a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi kararı öncesi süreç başvurucu baba tarafından tarihinde evlendiği eşi ve aynı zamanda evlilik birliği içinde doğan müşterek çocuk doğumlu annesi olan skya karşı ilk olarak tarihinde bakırköy aile mahkemesinde boşanma davası açılmış ve çocuğun velayetinin kendisine verilmesi talep edilmiştir dava sürecinde eşler ortak bir yaşam sürmediklerinden müşterek çocuk davalı anne yanın
a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvuru numarası karar tarihi kararı öncesi süreç başvurucu baba tarafından tarihinde evlendiği eşi ve aynı zamanda evlilik birliği içinde doğan müşterek çocuk doğumlu annesi olan skya karşı ilk olarak tarihinde bakırköy aile mahkemesinde boşanma davası açılmış ve çocuğun velayetinin kendisine verilmesi talep edilmiştir dava sürecinde eşler ortak bir yaşam sürmediklerinden müşterek çocuk davalı anne yanında ikamet etmeye devam etmiş başvurucu baba ile çocuk arasındaki ilişkinin devamının sağlanması amacıyla başvurucuya belli zamanlarda ziyaret hakkı tanınmıştır davalı anne başvurucunun kendisine şiddet uyguladığını ancak boşanmak istemediğinden davanın reddedilmesini başvurucu ise çocuğu ile kişisel ilişki kurma girişimlerine davalı tarafından engel olunduğunu ileri sürmüş yapılan yargılama neticesinde bakırköy aile mahkemesinin tarihli ve sayılı kararı ile başvurucunun aile içi şiddet eyleminde bulunması sebebiyle aldığı mahkumiyet hükmü gerekçe gösterilerek boşanma davası reddedilmiştir karar temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir başvurucu baba davalı anne ile evlilik birliğinin uzun süredir fiilen bitmiş olduğu ve ortak yaşamın devamında fayda bulunmadığı gerekçesiyle tarihli dava dilekçesi ile yeniden boşanma davası açmış çocuğu ile arasında öncelikle kişisel ilişki kurulmasını dava sonunda velayetinin kendisine verilmesini ve lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir davalı anne tarafından ise nafaka talebiyle karşı dava açılmıştır belirtilen davaların birleştirildiği şişli aile mahkemesine anne tarafından sunulan cevap dilekçesinde başvurucunun boşanma isteğine karşı çıkılmış velayet hakkının anneye tanınması ile kendisi ve müşterek çocuk için tedbir iştirak ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi talep edilmiştir bu süreçte çocuk annesi ile birlikte ikamet etmektedir mahkeme tarihli ara kararı ile annenin tedbir nafakası talebini kabul etmiş ve çocukla başvurucu arasında mahkemece belirlenmiş zamanlarda kişisel ilişki kurulmasına kişisel ilişkinin bitiş saatinde çocuğun anneye teslim edilmesine karar vermiştir kişisel ilişki kararının icrası için başvurucu baba tarafından müdürlüğünün numaralı dosyasında takip başlatılmıştır başvurucu tarihli dilekçesi ile kişisel ilişki kurulması yönünde verilmiş mahkeme kararı olmasına rağmen çocuğu ile görüşme ve ziyaret hakkının davalı anne tarafından engellendiğini bu nedenle çocuk ile kişisel ilişki kuramadığını engellemelerin kaldırılmasını ve kişisel ilişki kapsamının genişletilmesini talep etmiştir başvurucu süreç içinde farklı zamanlarda sunduğu benzer içerikli dilekçeler ile oğlunun annesinin tesiri altında kaldığından onun istekleri doğrultusunda kendisine karşı saldırgan bir tutum sergilediğini annenin uzlaşmaz tavırları nedeniyle oğlu ile arasındaki bağların kopma noktasına geldiğini ayrıca bu durumun sorumlusu olarak gösterdiği annenin psikolojik rahatsızlıklarının bulunduğunu kişisel ilişkinin gerçekleşmesi için tüm önlemlerin alınması gerektiğini belirterek şikayetlerini yinelemiştir bu talepler karşısında mahkeme çocuk ile başvurucu arasında kişisel ilişki kurulması yönündeki hükmünü tekrarlayarak kişisel ilişkinin kapsamına ve şekline yönelik farklı zamanlarda birden fazla karar vermiştir tarihinde başvurucu baba kişisel ilişki kurulması hakkı kapsamında kendisine tanınan ziyaret hakkını bir polis memuru bir psikolog ve bir icra memuru eşliğinde kullandığında çocuğu ile yarım saat kadar görüşebilmiş ancak çocuk kendisi ile gelmek istememiştir tavsiyeler neticesinde ertesi gün çocuk ile görüşebilmek için tekrar davalı annenin evine gittiğini belirten başvurucu davalı eşinin ailesi tarafından darbedildiğini ileri sürmüştür başvurucu tarihinde kişisel ilişkinin kurulması talebiyle tedbir alınması için yeniden talepte bulunmuştur davalı anne ise başvurucunun oğluna şiddet uyguladığını ve onu kaçırmak istediğini ileri sürerek babaya tanınan kişisel ilişki imkanının kaldırılmasını başvuru numarası karar tarihi talep etmiştir mahkeme velayet hakkının hangi tarafa verileceğini belirlemek üzere atanacak uzmanların ebeveyn ve çocuk ile görüşüp haklarında rapor hazırlamaları yönünde ara kararı vermiş ve bu doğrultuda hazırlanan iki farklı bilirkişi raporu mahkemeye sunulmuştur tarafların tümü ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde mahkemece atanan psikolog tarafından hazırlanan tarihli raporda tarafların ayrılık sürecinden sonra birbirlerine karşı devam ettirdikleri uzun süren çeşitli davaların zaman zaman şiddete varan tartışmaların ve tarafların birbirlerine gösterdiği olumsuz tutumların çocuğu duygusal yönde olumsuz şekilde