T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/194 Esas KARAR NO : 2026/517 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2024 (Ara Karar) NUMARASI : 2024/217 Esas DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2026/194 Esas KARAR NO : 2026/517 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2024 (Ara Karar) NUMARASI : 2024/217 Esas DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: İhtiyati tedbir talep eden vekili, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/238 D.iş sayılı dosyasına sunduğu talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1984 yılından beri ... markası altında pirinçten mamül parça ve fittingsler ile ürettiğini, 1994 yılında ... markasını tescil ettirdiğini, ancak davalı tarafın müvekkiline ait ... no ile tescilli tasarımının taklidini ürettiği ve taklit tasarımın kullanmak suretiyle tüketicileri ve müşterilerini yanılttığını, Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde reklam adı altında müvekkili markasının taklit edildiğinin açıkça anlaşıldığını, "Karaağaç Cumhuriyet Mah. ... Sk. No: .. Arsuz/Hatay " adresinde müvekkil şirkete ait ... markasının taklidi kullanılmak suretiyle aynı iş kolunda ürünler üretilip piyasaya sunulduğunu, kolluk tarafından yapılan tespitte ... ... Lt.d.Ştinin adreste faaliyet gösterdiği, göstermiş olduğu faaliyet kapsamında iş yerinde ... markasının yazı sitili, rengi ve karakterleri benzerlik gösteren ... markası kullanıldığı,nı ileri sürerek, davalılar tarafından üretilen ve satılan haksız rekabet teşkil eden ... markalı ürünlere, ambalajlara bulunduğu her yerde el konulması ve üretiminin durdurulması için ... markalı ürünlerin münhasır olarak üretimde kullanılan kalıplara, makine ve techizatlara el konulması için, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/238 D.iş sayılı dosyasından verilen 01/10/2024 tarihli ara karar ile; tüm dosya kapsamı ile karşı tarafında markasal kullanımlarının aynı kapsamdaki pprc boru ve ekparçaları emtiaları için (özellikle sarma, ambalaj malzemeleri üzerinde) markasal olarak kullandığının ve bu kullanımların biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve sessel olarak bilgili ve ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, sonuç olarak tüketicilerin markaları karıştırabileceği iltibas oluşturur şekilde kullanımların bulunduğu hususunun yaklaşık olarak ispat edildiğigerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalılar tarafından üretilen ve satılan, haksız rekabet teşkil eden ... markalı ürünlere, ambalajlara bulunduğu her yerde el konulması ve üretiminin durdurulması için ... markalı ürünlerin münhasır olarak üretimde kullanılan kalıplara, makine ve techizatlara el konulmasına karar verilmiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ: Asıl davada ihtiyati tedbire itiraz ve müdahale talebinde bulunan, birleşen davada davalı ...Ltd.Şti. vekili dilekçesinde; müvekkilinin 01/09/2022 tarihinde ... Ltd. Şti ile yaptığı kira sözleşmesi ile iş bu el konulan ürünlerin bulunduğu fabrikayı ve içindeki makine ve teçhizatları alt kiracı olarak kiraladığını, uzun yıllardır su borusu ve ek parçalarının fason üretimini yapan müvekkilinin, “...” markasını taklit amacı olmaksızın ve davacı firmadan ve “...” markasından habersiz olarak Lübnan ülkesinden ... isimli Suriyeli bir müşteriden almış olduğu sipariş üzerine boru ve ek parçası imalatı yaptığını, davacı vekili tarafından sunulan resim ve videolardan da görüleceği üzere bu paylaşımların tamamen Suriyeli vatandaşlar tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin kendi markası olan “...”nin sosyal medya sayfasında “...” ambleminin reklamının kesinlikle yapılmadığını, el koyma işlemi sırasında “...” markası amblemi taşıyan herhangi bir boru veya ek parçası bulunmadığı halde fabrikada bulunan tüm makinelerin -4 adet- ana kartlarına, 11 adet baskı aletine ambalajlara, kutulara ve hatta içinde “armesan” marka ürünlerin olduğu ambalajlara dahi hukuksuz olarak el konulduğunu, ayrıca ... ile ... arasında benzerlik de bulunmadığını, müşteri tarafından gönderilen poşetlerde ve ambalaj ve kutular daki ... ambleminin davacının tescilli markası ile iltibasa yol açacak hiçbir özellik bulunmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN KISMEN KABULÜ KARARI: İlk derece mahkemesince 26/11/2024 tarihli ara karar ile; davacının ... esas unsurlu markalarının tescilli sahibi olduğu, davalıya ait olduğu iddia edilen iş yerinde ve sosyal medya hesaplarında yapılan tespit neticesi, davalı tarafından kullanılan ... ibareli ürünlerin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kanaatiyle D.İş dosyası üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiği, dava dışı ... Ltd. Şti yetkilisinin ihtiyati tedbir kapsamında el konulan ürünlerin kendi şirketine ait olduğu iddiasıyla asli müdahale talebinde bulunarak ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiği, incelenen deliller kapsamında taraf markalarının benzer olduğu yönünde bilirkişi raporu mevcut ise de ürünlerin el koyulduğu iş yerinde sunulan kira sözleşmelerine göre kiracı olarak asli müdahilin faaliyette bulunduğu yine davalı ... Ltd. Şti'nin sunmuş olduğu ticaret sicil kayıt ve vergi kayıtlarına göre 2022 yılından itibaren iş yeri vergi kaydını kapattığının anlaşıldığı, bu durumda el konulan ürünlerin asli müdahile ait olma ihtimali olması, asli müdahile yönelik olarak açılmış bir dava ve talepte bulunulması karşısında zarara uğrayabileceği değerlendirildiğinden, öte yandan davacının da marka hakkı zarar görebileceğinden takdiren asli müdahilden teminat alınmak suretiyle ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle, asli müdahil ... Ltd. Şti tarafından 200.000-TL teminat bedeli yatırıldığında el konulan ürünlerin iadesi şeklinde, tedbir kararının düzeltilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ve asli müdahil tarafından sunulan kira sözleşmesinin sonradan düzenlenebilir nitelikte olduğunu, ispat açısından tek başına yetersiz olduğunu, aynı zamanda ...'nin de söz konusu kira yerini .... Tic. Ltd. Şti'nden kiralamış olduğunu ve sunmuş olduğu 01/05/2020 tarihli kira sözleşmesin'nin 12 ve 13.maddesinde alt kira yasağı getirildiğini, .... Tic. Ltd. Şti'nin onayı ve rızasının söz konusu olmadığı dikkate alındığında, ... ile ... arasında düzenlenen kira sözleşmesini geçersiz olduğunu, haciz için mahalle gidildiğinde mahalde bir çok ... markasına ait koli bulunduğunu, yani husumet itirazında bulunan ... Madenciliğin markası olan ...'nun mahalde üretilmeye devam ettiğini, ... madenciliğin mahalde üretim yaptığını ve haksız fiilden sorumluluğunun mevcut olduğunun kabulü gerektiğini, her ne kadar mahkeme 2022 tarihinden itibaren iş yeri vergi kaydını kapattığından bahsetmekteyse de, Türkiye'de özellikle kırsal alanda ruhsatsız ve kayıtsız bir çok firma bulunduğunu, iş yeri terkinin tek başına delil olamayacağını, ... Ldt. Şti'ne karşı İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2024/280 E. sayılı dosyası ile marka hakkına tecavüzden dolayı dava açıldığını, ancak asli müdahil ... Ldt. Şti'ne İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin kararı ile marka hakkına saldırmaya devam ettiğini, durumu teslim tutanağından da açıkça anlaşıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile tazminat taleplerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne dair 26/11/2024 tarihli ara karara ilişkindir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mevcut delil durumu itibariyle ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetilerek ters tedbire karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/03/2026