T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/452 Esas KARAR NO : 2025/1162 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2022 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasının dayanağının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 22.04.2021 tarih, ...E.,.…
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/452 Esas KARAR NO : 2025/1162 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/08/2022 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasının dayanağının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 22.04.2021 tarih, ...E.,... K. Sayılı kararı olduğunu, anılan kararda müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalıların dava dışı ... A.Ş. Ve ... A.Ş. üzerinden müvekkili şirket ile ticaret gerçekleştirdiklerini şahsi sorumluluklarından dolayı ... ve ... hakkında ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 6.032.488,00-TL talepli alacak davası açıldığını, dava sonucunda alacağın ispat edildiğini, müvekkili şirket alacağının HMK md. 303 gereği sabit olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 43. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı 22/04/2021 tarihli hükmünün borç ilişkisi ile ilgili olarak yapılan tespitin sadece karara bağlanan kısmi dava yönünden değil, tüm borç ilişkisi yönünden ispat niteliği taşıdığını belirterek bu aşamada bakiye 23.967.512-TL anapara alacağının ve takibe kadar işlemiş 21.798.616,32-TL ticari avans faizinin tahsiline yönelik ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasındaki itirazların iptaline ile davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; işbu davanın haksız ve kötü niyetli olarak zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacı tarafın ilamsız icra takibine konu ettiği ilamın kesinleşmediğini, taraflar arasındaki kısmi alacak davasının halen derdest olduğunu, davacı tarafın icra takibinde dayanmadığı belgelere itirazın iptali davasında dayanamayacağını, dava dilekçesinde dava konusu edilen alacağın hukuki sebebinin belirtilmediğini ve bu yönü ile somutlaştırılma yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, kısmi alacak davasında davacı tarafça dayanılan belgeler üzerindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, kefalet senetlerinin kesin hükümsüz olduğunu, borcun dış üstlenilmesi sözleşmesinin unsurlarının oluşmadığını, 06.08.2014 tarihli beyan ve taahhütname başlıklı belgenin teminat amacı taşıdığı kabul edilse dahi bu belgenin kefalete ilişkin şekil şartına tabi olduğunu ve kesin hükümsüz olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE Mahkememizde görülmekte olan işbu dava İİK. 67 Madde uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkememizin ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Dava, İİK. 67 Madde uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın usulden reddine,'' oy çokluğu ile karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davaya konu ... 21. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ...Şirketi tarafından davalı/borçlular ... ve ... hakkında takip dayanağı olarak "İş bu takip, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 22/04/2021 tarih ... E. ,... K. sayılı kararında tespit edilen 30.000.000,00 TL.lik alacağın 23.967.512,00 TL.lik kısmının tahsiline ilişkindir. söz konusu alacağın 6.032.488,00tllik kısmı ... 36. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile takibe konulmuştur," şeklinde açıklama yapılarak 23.967.512,00 TL asıl alacak + 21.798.616, 32 TL. İşlemiş faiz olmak üzere toplam: 45.766.128,32- TL. Alacağın tahsili talebiyle 07/07/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. İş bu davadan önce Davacı ...Şirketi tarafından, davalılar ... ve ... hakkında ... 7 ATM.'nin ... Esas sayılı dosyası ile; Davacı, kağıt üretimi ve pazarlanması işinde faaliyet gösterdiğini, davalıların pay sahibi ve yöneticisi oldukları ... AŞ ile uzun süredir ticari ilişkilerinin olduğunu, ...AŞ’nin kağıt alımı için müvekkiline başvurmuş ise de, yeterli teminat gösteremediği için satımın gerçekleşmediğini, bunun üzerine, davalıların satışın şirketleri ...AŞ üzerinden yapılması teklifinde bulunduklarını, bu teklifin kabul edilmesi üzerine, mal tesliminin ...AŞ cirolu ...AŞ çekleri karşılığında yapılmaya başlandığını, bu uygulamanın 2012 yılına kadar devam ettiğini, bu çerçevede, ... AŞ’nin borçları için davalıların 08.05.2009 tarihli 5.000.000 TL limitli müteselsil kefalet sözleşmelerini imzalayarak müvekkiline verdiklerini, bir süre sonra davalıların talebi üzerine, bu yöntemle