etkilediği tarafların arasında devam eden uzun süreli çatışma halinin tarafların birbirlerine olan güvenlerinin sarsılmasına neden olduğu bu durumun da çocuğun ebeveyn algısının olumsuz yönde etkilenmesine birlikte yaşadığı ebeveyne daha çok yakınlaşmasına diğer ebeveynden ise uzaklaşmasına neden olduğu çocuğun birlikte yaşadığı annesinden ve çevresinden etkilenmesi nedeniyle anneye karşı bağlılık geliştirdiği uzun süredir görüşmediği babaya karşı ise aşırı reddedici tutum gösterdiği bu durumun çocuğun babadan duygusal olarak uzaklaşmasına neden olacağı dolayısıyla çocuğun ruhsal gelişimini olumsuz yönde etkileyeceği bu olumsuz durum ile taraflar arasındaki gerginliğin çocuğa aktarılmaması için çocuk ve ebeveynin uzman yardımı almaları gerektiği mevcut durumda uzun süredir annesi ile birlikte yaşayan çocuğun alışmış olduğu yaşam şartlarının ev ve okul düzeninin şu an değiştirilmesinin doğru olmayacağı bu nedenle çocuğun velayet hakkının annede kalmasının ve farklı şehirde yaşayan baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasının uygun olacağı yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir yine tarafların tümü ile gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde mahkemece atanan pedagog tarafından hazırlanan tarihli raporda çocuğun doğduğundan itibaren annesi ile yaşamış olması nedeniyle alışmış olduğu düzenin değiştirilmesinin onu olumsuz etkileyeceği düşünüldüğünden velayet hakkının anneye tanınmasının uygun olacağı ancak anne tarafından çocuğun babası ile iletişim kurmasının dolaylı olarak engellenmesi amacıyla çocuğun yanında baba ile ilgili eleştiriler ve düşmanca düşünceler dile getirildiği çocuğun annenin bu yaklaşım ve yönlendirmesinden etkilendiği babanın çocuk ile görüşmesine yönelik annenin engelleyici davranışlarının devam etmesi durumunda velayet hakkının kötüye kullanımı söz konusu olacağından anneye tanınan bu hakkın kendisinden alınması hususunun yeniden değerlendirilmesinin gerekeceği mevcut durumda çocuk ile babanın kişisel ilişkilerinin düzenli olarak devam ettirilmesinin uygun olacağı yönünde kanaat bildirilmiştir şişli aile mahkemesinin tarihli ve sayılı kararı ile tarafların boşanmalarına müşterek çocuğun velayetinin davalı anneye verilmesine başvurucuyla çocuk arasında aynı şehirde yaşamaları halinde her ayın birinci ve üçüncü cuma akşamı saat pazar akşamı saat kadar dini bayramların ikinci günü saat üçüncü günü saat kadar milli eğitim bakanlığınca belirlenecek yarı yıl tatillerinde tatilin ilk hafta başı olan pazartesi günü saat ikinci hafta başı olan pazartesi günü saat kadar ayrıca her yıl yaz tatillerinde temmuz saat temmuz saat kadar ayrı şehirlerde yaşamaları halinde her ayın son cuma akşamı saat pazar akşamı saat kadar dini bayramların birinci günü saat üçüncü günü saat kadar milli eğitim bakanlığınca belirlenecek yarı yıl tatillerinde tatilin ilk hafta başı pazartesi günü saat ikinci hafta başı pazartesi saat kadar ayrıca her yıl yaz tatillerinde temmuz saat temmuz saat kadar kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir ayrıca başvurucunun davalı anne ve müşterek çocuk için yoksulluk ve iştirak nafakası ödemesine hükmedilmiştir mahkeme velayet hakkının anneye tanınmasının gerekçesini ise küçüğün yaşına ve uzman raporlarına dayandırmıştır derece mahkemesi kararı yargıtay hukuk dairesinin o tarihli ve sayılı ilamı ile boşanma velayet hakkının tayini kişisel ilişki tesisi ve nafakanın belirlenmesi yönünden onanmış aynı dairenin tarihli ve başvuru numarası karar tarihi sayılı ilamıyla karar düzeltme isteminin reddedilmesi neticesinde kesinleşmiştir boşanma davasının kesinleşme sürecinde başvurucu baba ile davalı anne birbirleri hakkında farklı zamanlarda karşılıklı suç duyurularında bulunmuşlardır tarihinde bakırköy sulh ceza mahkemesince başvurucu aleyhine aile içi şiddet uyguladığı gerekçesiyle yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş temyiz incelemesi neticesinde kararın bozulmasına karar verilmesi nedeniyle dosyayı yeniden inceleyen derece mahkemesince zamanaşımı gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilmiştir bu defa başvurucu tarafından davalı anne ve yakınları aleyhine çocuğun hayatının tehlikeye düşürüldüğü mahkeme kararına rağmen çocuğun gösterilmediği gibi hakaret edilip kendisinin darbedildiği çocuğun teslimi emrine muhalefet edildiği yalan yere tanıklık yapıldığı gerekçeleriyle tarihlerinde suç duyurularında bulunulmuştur davalı anne tarihli ve sayılı ve kanununun çocuk teslimi emrine muhalefetin cezası başlıklı maddesinde düzenlenen ve çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişi hakkında tazyik hapsi cezası verilmesine hükmeden düzenleme gereğince başvurucunun şikayeti üzerine şişli ceza mahkemesinde yargılanmış ise de mahkeme tarihli kararıyla çocuğun babasını görmeyi reddetmiş olmasını gerekçe göstererek anne hakkında beraat kararı vermiştir bu karara karşı yapılan itiraz reddedildiğinden hüküm kesinleşmiştir çocuk teslimi emrine muhalefette bulunduğu gerekçesiyle davalı anne aleyhine farklı zamanlarda başvurucu tarafından birçok defa şikayette bulunulmuş bu şikayetlerin bir kısmı davalı annenin