Ceza Genel Kurulu 2010/7-33 E. , 2010/58 K. "" İtirazname : 2009/214703 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi İzmir Valiliğinin 6977 sayılı kararı ile ...... Eczanesinde 12.11.2008 tarihinde yapılan denetim sonucunda, bulundurulması zorunlu ilaçların bulundurulmaması, miadı geçmiş ilaç bulundurulması, kontrole tabi ilaçların reçetesiz satılması veya reçetelerin saklanmaması, 2004 yılı Avrupa Farmakopesi Adaptasyonu bulundurulmaması eylemleri nedeniyle, 6197 sayılı Eczacılar ve E…
**Ceza Genel Kurulu 2010/7-33 E. , 2010/58 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2009/214703 Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi İzmir Valiliğinin 6977 sayılı kararı ile ...... Eczanesinde 12.11.2008 tarihinde yapılan denetim sonucunda, bulundurulması zorunlu ilaçların bulundurulmaması, miadı geçmiş ilaç bulundurulması, kontrole tabi ilaçların reçetesiz satılması veya reçetelerin saklanmaması, 2004 yılı Avrupa Farmakopesi Adaptasyonu bulundurulmaması eylemleri nedeniyle, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkındaki Yasanın 29, 44, 41, Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkındaki Yönetmeliğin 16, 20 ve 5326 sayılı Kabahatler Yasasının 32. maddeleri uyarınca verilen toplam 1026,88 YTL idari para cezası kararına yönelik, kabahatli A.K. tarafından yapılan başvuru, Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesince 04.03.2009 gün ve 2008/640 D.İş sayı ile; idari yaptırım kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, 5326 sayılı Yasanın 28/8-a maddesi gereğince red edilmiştir. Karşıyaka 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen karara karşı Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozma isteminde bulunulması üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 11.11.2009 gün ve 17421-15412 sayı ile; “Mezkür ihbarnamede; Tüm dosya kapsamına göre, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 45/2. maddesindeki ‘Bu Kanunda yazılı olan idari para cezaları mahalli mülki amir tarafından verilir’ hükmü karşısında kabahatliye eyleminden dolayı verilmesi gereken idari para cezasının ilçe kaymakamlığı tarafından verilmesi gerekeceği, Valilikçe verilemeyeceği cihetle itirazın bu yönden kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;