ticarete ... AŞ yerine yine tüm payları davalılara ait olan ...AŞ üzerinden devam edilmeye başlandığını, bu kez, bu şirketin borçlarının teminatı olarak 26.12.2012 tarihli 8.000.000 TL limitli müteselsil kefalet sözleşmesini imzalayarak müvekkiline verdiklerini, böylece,...AŞ’ye teslim edilen malların bedelinin ....AŞ çekleri ile ödenmeye başlandığını, siparişlerin artması üzerine, davalıların 16.12.2013 tarihli kefalet sözleşmesi ile limiti 17.000.000 TL’ye ve 22.05.2014 tarihli kefalet sözleşmesi ile 30.000.000 TL’ye yükselttiklerini, çek bedellerinin ödenmesinde sıkıntı yaşanması ve yerine verilen ileri tarihli yeni çeklerin vadelerinde karşılıksız çıkması üzerine, davalıların müvekkiline 06.08.2014 tarihli “Beyan ve Taahhüt” başlıklı belgeyi imzalayarak verdiklerini, bu taahhüde rağmen ...AŞ çeklerinin ödenmediğini, şimdilik karşılıksız çıkan 13 adet çeke dayalı olarak 2.695.000 Usd karşılığı 6.032.488,00 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığını, bu borçtan kefalet sözleşmeleri gereğince, davalıların sorumlu olduğunu, sonradan imza inkarının ve kefalet sözleşmelerinin şekil şartlarına haiz olmadığından geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu iddiasıyla 6.032.488,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talebiyle alacak davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 06/12/2018 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile ; Davanın Kabulü ile; 6.032.488 TL'nin 10 Eylül 2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 43 HD.' since yapılan inceleme sonucunda 22/04/2021 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; ''.... Bu durumda, anılan belgenin kefalet sözleşmesi olarak düzenlenmediği sabit olup, bu sözleşmede, davalılar tarafından, ...AŞ’nin borçları için verilmiş toplam tüm kefaletlerinin toplamı 30.000.000 TL borcu kabul edilerek asıl borçlu şirketin borcu üstlenilmiştir. Dosya kapsamından, asıl borçlu İnterpap şirketinin iflas ettiği, davacı şirkete cari hesap ve ödenmeyen çeklerden dolayı 12.273.595,85 Usd karşılığı 36.759.888,07 TL borcunun bulunduğu ve iflas masasınca da, 04.03.2016 tarihi itibari ile 39.996.387,72 TL olarak sıra cetvelinin 4. Sırasına kaydının yapıldığı sabit olup, davalıların asıl borçlu şirketin 30.000.000 TL’lik borcunu üstlenmiş oldukları ve borçtan sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştr. Yukarıda açıklanan bu gerekçeler doğrultusunda, sonucu itibari ile doğru olan ilk derece mahkemesinin gerekçesi düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile,'' Davalılar vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemes kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; Davanın Kabulü ile; 6.032.488 TL'nin 10 Eylül 2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmiş, Uyap sisteminden yapılan inceleme sonucunda kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11 HD.nin 16.02.2023 Tarih ve... Esas - ... Karar sayılı kararı ile; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, karar verildiği anlaşılmıştır. Somut olayda davacı taraf, İstanbul BAM 43 HD.' sin 22/04/2021 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile tespit edilen ; Davalıların asıl borçlu şirketin 30.000.000 TL’lik borcunu üstlenmiş oldukları ve borçtan sorumlu olduklarına yönelik tespit uyarınca ... 7 ATM.'nin ... Esas sayılı dosyası ile talep edilmeyen bakiye 23.967.512,00 TL. Asıl alacak ve temerrüt faizinden oluşan alacağın tahsili talebiyle başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafın haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. İtirazın iptali davası, takip hukukuna sıkı sıkıya bağlı olup yukarıdaki açıklamalar ve tespitler gözetildiğinde; Davacı tarafça davaya konu icra takibi ile, İstanbul İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2021 Tarih ve ... E, ... K. Sayılı kararının icraya konulmadığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'ne konu ... 7 ATM. Tarafından verilen 06/12/2018 Tarih ve... Esas -... Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 43 HD.' sin 22/04/2021 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile tespit edilen ; Davalıların asıl borçlu şirketin 30.000.000 TL. ’lik borcunu üstlenmiş oldukları ve borçtan sorumlu olduklarına yönelik tespit uyarınca o davada talep edilmeyen bakiye 23.967.512,00 TL.lik kısmın tahsili talebiyle davaya konu icra takibinin başlatıldığı, takip ve davaya konu alacağa dayanak olarak da İstanbul BAM 43 HD.' sin 22/04/2021 Tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı kararının delil olarak gösterildiği, bu durumda mahkemece, taraf delilleri toplanarak yapılacak yargılama sonucunda davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 353/1-a.4,6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz hükmünün kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf kaldırma ilamı sonrası yukarıda yazılı esas numarası verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Takibin usule uygun olup olmadığı ve ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... karar sayılı dosyasının mahkememizi bağlayıcı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde; ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı, kağıt üretimi ve pazarlanması işinde faaliyet gösterdiğini, davalıların pay sahibi ve yöneticisi oldukları ... AŞ ile uzun süredir ticari ilişkilerinin olduğunu, ...AŞ’nin kağıt alımı için müvekkiline başvurmuş ise de, yeterli teminat gösteremediği için satımın gerçekleşmediğini, bunun üzerine, davalıların satışın şirketleri ... AŞ üzerinden yapılması teklifinde bulunduklarını, bu teklifin kabul edilmesi üzerine, mal tesliminin ... AŞ cirolu ...AŞ çekleri karşılığında yapılmaya başlandığını, bu uygulamanın 2012 yılına kadar devam ettiğini, bu çerçevede, ... AŞ’nin borçları için davalıların 08.05.2009 tarihli 5.000.000 TL limitli müteselsil kefalet sözleşmelerini imzalayarak müvekkiline verdiklerini, bir süre sonra davalıların talebi üzerine, bu yöntemle ticarete ... AŞ yerine yine tüm payları davalılara ait olan ...A.Ş üzerinden devam edilmeye başlandığını, bu kez, bu şirketin borçlarının teminatı olarak 26.12.2012 tarihli 8.000.000 TL limitli müteselsil kefalet sözleşmesini imzalayarak müvekkiline verdiklerini, böylece, ....AŞ’ye teslim edilen malların bedelinin ...AŞ çekleri ile ödenmeye başlandığını, siparişlerin artması üzerine, davalıların 16.12.2013 tarihli kefalet sözleşmesi ile limiti 17.000.000 TL’ye ve 22.05.2014 tarihli kefalet sözleşmesi ile 30.000.000 TL’ye yükselttiklerini, çek bedellerinin ödenmesinde sıkıntı yaşanması ve yerine verilen ileri tarihli yeni çeklerin vadelerinde karşılıksız çıkması üzerine, davalıların müvekkiline 06.08.2014 tarihli “Beyan ve Taahhüt” başlıklı belgeyi imzalayarak verdiklerini, bu taahhüde rağmen ...AŞ çeklerinin ödenmediğini, şimdilik karşılıksız çıkan 13 adet çeke dayalı olarak 2.695.000 Usd karşılığı 6.032.488,00 TL’nin tahsili için başlatılan icra takibinin semeresiz kaldığını, bu borçtan kefalet sözleşmeleri gereğince, davalıların sorumlu olduğunu, sonradan imza inkarının ve kefalet sözleşmelerinin şekil şartlarına haiz olmadığından geçersizliğinin ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu iddiasıyla 6.032.488,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talebiyle alacak davası açıldığı, mahkemece 6.032.488 TL'nin 10 Eylül 2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bahse konu kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 43 HD.' since yapılan inceleme sonucunda 22/04/2021 Tarih ve ...Esas - ... Karar sayılı kararı ile; ''.... Bu durumda, anılan belgenin kefalet sözleşmesi olarak düzenlenmediği sabit olup, bu sözleşmede, davalılar tarafından, ...AŞ’nin borçları için verilmiş toplam tüm kefaletlerinin toplamı 30.000.000 TL borcu kabul edilerek asıl borçlu şirketin borcu üstlenilmiştir. Dosya kapsamından, asıl borçlu İnterpap şirketinin iflas ettiği, davacı şirkete cari hesap ve ödenmeyen çeklerden dolayı 12.273.595,85 Usd karşılığı 36.759.888,07 TL borcunun bulunduğu ve iflas masasınca da, 04.03.2016 tarihi itibari ile 39.996.387,72 TL olarak sıra cetvelinin 4. Sırasına kaydının yapıldığı sabit olup, davalıların asıl borçlu şirketin 30.000.000 TL’lik borcunu üstlenmiş oldukları ve borçtan sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine varılmıştr. Yukarıda açıklanan bu gerekçeler doğrultusunda, sonucu itibari ile doğru olan ilk derece mahkemesinin gerekçesi düzeltilmesi gerektiği gerekçesi ile,'' Davalılar vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; istinafa konu ilk derece mahkemes kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; Davanın Kabulü ile; 6.032.488 TL'nin 10 Eylül 2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir. İstinaf kararının temyiz edilmesi neticesinde ise Yargıtay 11 HD.nin 16.02.2023 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı ile istinaf kararının onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle; "Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, asıl dava 2004 sayılı Kanunu'nun 67 nci maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlıdır. Takip