4. Hukuk Dairesi 2022/1597 E. , 2025/2479 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1391 Esas - 2021/1877 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/753 Esas - 2020/225 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tar…
**4. Hukuk Dairesi 2022/1597 E. , 2025/2479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1391 Esas - 2021/1877 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/753 Esas - 2020/225 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ısıtma soğutma sistemleri üzerine faaliyet gösterdiğini, davalı tarafından 24.12.2018 tarihinde müvekkilinin sosyal medya hesabına yaptığı paylaşımda sarf edilen söz ve ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığını, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu, ticari itibarlarının zedelendiğini belirterek 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, facebook paylaşımının kaldırılması ve kararın yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 26.10.2003 tarihinde kombi alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, montaj yapıldıktan sonra kombinin devamlı arızlandığını, davacı şirkete bildirilmesine rağmen konu ile ilgilenmediklerini, son olarak 21.12.2018 tarihinde Başkent Doğalgaz tarafından kombinin hermetik olmadığı gerekçesi ile sözleşmenin feshedildiğini, bu sorun davacı tarafa iletilmesine rağmen kaba bir üslupla müvekkiline dönüş sağlandığını, bunun üzerine eleştiri niteliğinde olan dava konusu paylaşımın yapıldığını, kişilik haklarına saldırı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının kullanmış olduğu kombi ile ilgili yaşamış olduğu sorunlar nedeniyle, kombiyi satın aldığı davacı şirket tüzel kişiliğine yöneltmiş olduğu eleştiri niteliğindeki söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceği, kullanıcıların bu ifadelerine katlanma yükümlülüğü olan satıcı konumundaki davacı şirket tüzel kişiliğine yönelik ticari itibarını zedeler nitelikte bir saldırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının, davacı tarafça teslimi ve montajı yapılan kombiden kaynaklı olarak yaşanan sıkıntılar ve davacı şirketin olumsuz tutumundan dolayı eleştiri mahiyetinde paylaşımda bulunduğu, yapılan paylaşımın davacı şirket tüzel kişiliğinin ticari itibarını zedeler nitelikte olmadığı, ifade ve eleştiri özgürlüğü sınırlarının aşılmadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı şirketin davalıya yönelik olumsuz bir tutumunun olmadığını, mevzuat değişikliği nedeniyle davalının 15 yıl önce satın aldığı kombiyi yenisi ile değiştirmek istediğini, söz ve ifadelerin eleştiri sınırları içerisinde olmadığını, teknik konu ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılmamasının hatalı olduğunu, davalının müvekkili şirkete zarar vermek amacı ile hareket ettiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından 24.12.2018 tarihinde sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımda sarf edilen söz ve ifadeler nedeniyle manevi tazminat, paylaşımın kaldırılması ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından sosyal medyada sarf edilen söz ve ifadelerle eleştiri sınırlarının aşılmadığının; Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.