başvurucunun ziyaret hakkını engelleyici bir davranış sergilemediği gerekçesiyle reddedilmiştir yine benzer bir şikayette tarihinde başvurucu babanın ziyaret hakkı kapsamında psikolog ve icra memuru eşliğinde davalı anne ile müşterek çocuğun birlikte yaşadıkları eve gittiği ancak çocuğun baba ile görüşmek istemediği tutulan tutanakta çocuğun annesi tarafından etki altına alınması neticesinde bu tepkiyi verdiği çocuğun babası ile kişisel ilişkinin gerçekleşmesi için davalı anne tarafından bir hazırlık yapılmadığının gözlemlendiği tespitine yer verilmesi nedeniyle davalı anne hakkında sayılı kanun un maddesinde yer alan düzenleme gereği annenin cezalandırılması talep edilmiştir sanık anne hakkında yapılan yargılamada şişli ceza mahkemesinin tarihli ve sayılı kararı ile çocuğu teslimden kaçınması suretiyle kişisel ilişki kurulmasına engel olduğu tebliğe rağmen belirtilen gün ve saatte çocuğu teslim etmediği gerekçesiyle annenin altı ay süreli tazyik hapsi ile cezalandırılmasına hükmedilmiş ise de itiraz üzerine inceleme yapan şişli ceza mahkemesi tarihli ve değişik iş sayılı ilamı ile bu hükmü kaldırmış annenin beraatine karar vermiştir süreci cengiz b no başvurucu çocuğu ile kişisel ilişki kurması yönünde kesinleşmiş mahkeme kararları olmasına rağmen davalı annenin engellemeleri bu engellemelerin şahsi girişimlerine rağmen kaldırılmaması sorumluların cezalandırılmaması ve çocuğu ile kişisel ilişki kararlarının icrasını sağlayacak imkanların sunulmaması ya da etkin tedbirlerin alınmaması nedenleriyle çocuğuyla olan aile bağlarının kopmak üzere olduğunu aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek tarihinde başvuruda bulunmuştur tarihinde aldığı karar ile her iki boşanma davası sürecinde başvuru numarası karar tarihi başvuranın oğlu ile kişisel ilişkilerinin devamının sağlanması için en az on kez talepte ya da kendisine tanınan ziyaret hakkının çocuğun annesi tarafından engellendiği yönünde şikayetlerde bulunduğunu baba ile çocuğun çok sınırlı bir temas kurduğunu ya da hiç kuramadığını ebeveynin ve çocuğun psikolojik muayenelerinin ilk olarak çiftin fiili olarak ayrı yaşamaya başlamalarının üzerinden yaklaşık yedi yıl geçtikten sonra gerçekleştirildiğini uzman psikolog raporlarına göre çocuğun babasına karşı olan isteksiz tavrının önemli bir nedeninin başvurucu baba ile oğlu arasında uygun bir kişisel ilişki kurulamadan geçen süre olduğunun anlaşıldığını velayet ziyaret ve misafir etme haklarında karşılaşılan direnmelerin mahkemeler kanalıyla çözülmesinin zor olduğunun kabulüyle birlikte aile mahkemesinin tarafları uzlaştırma ve bu uzlaşma neticesinde mahkeme kararlarının tarafların kendi istekleriyle icra edilmesini sağlama yönünde tedbirler aldığını gösteren unsurların bulunmadığını kendisine kişisel ilişki kurma hakkı tanınan başvurucu baba ile oğlunun aile bağlarının yeniden tesisini sağlayacak tedbirler alınmasının hassas bir alan oluşturduğunu çocuklara karşı zorlayıcı tedbirler uygulanmasının istenen bir durum olmadığını ancak gerektiğinde çocuğun birlikte yaşadığı ebeveynin açıkça kanun dışı davranışlarının cezalandırılmasından kaçınılmaması gerektiğini hatırlatarak çocuğun davranışlarının cezalandırılması konusunda ulusal mahkemelerin tedbir almakta çekingen davrandığını ulusal makamlarca dava koşullarına uygun olarak kendisinden beklenen makul tüm tedbirlerin alınmadığını belirtmiş ve avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinde yer alan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir cengiz b no diğer yandan ebeveyn ile çocuğun bir araya getirilmesi konusunda devletin üzerine düşen pozitif tedbir alma yükümlülüğünün mutlak olmadığını hatırlatmış tüm tarafların anlayış ve iş birliği içinde olmalarının yanı sıra uygun ve çocuğun psikolojik durumunu dikkate alan bir çözüm yöntemi belirlenmesinin önemli olduğunu ve aile içi sorunların çözümünde rol alacak ara buluculuk yöntemlerinin ulusal makamlarca değerlendirilmesi gerektiğine atıfta bulunmuştur sözleşmenin maddesinin yanı sıra maddesinin ve madde ile bağlantılı olarak maddesinin de ihlal edildiğini tespit ederek başvurucuya euro manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir kararı sonrası süreç a velayet hakkına ve kişisel yönelik yargısal kararlar başvurucu baba tarafından müşterek çocuğun annesi aleyhine tarihinde nafakanın kaldırılması talebiyle aile mahkemesinde ve tarihinde velayetin değiştirilmesi talebiyle aile mahkemesinde açılan davalar bağlantılı görüldüğünden aile mahkemesinde birleştirilmiş ve mahkemenin tarihli ve sayılı kararıyla dava reddedilmiştir velayetin değiştirilmesi talebinin reddi gerekçesinde mahkeme değişiklik için velayet hakkına sahip olan tarafın ya da velayet hakkına konu çocuğun durumunda boşanmadan sonra önemli sürekli ve esaslı değişikliklerin olması gerekliliğini esas almış ve dava konusu olayda davacı tanıklarının görgüye dayalı bir beyanda bulunmadıklarını mahkemece atanmış uzmanlarca hazırlanan raporlarda davalı annenin velayet görevini gereği gibi yerine getirmediğine ilişkin bir olgudan bahsedilmediğini davalı annenin davacı baba ve çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi engellediğine dair iddia olunan olayların ise velayet hakkının düzenlenmesine ilişkin hükmün kesinleşmesinden önceki döneme ait olduğunu ayrıca bu yönde yapılan suçlamaların tamamından davalının beraat ettiğini beraat kararlarının da usulünce kesinleştiğini sonuç olarak boşanma kararı ile birlikte tayin edilen velayet hakkı sahibinin değiştirilmesini gerektirecek yeni bir durumun oluştuğunun kanıtlanamadığı gibi küçüğün menfaatinin de böyle bir değişikliği gerektirdiğine ilişkin bir sebebin de ortaya konulamadığından velayet başvuru numarası karar tarihi değişikliğine ilişkin davanın reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir derece mahkemesi kararı yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı ilamıyla onanmış karar düzeltme isteminin aynı dairenin tarihli ve sayılı ilamıyla reddedilmesi neticesinde kesinleşmiştir müşterek çocuk bu davanın kesinleşmesi sürecinde yılının temmuz ayında kişisel ilişki kapsamında uzmanlar eşliğinde anneden teslim alınmış ve başvurucunun evinde bir ay süreyle misafir edilmiştir müşterek çocuğun annesi tarafından tarihli dilekçe ile çocuk ve baba arasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılması ve nafakanın artırılması talebiyle aile mahkemesinde dava açılmıştır dava devam ederken bu defa başvurucu tarafından velayetin değiştirilmesi ve nafakanın kaldırılması talebiyle aile mahkemesinde başka bir dava açılmıştır bağlantılı olan davalar aile mahkemesinde devam eden sayılı dava dosyasında birleştirilmiştir başvurucu baba tarafından sunulan cevap dilekçesinde çocuğuyla kişisel ilişki kuramamasının çocuk ile annesi arasındaki ilişkilerden kaynaklandığı ve çocuğun sağlığının annesi tarafından bozulduğundan kişisel ilişki kurabilmesi için bu konuda mahkemece etkin önlemlerin alınması talep edilmiştir uzman raporlarına başvuran mahkeme talebi değerlendirmiş ve tarihli ara kararı ile çocuk ile görüşme neticesinde hazırlanan uzman raporunda çocuğun babasıyla görüşmek istemediğinin ve bu konuda çocukta aşırı olumsuz yaklaşım belirlendiğinin tespit edilmesi üzerine tarihli ve sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunun maddesinin fıkrası ile tarihli ve sayılı çocuk koruma kanununun maddesinin fıkrası gereğince anne ve çocuk hakkında danışmanlık ve sağlık tedbiri uygulanmasına tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi için alınan ara kararı örneğinin valiliği aile ve sosyal politikalar müdürlüğüne müdürlüğü gönderilmesine hükmetmiştir sağlık tedbiri kararı gereğince çocuk hakkında hazırlanan raporlar valiliği halk sağlığı müdürlüğü şişli toplum sağlığı merkezinin tarihli ve sayılı yazısı ve şişli hamidiye etfal eğitim ve araştırma hastanesi çocuk psikiyatrisi polikliniğinin tarihli ve sayılı yazısı ile mahkemeye sunulmuş yine danışmanlık tedbiri kararı gereğince müdürlüğünce talimatlandırılan beyoğlu sosyal hizmet merkezi müdürlüğünün tarihli ve numaralı raporu müdürlüğünce mahkemeye ulaştırılmıştır yine mahkemece taraflar ve müşterek çocuk hakkında üniversitesi tıp fakültesi çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlığına müzekkere yazılarak çocuk ile babası arasındaki kişisel ilişkinin durumu hakkında tıbbi değerlendirme yapılması ve rapor düzenlenmesi istenmiştir anılan başkanlık tarafından hazırlanan tarihli raporda çocuk hakkında klinik ortamında değerlendirme ve muayenenin yapıldığı babası ile yılında görüştüğünde kendisine şiddet uyguladığını ifade ettiği annesi ile mutlu olduğunu ve babasıyla kesinlikle görüşmek istemediğini söylediği muayene ve değerlendirmede çocuğun görünümünün yaşına uygun olduğu görüşmeye kısmen istekli olduğu tutumunun iş birliğine kısmen açık olduğu bilincinin açık kişi yer ve zaman yöneliminin yaşı ile uyumlu olduğu çocukta algısal bir patoloji saptanmadığı duygulanımının zaman zaman kaygılı olduğu çocuğun babası tarafından fiziksel istismara maruz kaldığını dile getirmesi ve sonrasında bazı anksiyete bozukluğu belirtilerinin gelişmiş olması nedeniyle babayla görüşmekten kaçındığının tespit edildiği bu durumda baba ile görüşme şekil ve sıklığının minimum başvuru numarası karar tarihi tutularak küçüğün isteğine bırakılmasının uygun olduğu değerlendirilmiştir bu rapora karşı başvurucu baba tarafından yapılan itiraz üzerine bu defa üniversitesi tıp fakültesi adli tıp ana bilim dalı başkanlığınca bir rapor hazırlanmıştır taraflar ve müşterek çocuk hakkındaki tıbbi değerlendirmeler ayrıntılı ruhsal durum muayenelerinden elde edilen bulgular velayet durumu hakkında dava dosyasında yer alan raporlar ve çocuk hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerden elde edilen bilgi ve bulgular birlikte değerlendirildiğinde çocuğun annesiyle yaşamak ve zamanının büyük bölümünü annesiyle paylaşmak istediği annesinin yanında kendisini daha mutlu ve huzurlu hissettiğini açık olarak ifade ettiğinin belirlendiği türkiye açısından tarihinde imzalanan ve tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren tarihli çocuk haklarına dair sözleşme gereği algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği yetişmiş çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınmasının ve bu görüşe önem verilmesinin gerektiğinin bildirildiği velayet hakkı ile ilgili düzenlemede asıl olanın çocukların üstün yararı olduğu bunlar dikkate alındığında on dört yaşında ve ergen olan çocuğun bedensel zihinsel ve cinsel gelişimi ile anlatımlarının değerlendirilmesi sonucunda velayetinin annesinde kalmasının ve babası ile kurulacak kişisel ilişkide her ay on beş günde bir yatılı olmaksızın sadece gündüz saatlerinde görüştürülmesinin ve bunun beş ila yedi saat ile sınırlı bırakılmasının uygun olduğu bildirilmiştir tarihli duruşmada müşterek çocuk mahkeme huzurunda psikolog eşliğinde dinlenmiş ve ben cengiz kılıçta kalmak istemediğimi söylemek için geldim cengiz kılıç benim babam olur ama babalığını yapmıyor benimle ilgilenmiyor bana kötü davranıyor ben babamla kalmak istemiyorum onunla yaşamak istemiyorum babamla en son yılının temmuz ayında görüşmüştük ben istemiyordum ama pedagoglar geldi beni korkutup götürdüler pedagoglar bana annemin ay hapis yatacağını söylediler ben de annemin hapis yatmasını istemediğim için istemeyerek gittim şeklindeki ifadeleri duruşma tutanağına aktarılmıştır neticede aile mahkemesi tarihli ve sayılı kararı ile çocuk haklarına dair sözleşmenin maddesine göre görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip her çocuğa kendisini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkı tanınmasının çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak taraf devletlerin özen yükümlülüğü altında olduğu müşterek çocuğun doğumlu olduğu ve tarihli oturumda mahkemece dinlendiği sırada kendini ifade edebilecek durumda olduğunun anlaşıldığı düzenlenen uzman raporlarında da çocuğun annesinin yanında kendisini daha mutlu ve huzurlu hissettiğini açıkça ifade ettiğinin belirlendiği gerekçelerine dayanılarak çocuğun velayeti konusunda isteği dikkate alınmış ve velayetin değiştirilmesi talebinin reddine hükmedilmiştir baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişki kurulması kararının kaldırılması talebi ise kişisel ilişkinin devamlılığının baba ile çocuk arasındaki ilişkinin kopmaması için gerekli olduğu mevcut zayıf ilişkinin daha da zarar görmemesi için kişisel ilişkinin devam etmesi gerektiği yönünde mahkemede oluşan kanaat gereğince reddedilmiştir son olarak müdürlüğünce aile mahkemesine sunulan havale tarihli yazı ile tarihinde çocuk hakkında verilen danışmanlık tedbiri kararının yapılan sosyal incelemeler ve periyodik takipler sonucu elde edilen sonuçlara göre sonlandırılmasının uygun olacağı kanaatine ulaşıldığından tedbir kararının kaldırılması talep edilmiştir talep yazısının ekinde yer alan tarihli ve numaralı raporda çocuğun annesi ile birlikte yaşamaktan mutlu olduğu annenin çocuğun bakım ve sorumluluğu ile ilgilenebilecek entelektüel kapasiteye sahip bir yetişkin olduğu çocuğun iletişime açık olduğu konuşurken göz kontağı kurulabildiği fiziksel ve zihinsel yaşının takvim yaşı ile başvuru numarası karar tarihi orantılı görüldüğü kendini ifade edebildiği öz bakımının iyi olduğunun gözlemlendiği öte yandan çocuğun babası ile görüşmek istemediği ilişkisi açısından kaliteli bir ilişki biçiminin bulunmadığı çocuğun babası ile birlikte geçirdiği zamanlarda babasından şiddet gördüğünü dile getirdiği babası ile ilgili konuşurken anksiyete seviyesinin arttığı bu durumun çocuğu endişelendirdiğinin gözlemlendiği çocuğun yüksek yararı gözetilerek babası ile görüşme sıklığının en düşük düzeye indirilmesi görüşme yapıldığı takdirde bunun yetişkin bir birey veya uzman eşliğinde gerçekleşmesi baba ile görüşme durumunun çocuğun kanaatine bırakılmasının uygun olduğu çocuğun fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının annesi tarafından bire bir ilgilenilerek karşılandığı ve takibinin sağlandığı çocuğun örgün eğitime devam etmesi ve yoğun bir akademik temposu olması sebebi ile çocuğun eğitim yaşamının sekteye uğramaması için danışmanlık tedbiri kararının sonlandırılmasının uygun olacağının anlaşıldığı yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda çocuğun yaşamını aile ortamında sürdürmeye devam etmesi nedeniyle çocuk hakkında bir tedbir alınmasına gerek olmadığı yönünde değerlendirmelerde bulunulmuştur tarihli ara kararı ile mahkeme danışmanlık tedbiri uygulanmasına rağmen çocuğun babası ile arasında düzenli kişisel ilişki tesis edilmediğinin anlaşılması nedeniyle tedbirin amacının gerçekleşmediğini belirterek bu talebi reddetmiştir danışmanlık tedbiri uygulaması devam etmektedir b ceza yargılamaları cumhuriyet başsavcılığının sayılı evrakı üzerinde hazırlanan tarihli ve sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda mahkeme kararına rağmen annenin müşterek çocuğu ile babası arasında kişisel ilişki kurulmasına kasten engel olduğu bu sebeple çocuk teslimi emrine muhalefet suçunu işlediği başvurucu baba tarafından her ne kadar ileri sürülmüş ise de toplanan delil bilgi ve belgelerden soyut iddia dışında şüpheli anneye yüklenen suçun işlendiğini gösteren dava açmaya yeterli herhangi bir kanıt ve emarenin bulunmadığı belirtilmiştir kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine bakırköy ağır ceza mahkemesinin tarihli ve değişik sayılı kararı