talebinde asıl alacak "cari hesap alacağı" olarak talep edilmiş, ayrıca borcun sebebinin "... tarih ve ... Yevmiye No'lu İhtarname konusu alacak bakiyesi" olduğu belirtilmiştir. Takipte borcun sebebi olarak gösterilen ihtarname tamamen taraflar arası ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağının ödenmesine ilişkindir. Bu durumda icra takibinin cari hesap alacağına ilişkin olduğu kabul edilerek, itirazın iptali davasında taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve cari hesaba ilişkin defter kayıtları ve belgeler nazara alınarak değerlendirme yapılması gerekirken takibin sırf faturaya dayalı icra takibi olduğu ve ödendiği şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar verilmiştir. Emsal mahiyette Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; "Somut olayda dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, her ne kadar yerel mahkemece icra takibinde borcun sebebinin neden kaynaklandığının açıkça belirtilmediği ve takibe dayanak herhangi bir evraka rastlanılmadığından bahisle usulden red kararı verilmiş ise de, yukarıdaki Yargıtay kararında da bahsi geçtiği üzere, dosya kapsamına göre somut olayda takip dayanağı belgenin takip talebine eklenmemiş olmasının takip hukukunu ilgilendiren bir husus olduğu, davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesinde de borcun sebebi gösterilmemiş ise de, mahkemece bu nedenle öncelikle HMK nun 119. maddesinin e,f,g bentlerinin işletilmesi yerine, yapılan tensiple davacı tarafa doğrudan delilleri için kesin süre verildiği ve banka şubesine de müzekkere yazılarak belgelerin teminini müteakip, bilirkişi raporu da alındığı , davalının 07/02/2022 tarihli beyan dilekçesi içeriğine göre de, borcun kredi kartıyla yapılan alışverişlerden kaynaklandığını kabul ettiği , bu nedenlerle dosya kapsamına göre usulden red kararı verilmesinin hakkaniyete de uygun bulunmayıp, yerel mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu nedenle yerinde bulunduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına ve yerel mahkeme tarafından işin esasının incelenerek, hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir. İtirazın iptaline konu icra takip dosyasının takip talebinin incelenmesinde; "İş bu takip, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesinin 22/04/2021 tarih ... e. ,... k. sayılı kararında tespit edilen 30.000.000,00tllik alacağın 23.967.512,00tllik kısmının tahsiline ilişkindir. söz konusu alacağın 6.032.488,00tllik kısmı ... 36. icra müdürlüğünün ... e. sayılı dosyası ile takibe konulmuştur." şeklinde açıklama yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar takibe sıkı sıkıya bağlılık prensibi itirazın iptali davalarında kendine yer bulsa da somut olayda davacı taraf takibin sebebi olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı kararında tespit edilen 30.000.000,00 TL'lik alacağın bakiye kısmının tahsilini talep ettiğini açıklamıştır. Dolayısıyla davacı tarafından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı kararı ile denetlenen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasına ve adı geçen dosyalar içerisindeki evraklara dayandığı anlaşılmıştır. Bu sebeple taraflar arasındaki esas uyuşmazlığın "Beyan ve Taahhüt" başlıklı belgeye dayandığı, belgenin istinaf mahkemesince borç üstlenme sözleşmesi olarak kabul edildiği ve davalılar tarafından dava dışı İnterpap isimli şirketin toplam 30.000.000,00 TL'lik borcunun üstlenildiğinin tespit edilerek kısmi dava olarak ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen karara karşı yapılan istinaf itirazlının mahkemenin gerekçesi yönünden kabul edildiği ve Davanın Kabulü ile; 6.032.488 TL'nin 10 Eylül 2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği, Yargıtay'ca yapılan incelemede ise kararın onandığı anlaşılmıştır. Nitekim davacı tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde de başlatılan icra takibinin dayanağının davalılar tarafından düzenlenen "Beyan ve Taahhüt" isimli belgeye dayandığı açıklanmıştır. Bu itibarla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamında da belirtildiği üzere davacının borcun üstlenilmesi sözleşmesine dayanarak davalılardan bakiye alacağının tahsiline ilişkin ek icra takibi başlatıldığı, takibin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve davalılar tarafından icra takibine itiraz edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla ek icra takibine yapılan itirazın iptali davasının esasen ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının eki mahiyetinde olduğu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce tartışılarak çözümlendiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ...E...K sayılı kararı ile de davalılar tarafından dava dışı İnterpap isimli şirketin toplam 30.000.000,00 TL'lik borcunun üstlenildiğinin tespit edilerek kısmi dava açılmış olması hasebiyle taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 6.032.488 TL'nin 10 Eylül 2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği ve verilen kararın temyiz aşamasından geçerek kesinleşmiş olması nedeniyle mahkememizde yapılan yargılamanın ek dava mahiyetinde olması nedeniyle mahkememizi de bağlayıcı hâle geldiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Davalının zamanaşımı itirazının incelenmesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147. Maddesinde; "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler. 2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri. 3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar. 4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. 5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar. 6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Taraflar arasındaki borcun üstlenilmesi sözleşmesi TBK 146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi olup, sözleşme tarihinin 06.08.2014 olması hasebiyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle dolmamış olduğu anlaşıldığından davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir. Davacının talep edebileceği alacağın tespiti bakımından yapılan değerlendirmede; Yukarıda da izah edildiği üzere davalıların dava dışı İnterpap isimli şirketin toplam 30.000.000,00 TL'lik borcunun üstlenildiği hususunun derecattan geçerek kesinleştiği dikkate alınarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin... E ... K sayılı kararı ile 6.032.488 TL'nin 10 Eylül 2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş olduğu da dikkate alınarak davacının bakiye alacağının 23.967.512 TL olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu bağlamda mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının bakiye alacağı olan 23.967.512 TL'ye temerrüt tarihi olan 10/09/2014 tarihinden takip tarihine kadar işlemiş avans faizin 21.267.555,36 TL olduğu anlaşılmış olup davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin 23.967.512 TL asıl alacak ve 21.267.555,36 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. İcra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yerleşik Yargıtay uygulamaları doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekmektedir. Somut olayda davacının alacağının 30.000.000,00 TL olduğu hususu yargı kararları ile sabit hale gelmiştir. Dolayısıyla davacının alacağının likit ve muayyen olduğu hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. İcra inkar tazminatının miktarı bakımından ise İİK 67 uyarınca hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere belirlenmesi gerektiği ve icra inkar tazminatı belirlenirken takip talebi veya davadaki talebin esas alınacağı düzenlenmiştir. Bu doğrultuda davacı tarafından takip talebinde asıl alacak ile birlikte işlemiş faiz talebinde bulunulduğu, mahkememizde ikame edilen davada da asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı miktarınca harca esas değer gösterildiği ve mahkememizce de takibin 23.967.512 TL asıl alacak ve 21.267.555,36 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verildiği dikkate alınarak hükmolunan miktar olan toplam 45.235.067,36 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Davalı tarafından ... 21. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 23.967.512,00 TL asıl alacak ve 21.267.555,36 TL işlemiş faiz üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacağın %20'si olan 9.047.013,47-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 3.090.007,45-TL nispi harçtan peşin alınan 781.571,06-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.308.436,39-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 10.000,00-TL bilirkişi ücreti, 593,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 10.593,00-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.470,08-TL ile 781.731,06-TL harç gideri olmak üzere toplam 792.201,14-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 1.508.350,67-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 84.969,75-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin taraflardan (1.541,90-TL'den davalı, 18,10-TL'den davacının sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza