1. Hukuk Dairesi 2009/9423 E. , 2009/11067 K. MAHKEMESİ : KUMLUCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, 1784 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduklarını, davalı Kerim’in ise 533 nolu parselin maliki olup, diğer davalılar ile birlikte taşınmazı kullandıklarını ve sera yapmak suretiyle 1784 nolu parselin bir bölümüne de müdahale ettiklerini, ayrıca davalılara ait 533 nolu parselin kuzeydoğusunda yağmur sularının tahliyesi amacı…
**1. Hukuk Dairesi 2009/9423 E. , 2009/11067 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KUMLUCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, 1784 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduklarını, davalı Kerim’in ise 533 nolu parselin maliki olup, diğer davalılar ile birlikte taşınmazı kullandıklarını ve sera yapmak suretiyle 1784 nolu parselin bir bölümüne de müdahale ettiklerini, ayrıca davalılara ait 533 nolu parselin kuzeydoğusunda yağmur sularının tahliyesi amacıyla yapılan su kanalı olduğunu ve seraların su taşkınından bu kanal vasıtası ile korunduğunu, ancak davalı tarafın suların doğal mecrasını bozmak ve bu suların tahliye kanalına geçişini önlemek için su kesiklerinin önlerine beton duvarlar inşa ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesi,yıkım ve ecrimisil isteminde bulunmuştur. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, el atma olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği, ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1784 parsel sayılı taşınmazın kayden davacılara ait olduğu, 533 parsel sayılı taşınmazın ise davalılardan K.K.. adına kayıtlı bulunduğu, davalıların 1784 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına sera inşa ettiği ve seralar arasındaki kanallardan geçen yağmur sularının tahliye kanalına geçişini önlemek için su kesiklerinin önlerine beton duvarlar yaptığı görülmektedir. Mahkemece, hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu anlaşılan teknik bilirkişi raporu ve krokisinde gösterildiği şekilde davalıların haklı ve geçerli bir nedenleri olmaksızın davacı taşınmazına el attığı belirlenmek suretiyle el atmanın önlenmesi,ecrimisil, duvarların ve seranın yıkımı ile zirai bilirkişi raporunda belirtilen önlemlere hükmedilerek davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır..O halde, bu yönlere ilişkin davalıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, davalılar tarafından yapılan seranın davacının mülkiyetindeki taşınmaza taşkın olan bölümünün yıkılması ile yetinilmesi gerekirken Türk Medeni Kanununun 683.maddesinde öngörülen mülkiyet hakkının kullanılmasına aykırılık teşkil edecek biçimde idareyi ve idari yaptırımı gerektirecek konuda yapının 1. Metre geriden yapılması şeklinde hüküm kurulması doğru değildir. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin hacrın temyiz edene geri verilmesine, 2.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.