10. Hukuk Dairesi 2023/13175 E. , 2024/5106 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/315 E., 2021/71 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar …
**10. Hukuk Dairesi 2023/13175 E. , 2024/5106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/315 E., 2021/71 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan Kurumun 0828 685 293 Bağ-Kur no.lu sigortalısı olan ... ...'ın ve 2/7811042 tahsis nolu 255 609 666 emekli sigortalısı ...'ın ... ... ile ... ...'in kullandığı aracın çarpışması sonucu vefat ettiklerini, ... ... ile ...'ın ... ...'ın kullandığı araçta bulunduklarını, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/41 Esas sayılı dava dosyası üzerinden ... ... hakkında açılan kamu davasında ... ...'in meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile beraatine karar verildiğini, Suşehri Asliye Ceza Mahkemesince meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındığını ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ... ...'ın meydana gelen kazada 8/8 oranında kusurlu olduğu tespitine yer verildiğini, kazanın meydana geldiği tarihte ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı aracın davalı ... adına kayıtlı olduğunu ve ...'ın da 1479 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince "diğer sorumlular" statüsünde Kurum zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkili olduğu Kurum tarafından ... ... ...'ın mirasçılarına bağlanan ölüm aylığı peşin değerinin 18.950,62 TL olarak hesaplanıp 27.06.2001 tarihinde onaylanarak maaş bağlandığını, yine ... ...'ın mirasçılarına 60,00 TL cenaze yardımı yapıldığını ve bu ödemenin 10.10.2001 tarihinde gerçekleştirildiğini, ... ...'ın mirasçılarına ise 60,00 TL cenaze yardımı yapıldığını ve bu ödemenin 09.10.2001 tarihinde gerçekleştirildiğini belirterek müvekkili Kurumun zararı olan 18.950,62 TL'nin onay tarihi olan 27.06.2001 tarihinden itibaren, ... ...'ın mirasçılarına yapılan cenaze yardımı miktarı olan 60,00 TL'nin ödeme tarihi olan 10.10.2001 tarihinden itibaren, ...'ın mirasçılarına yapılan cenaze yardımı miktarı olan 60,00 TL'nin ise ödeme tarihi olan 09.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütesesilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... ... cevap dilekçesinde özetle: Kazanın meydana geldiği tarihten 9 yıl sonra davacı Kurum tarafından cenaze yardımı ve bağlanan maaşın peşin değerinin talep edildiğini, davacı Kurumun kendilerinden bu 9 yıllık süre içerisinde herhangi bir talepte bulunmadığını ve bu süre içerisinde talep edilen alacağa fazladan faiz işlemiş olması nedeniyle kendilerinin zarara uğratıldığını, bu nedenle talep edilen alacağın işlemiş ve işleyecek olan faizine itiraz ettiklerini, ayrıca ceza dosyasında yer alan kusur raporundaki kusur oranını da kabul etmediklerini, talep edilen miktarı ödeyecek güçlerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Her ne kadar trafik kazasının meydana geldiği 13.03.2001 tarihinde kaza yapan ... plakalı aracın trafik kaydında müvekkili ... malik olarak gözükse de müvekkilinin bu aracı kazanın meydana geldiği tarihten bir kaç ay önce ... ... isimli şahsa sattığını, ... ...'ın ise bu aracı ... ... isimli şahsa sattığını, ... ...'un da bu aracı ... ... isimli şahsa sattığını, ... ...'ın bu aracı ... ... isimli şahıstan satın aldığını, aracın en son ... tarafından satın alındığını öğrenen müvekkilinin kazadan yaklaşık bir hafta önce ...'a aracın satışını vermek istediğini, bunun üzerine ...'ın müvekkiline aracın satış harç ve masrafını karşılayacak durumda olmadığını belirterek müvekkilinden bir kaç gün süre istediğini, müvekkilinin kazaya karışan aracı devir etmeden kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmaması nedeniyle yasal sorumluluğunun da bulunmadığını ve müvekkili yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının yasal süre içerisinde dava açmadığını ve talep etmiş olduğu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; açılan davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalıların Mahkememiz 2010/45 Esas , 2011/184 Karar sayılı ilamına karşı yapmış oldukları temyiz itirazları Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2013/739 Esas 2013/2739 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiş olduğundan Mahkememiz 2010/45 Esas , 2011/184 Karar sayılı ilamı bu davalılar yönünden kesinleşmiş olduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 2.Dairece özetle; “... somut davada Mahkemece davalı ... yönünden yapılan araştırma resmi kayıtlara dayanmayan, tanık beyanlarından yola çıkarak eksik incelemeye dayalı olarak hazırlanmıştır. Hal böyle olunca, vefat eden sigortalının bulunduğu aracın trafik kaydında malik görünen davalı ...'ın, 1479 sayılı Kanun'un 63 ve 2918 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi kapsamında işleten sıfatının varlığının usulünce araştırılmadan hüküm kurulması isabetsizdir. Ayrıca dairenin bir önceki kararında herhangi bir taraf için onanan bir karar bulunmadığından, davalı ... haricindeki davalılar için bir hüküm kurulması gerekirken, bir önceki kararın kesinleştiğinden bahisle yanılgılı değerlendirmeyle, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “Davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile sigortalı ... ...’ın ölümü nedeniyle hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıkları peşin değer tutarı olan 18.950,62 TL’nin onay tarihi olan 27.06.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, sigortalı ... ...’ın ölümü nedeniyle hak sahiplerine ödenen cenaze giderleri tutarı olan 60,00 TL’nin ödeme tarihi olan 10.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, sigortalı ...’ın ölümü nedeniyle hak sahiplerine ödenen cenaze giderleri tutarı olan 60,00 TL’nin ödeme tarihi olan 09.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’na verilmesine” şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili özetle; kararın temyiz incelemesi neticesinde bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili özetle; hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.