisimden kaynaklandığını, patlamanın bizzat devlet tarafından Köykent Projesi kapsamında oluşturulan bir kampta meydana geldiğini, devletin somut olayda hizmet kusurunun bulunduğunu belirterek 29/9/2005 tarihinde İçişleri Bakanlığına müracaat etmiş ve bu olay nedeniyle ortaya çıkan zararlarının tazmin edilmesi talebinde bulunmuşlardır. Başvurucular, taleplerinin zımni olarak reddedilmesi üzerine Van İdare Mahkemesinde dava açmışlardır. B.A.nın anne ve babası ayrı, eşi ve çocukları ise ayrı dava açmıştır. Anne ve babanın açtığı dava Van İdare Mahkemesinin 2006/2159 Esas sayılı dava dosyasına kaydedilirken eşi ve çocuklarının açtığı dava Van İdare Mahkemesinin 2006/2158 Esas sayılı dava dosyasına kaydedilmiş ve bu dosyalar üzerinden ayrı ayrı yargılamalar yapılmıştır. Başvurucu Seyfi Gören'in açtığı dava ise Van İdare Mahkemesinin 2006/308 Esas sayılı dava dosyasına kaydedilmiş ve yargılama bu dosya üzerinden yürütülmüştür. Başvurucular dava dilekçelerinde özetle, yoğunlaşan terör saldırıları nedeniyle beş sınır köyünün Serhatkale Kampı olarak adlandırılan yere taşınmasına karar verildiğini, kendilerinin de bu kapsamda daha güvenli olduğu gerekçesiyle Serhatkale Kampına yerleştirildiklerini, patlamanın böyle bir yerde meydana geldiğini belirtmişlerdir. Başvurucular; olayda gerekli tedbirleri almayan idarenin hizmet kusurunun bulunduğunu, öte yandan idarenin hukuki sorumluluğunun sadece hizmet kusuruna dayanmadığını, kusur şartı aranmadan da idarenin sorumlu tutulabileceğini ifade etmişlerdir. Başvurucular ayrıca devletin bu gibi olaylar hakkında köydeki kişileri bilgilendirme ve eğitme yükümlülüğünün bulunduğunu ancak devletin bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini iddia etmişlerdir. Van İdare Mahkemesi 31/12/2007 tarihinde verdiği kararlarla başvurucuların davalarını reddetmiştir. Van İdare Mahkemesi, öncelikle bir olayda idarenin meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için zarar ile idari eylem arasında illiyet bağının bulunması ve bu illiyet bağının zarar görenin veya üçüncü kişinin kusuru ile ortadan kaldırılmamış olması gerektiğini belirtmiştir. Van İdare Mahkemesi somut olayın koşullarını, tanık ifadelerini, jandarma tutanaklarını ve Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı kararını dikkate alarak başvurucuların davalarının reddine karar vermiştir. Van İdare Mahkemesi, bir mermi bularak evinin bahçesine getiren ve bu mühimmatı demir testereyle kesmek isterken patlamaya sebep olan B.A.nın söz konusu eyleminin zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiği sonucuna ulaşmıştır. Van İdare Mahkemesi, B.A.nın kusurlu eylemi sonucunda meydana gelen zararın davalı idare tarafından tazmin edilmesine hukuken imkân bulunmadığını belirtmiştir. Başvurucular, anılan kararları temyiz etmişlerdir. Başvurucular, temyiz dilekçelerinde özetle olayın B.A.nın bahçe kazısı yapmakta iken meydana geldiğini, idarenin ajanlarınca tanzim edilen tutanakların objektif, gerçeğe uygun ve tartışılmaz olduğunu söylemenin mümkün olmadığını, bu tutanakların taraflı olduğunu, tanıkların beyanlarının hiçbirinin görgüye dayalı bir bilgi içermediğini ifade etmişlerdir. Başvurucular ayrıca dava dilekçelerinde belirttikleri hususları yinelemişlerdir. Danıştay Onuncu Dairesi 28/3/2013 tarihinde B.A.nın eşi ve çocukları tarafından açılan davada verilen kararı, 27/1/2014 tarihinde ise anne ve baba tarafından açılan davada verilen kararı onamıştır. Danıştay Onuncu Dairesi 15/12/2014 tarihinde B.A.nın anne ve babasının karar düzeltme talebinin, 16/2/2015 tarihinde ise B.A.nın eşi ve çocuklarının karar düzeltme talebinin reddine karar vermiştir. Bireysel başvuru formunda, Danıştay Onuncu Dairesinin 15/12/2014 tarihli kararının tebliğ veya öğrenme tarihi 9/3/2015 olarak belirtilmiştir. Bu kararın tebliğ edilmesi/öğrenilmesi üzerine 2015/7382 numaralı bireysel başvuru yapılmıştır. Danıştay Onuncu Dairesinin 16/2/2015 tarihli kararı 29/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, bunun üzerine 2015/9428 numaralı bireysel başvuru yapılmıştır. Başvurucu Seyfi Gören'in temyiz talebi ise Danıştay Onuncu Dairesinin 25/6/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karar 16/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, bunun üzerine 2015/18038 numaralı bireysel başvuru yapılmıştır. İlgili hukuk için bkz. Cemal Kılıç, B. No: 2014/8722, 11/6/2018, §§ 23-