ile iddianın niteliğine ve ileri sürülüş şekline dosyada mevcut kanıt durumuna göre cumhuriyet başsavcılığı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetçi başvurucunun itirazının reddine karar verilmiştir söz konusu karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir yine başvurucu tarafından farklı tarihlerde mahkeme emrine rağmen çocuğunun teslim edilmediği ve kişisel ilişki tesisini sağlayacak tedbirlerin alınmadığı şikayetiyle anne hakkında icra ceza mahkemesine başvuruda bulunulmuştur çocuk teslimi ile ilgili olarak icra takibinin derdest olduğu dairesinin sayılı dosya üzerinden gerçekleştirilen girişimlere engel olunduğu bu durumun en son tarihinde yaşandığı gerekçesiyle tarihinde başvurucu tarafından verilen şikayet dilekçesi ile annenin cezalandırılması ve kişisel ilişkinin sağlanmasına yönelik tedbirler alınması talep edilmiştir şikayeti inceleyen ceza mahkemesinde sanık sıfatıyla savunma yapan anne müşteki baba ile boşanmalarına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini boşanma kararı ile birlikte müşterek çocuğun velayetinin kendisine verildiğini ayrıca müşterek çocuk ile müşteki babanın kişisel ilişkilerinin ne şekilde sürdürüleceğini düzenleyen mahkeme kararı bulunduğunu bu karara aykırı davranmasının söz konusu olmadığını müştekinin icra marifeti ile gelip çocuğunu görebileceğini ancak pedagog yardımıyla yapılan görüşme sırasında müşterek çocuğun babası ile görüşmek istemediğini başvuru numarası karar tarihi kendisinin şahsi olarak bu konuda herhangi bir eyleminin bulunmadığını ileri sürmüştür tarihli ve sayılı kararı ile mahkeme ilama dayalı olarak müşteki babanın müşterek çocukla kişisel ilişkisinin temini için icra takibi yapıldığı en son tarihinde gerçekleşen infaz işleminde tutulan tutanak içeriğine göre ise çocuğun davranışları nedeniyle baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisinin sağlanamadığı bunda sanığa atfedilecek bir kusurun olmadığı bu nedenle somut olayda sanığa isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar vermiştir başvurucu tarafından yapılan itiraz ceza mahkemesinin tarihli ve değişik sayılı ilamıyla yerinde görülmeyerek reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir çocuk teslimi emrine muhalefet suçunun dışında başvurucu baba ile anne birbirleri aleyhine farklı suç tiplerine ilişkin farklı zamanlarda suç duyurularında bulunmuşlardır anne sk yaralama tehdit resmi belgeyi bozma suçlarından yargılanmış yaralama suçundan kısa süreli hapis cezasına mahkum olmuş ve hakkındaki hapis cezası ertelenmiş başvurucu baba yaralama suçundan yargılanmış ancak yargılandığı davada düşme kararı verilmiş ayrıca nafaka borcunu ödemediği gerekçesiyle hakkında yapılan şikayetler neticesinde ise birden fazla kez tazyik hapsi ile cezalandırılmıştır b hukuk tarihli ve sayılı türk medeni kanununun hakimin takdir yetkisi kenar başlıklı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur bu eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır sayılı kanunun koruma önlemleri kenar başlıklı maddesi şöyledir çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğü takdirde ana ve baba duruma çare bulamaz veya buna güçleri yetmezse hakim çocuğun korunması için uygun önlemleri alır sayılı kanunun hakim tarafından verilecek önleyici tedbir kararları başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir bu kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hakim tarihli ve sayılı çocuk koruma kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile sayılı kanun hükümlerine göre velayet kayyım nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir sayılı kanunun amaç başlıklı maddesi şöyledir bu kanunun amacı korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen korunmasına haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir sayılı kanunun temel ilkeler başlıklı maddesi şöyledir bu kanunun uygulanmasında çocuğun haklarının korunması amacıyla a çocuğun yaşama gelişme korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması başvuru numarası karar tarihi b çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi c çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmaması d çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması e çocuğun ailesinin ilgililerin kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği içinde çalışmaları j haklarına dayalı adil etkili ve süratli bir usul izlenmesi g soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi h kararların alınmasında ve uygulanmasında çocuğun yaşına ve gelişimine uygun eğitimini ve öğrenimini kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin desteklenmesi çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çan olarak başvurulması j tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak görülmesi kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun paylaşılmasının sağlanması k çocukların bakılıp gözetildiği tedbir kararlarının uygulandığı kurumlarda yetişkinlerden ayrı tutulmaları çocuklar hakkında yürütülen işlemlerde yargılama ve kararların yerine getirilmesinde kimliğinin başkaları tarafından belirlenememesine yönelik önlemler alınması gözetilir sayılı kanunun koruyucu ve destekleyici tedbirler başlıklı maddesi şöyledir koruyucu ve destekleyici tedbirler çocuğun öncelikle kendi aile korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık eğitim bakım sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir bunlardan a danışmanlık tedbiri çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye b eğitim tedbiri çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine c bakım tedbiri çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi halinde çocuğun veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine d sağlık tedbiri çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbı bakım ve rehabilitasyonuna bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına e barınma tedbiri barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya yönelik tedbirdir hakkında birinci fıkranın e bendinde tanımlanan barınma tedbiri uygulanan kimselerin talepleri halinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması halinde çocuk bu kişilere teslim edilir başvuru numarası karar tarihi fıkranın uygulanmasında çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren çocuk koruma kanununa göre verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının uygulanması hakkında yönetmelik danışmanlık tedbiri başlıklı maddesinin birinci ikinci üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir danışmanlık tedbiri çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye yönelik rehberlik tedbirleridir danışmanlık tedbirleri çocuğun ailesi yanında korunmasını sağlamak veya çocuk hakkında verilen tedbir kararlarının uygulanması sırasında onu desteklemek ya de uygulanması muhtemel tedbirler hakkında bilgilendirmek amacıyla uygulanır özel veya kamu sosyal hizmet kurum veya kuruluşlarında ya da ailesi yanında kalmakta olan ve hakkında danışmanlık tedbirine karar verilen çocukların bedensel zihinsel psikososyal duygusal gelişimini desteklemek okul aile ve sosyal çevresi ile uyumunu güçlendirmek ve yeteneklerine uygun bir meslek sahibi olarak hayata hazırlanmalarını sağlamak amacıyla okul başarısını arttırma madde kullanımı davranış bozukluğu ergenlik sorunları aile içi iletişim gibi çocuğun ailesinin ve çocuğun bakımını üstlenen ihtiyaçlarına uygun konularda uzmanlaşmış bir veya birden fazla kişi danışman olarak görevlendirilebilir çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere anne baba eğitimi aile danışmanlığı aile tedavisi gibi konularda danışmanlık hizmetleri sunulur ayrıca davranış değişikliği için bu anne ve babalar aile eğitimi programlarına yönlendirilebilir tedbir kararlarının uygulanması takibi ve denetimi başlıklı maddesinin birinci ikinci üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir tedbir kararlarını yerine getirmekle görevli kişi kurum veya kuruluşlarca bu tedbir kararlarının nasıl yerine getirileceği konusunda bir plan hazırlanarak uygulamaya konulur bu plan çocuğun teslim edildiği ya da teslim alındığı tarihten itibaren en geç on gün içerisinde mahkeme veya çocuk hakiminin onayına sunulur mahkeme veya çocuk hakim gerektiğinde uygulama planının değiştirilmesini isteyebilir uygulama planı hazırlanırken çocuk hakkında düzenlenmiş sosyal inceleme raporundan da yararlanılabilir uygulama planında kararın uygulanmasından sorumlu kişi tedbirin türü ve süresi tedbirin uygulanmasında hangi kurumlarla işbirliği yapılacağı ve hangi hizmetlerin sağlanacağı nelerin amaçlandığı ve ilerlemenin nasıl ölçüleceğine ilişkin bilgilere verilir tedbir kararını veren mahkeme veya çocuk hakimi tedbir kararlarının uygulanmasını tedbirden beklenen gayenin gerçekleşip gerçekleşmediğini uygulanan tedbirin çocuğun gelişimini hangi yönde etkilediğini en geç üçer aylık sürelerle tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren danışmanlık tedbiri kararlarının uygulama usul ve esasları hakkında tebliğin danışmanlık tedbiri süreci başlıklı maddesi şöyledir danışmanlık tedbiri süreci aşağıdaki hususları içerecek biçimde yapılır a çocuk aile bakmakla yükümlü kişi veya kişiler ile ilgili bilgiler ve dosya bilgiler toplanarak incelenir b çocuk aile bakmakla yükümlü kişi veya kişiler ile tanışılır c danışman görev ve sorumlulukları hakkında çocuğu aileyi bakmakla yükümlü kişi başvuru numarası karar tarihi veya kişileri bilgilendirir ç sorunun tarafları olabilecek aile öğretmen idareci ve bunun gibi kimseleri görüşülerek problemin sınırları belirlenir d çocuğa ve aileye mahkeme kararı ve yükümlülüklerinin tanıtımı uymama halinde ve devamının kesilmesinde sonuçları ile aileye çocuğuyla ilgili sorumlulukları anlatılır e danışmanlık hizmeti ile ilgili bir uygulama planı hazırlanır çocuğun ailesinin yanında yaşadığı durumlarda çocuk ve aile sürece birlikte dahil edilir ilgili kişilerle de görüşme sağlanır çocuğun ailesinin yanında yaşamadığı ve ailesinden uzak olduğu durumlarda ailenin sürecin gelişiminden ve üstüne düşen görevlerden haberdar edilmesi için gerekli önlemler alınarak danışmanlık hizmeti başlatılır en az çocukla haftada bir kez aileyle iki haftada bir kez gerçekleştirilecek görüşmeler planlanır ve bu plan doğrultusunda takip edilir ayrıca duruma göre öğretmen ya da ilgili kişilerle de görüşme sağlanır j danışmanlık tedbirinin uygulama sürecinin değerlendirilmesinde kullanılacak izleme kriterleri bu hizmeti sunacak danışman tarafından belirlenerek uygulama planında gösterilir g uygulama planı doğrultusunda üçer aylık periyotlarla sürecin değerlendirmesine ve varsa tedbirin değiştirilmesine ilişkin öneriyi de içeren rapor yönetmeliğin inci maddesinde belirtilen usule göre mahkeme veya çocuk hakimi tarafından üzere mahkemeye ulaştırılır h danışmanlık hizmeti danışmanın bu tedbirde istenen amaca ulaşıldığına dai raporu üzerine mahkeme veya çocuk hakiminin vereceği kararla sona erer danışmanlık tedbirlerini uygulayan görevlilerin mahkeme veya çocuk hakimine sunulan uygulama planı doğrultusunda yaptıkları işlem ya da görevlerin izlenmesi tedbirle ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirecek etkinlik ve verimlik için gerekli desteğin sağlanması bu tedbiri yerine getirmekle yükümlü kurumların sorumluluğundadır sayılı kanunun çocuk teslimi başlıklı maddesi şöyledir çocuk teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde çocuğun teslimini emreder borçlu bu emri tutmazsa çocuk nerede bulunursa bulunsun ilam hükmü zorla icra olunur çocuk teslim edildikten sonra diğer taraf haklı bir sebep olmaksızın çocuğu tekrar alırsa ayrıca hükme hacet kalmadan zorla elinden alınıp öbür tarafa teslim olunur sayılı kanunun çocuk teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrasında uzman bulundurulması başlıklı maddesi şöyledir çocukların teslimine ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair ilamların icrası icra müdürü ile birlikte sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu tarafından görevlendirilen sosyal çalışmacı pedagog psikolog veya çocuk gelişimcisi gibi bir uzmanın bunların bulunmadığı yerlerde bir eğitimcinin hazır bulunması suretiyle yerine getirilir sayılı kanunun çocuk teslimi emrine muhalefetin cezası başlıklı maddesi şöyledir çocuk teslimi hakkındaki ilamın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin lehine hüküm verilmiş kimsenin şikayeti üzerine altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir hapsin tatbikine başlandıktan sonra ilamın veya ara kararının gereği yerine getirilirse kişi tahliye edilir çocuk haklarına dair sözleşmenin maddesi şöyledir kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları mahkemeler idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun b numarası karar tarihi yararı temel düşüncedir taraf devletler çocuğun anababasının vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de gözönünde tutarak esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar taraf devletler çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik sağlık personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler çocuk haklarına dair sözleşmenin maddesinin ilgili fıkraları şöyledir yetkili makamlar uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık olarak ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar vermedikçe taraf devletler çocuğun anababasından onların rızası dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar ancak anababası tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması ya da edilmesi durumlarında ya da anababanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle ikametgahının belirlenmesi amacıyla karara varılması gerektiğinde bu tür bir ayrılık kararı verilebilir bu maddenin birinci fıkrası uyarınca girişilen her işlemde ilgili bütün taraflara işleme katılma ve görüşlerini bildirme olanağı tanınır taraf devletler anababasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen çocuğun kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça anababanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına saygı gösterirler çocuk haklarına dair sözleşmenin maddesi şöyledir taraf devletler görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar bu amaçla çocuğu etkileyen herhangi bir adli veya idari kovuşturmada çocuğun ya doğrudan doğruya veya bir temsilci ya da uygun bir makam yoluyla dinlenilmesi fırsatı ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına uygun olarak çocuğa özellikle sağlanacaktır çocuk haklarına dair sözleşmenin maddesi şöyledir taraf devletler çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında anababanın birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü çabayı gösterirler çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu ilk önce anababaya ya da durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer bu kişiler herşeyden önce çocuğun yüksek yararını gözönünde tutarak hareket ederler bu sözleşme de belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için taraf devletler çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını kullanmada anababa ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve çocukların bakımı ile görevli kuruluşların faaliyetlerin ve hizmetlerin gelişmesini sağlarlar taraf devletler çalışan anababanın çocuk bakım hizmet ve tesislerinden çocuklarının da bu hizmet ve tesislerden yararlanma hakkını sağlamak için uygun olan her türlü önlemi alırlar iv