8. Hukuk Dairesi 2021/1994 E. , 2023/336 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2720 E., 2021/107 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması, davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/517 E., 2018/469 K. Taraflar arasındaki vakıf yöneticilerinin görevden alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahk…
**8. Hukuk Dairesi 2021/1994 E. , 2023/336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2018/2720 E., 2021/107 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması, davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/517 E., 2018/469 K. Taraflar arasındaki vakıf yöneticilerinin görevden alınması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Vakıfları Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; davalıların Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı dolayısıyla yöneticisi oldukları ... Bektaşi Veli Kültür ve Eğitim Sağlık ve Araştırma Vakfı'nın kapatılmasına sebep oldukları ileri sürülerek 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 10 uncu maddesi gereği davalı vakıf yöneticilerinin görevlerinden azillerine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; hiçbir dönem vakıfta yöneticilik yapmadığını, kısa bir dönem sekreterlik görevini ifa ettiğini, dava konusu vakfın 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) ile 23.07.2016 tarihinde kapatıldığını, dolayısı ile yöneticilerin görevden azline ilişkin dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı açıklayarak davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; vakfın kuruluş amacının ...'da bulunan cami-cemevi projesinin gerçekleştirilerek milletin hizmetine sunulması olduğunu, vakfın 05.02.2013-23.07.2016 tarihleri arasında yapmış olduğu iş ve kararları karar defterinde mevcut olduğunu, bu karar defterinin incelendiğinde hukuka aykırı, Anayasa'ya aykırı herhangi bir iş ve kararın söz konusu olmadığının anlaşılacağını, buna rağmen vakfın 23.07.2016 tarihinde 667 sayılı KHK ile kapatıldığını, akabinde vakıftan kurucu ve yönetici sıfatlarından ayrılmak istediğini ... Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe vererek bildirdiğini, ama böyle bir suçlamayla vakıf yöneticiliğinden ve kuruculuğundan azledilmesini asla kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, Anayasa ve hukuka aykırı hiçbir etkinlikte bulunmadığını, terör örgütleriyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 4.Davalı ... ön inceleme duruşmasında; vakfın kurucu üyesi olduğunu, kendisinin ne de diğer üyelerin FETÖ ile hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, ancak vakfın 667 sayılı KHK ile kapatıldığını, açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 5.Davalı ... ön inceleme duruşmasında; vakfın kurucu üyesi olduğunu, vakıf faaliyetleri çerçevesinde devletin desteklemediği ve içinde bulunmadığı hiçbir oluşum içinde bulunmadığını ve faaliyete katılmadığını, açılan davanın haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davalıların yöneticisi oldukları vakıf her ne kadar terör örgütü ile irtibatı olduğu gerekçesiyle kararname ile kapatılmış ise de vakıf kapatıldıktan sonra uzun zaman geçmiş olmasına rağmen davalılar hakkında vakfın kapatılma gerekçesi olarak ileri sürülen hususlarda herhangi bir soruşturma ve kovuşturma yapılmadığı, adı geçenlere terör örgütü ile iltisak ve irtibatları bulunduğuna ilişkin herhangi bir suçlama yöneltilmediği görülmektedir. Öte yandan vakıf yöneticilerinin hangi fiil ve işlemlerinin vakfın kapatılmasına neden olduğuna dair bir isnatta da bulunulmamıştır. Ayrıca dava dilekçesinde davalıların yöneticilik görevinden alınmalarını gerektirecek nitelikte 10 uncu maddede sayılan fiillerden herhangi birini işlediklerine ilişkin bir iddia ve kanıt da sunulmamıştır. Tüm bu hususlar nazara alındığında davalılar açısından vakıf yöneticiliğinden alınmalarını gerektirecek koşullar gerçekleşmemiştir." şeklindeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ile davalılardan Süleyman vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalıların yöneticisi oldukları vakfın 23.07.2016 tarih ve 29776 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı KHK ile kapatıldığı, vakfın 05.02.2013-23.07.2016 tarihleri arası iş ve işlemlerinin denetlenmesi düzenlenen 15.08.2017 tarihli Makam Olurlu denetim raporunda davalıların Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı dolayısıyla vakfın kapatılmasına sebep olduklarından vakıf yöneticiliği görevlerinden azilleri için eldeki davanın açıldığı, davalılar hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ) üye olmak suçundan Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın olduğu, benzer konuda idare tarafından açılan davaların idare lehine sonuçlandığı ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların görev aldıkları ... Bektaşi Veli Kültür Eğitim Sağlık ve Araştırma Vakfının, FETÖ terör örgütü kapsamında faaliyette bulunduğu saptanarak 667 sayılı KHK'nın 2 nci maddesi gereğince kapatıldığı, somut olayda davacı kurum tarafından, 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca vakıf yöneticilerinin görevden azillerine ve beş yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına ilişkin bir karar verilmesinin istenilmesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında; davalıların Vakfın yöneticilik görevinden alınmalarına ve 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı hakkında FETÖ üyeliğinden verilmiş ve kesinleşmiş bir karar olmadığını, Vakfın kapatılmasına davalının herhangi bir eylem ve işleminin sebep olmadığını, davalı ve diğer yöneticilerin görevlerinden azilleri için Vakıflar Kanunu'nun 10 uncu madde kapsamında gerekçe gösterilebilecek somut herhangi bir eylem ve işlemlerinin olmadığını, KHK ile 23.07.2016 tarihinde kapatılan vakfın yöneticilerinin de vakfın kapatıldığı tarihte yöneticilik sıfatlarının kendiliğinden sona erdiğini ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istenmiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde; Vakfın dava tarihinden önce kapatılması nedeni ile görevden alma davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, görevden alma olmayacağı için fer'i nitelikteki 10 uncu maddenin 4 üncü fıkrasının uygulanamayacağını, hakkında FETÖ üyeliğinden açılan davanın beraat ile sonuçlandığını, istinafın aleyhine verdiği kararda şahsına özel herhangi bir gerekçe gösterilmediğini açıklayarak kararın bozulmasını istemiştir. 3.Davalı ... temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin aleyhine karar verdiğini ancak gerekçe göstermediğini, vakfın kapatılma gerekçesi olarak ileri sürülen hususlarda kapatılma üzerinden uzunca bir zaman geçmesine rağmen herhangi bir soruşturma ve kovuşturma yapılmadığını, kendisi ve diğer yöneticilerin hangi fiil ve işlemlerinin vakfın kapatılmasına sebep olduğuna dair bir isnatta bulunulmadığını, görevden alınmalarını gerektirecek Vakıflar Kanunu 10 uncu maddede sayılan fiillerden herhangi birini işlediklerine dair bir iddia ve kanıt sunulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 667 sayılı KHK ile kapatılan vakfın yöneticilerinin 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi kapsamında görevden alınmaları istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 111 inci maddesi, 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi, 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ( 667 sayılı KHK). 3. Değerlendirme 1.Vakıf Yöneticilerinin görevden alınmaları yönünden; 5737 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde; Yeni vakıf: Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfları, Vakıf yönetimi: Mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili organı, Vakıf yöneticisi: Mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili kişi veya yetkili organlarda görev alan kişileri, ... ifade eder." Kanun'un 10 uncu maddesinde ise; "Vakıf yöneticileri; vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorundadır. Birinci fıkrada belirtilen zorunluluğa uymayanlar ile; a) Vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, b) Vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, c) Ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, d) Denetim Makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları verilen süre içerisinde tamamlamayan, düzeltmeyen veya aykırı işlemlere devam eden, e) Medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan vakıf yöneticileri, Meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesince görevlerinden alınabilir." hükümlerine yer verilmiştir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (mesela, görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (mesela, kesin hüküm gibi). Olumsuz dava şartlarından birisi mevcutsa veya olumlu dava şartlarından biri mevcut değilse, davanın esası incelenemez. Bunun amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da, açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Dava şartının eksik olması halinde nasıl bir usul işlemi yapılacağı, 6100 sayılı Kanun'un 115 inci maddesinde belirlenmiştir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." 6100 Sayılı Kanun'un 114 üncü maddesinde hukuki yarar dava şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemenin, her dava açıldığında davacının dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığını kendiliğinden incelemesi gerekir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davalıların yöneticisi oldukları ... Bektaşi Veli Kültür ve Eğitim Sağlık ve Araştırma Vakfı'nın 23.07.2016 tarihli ve 667 sayılı KHK'nin 2/3 üncü maddesinin verdiği yetkiye istinaden 29.09.2016 tarihli olur ile kapatılan vakıflar arasında yer aldığı, incelemeye konu davanın ise vakfın kapatılmasından sonra 25.10.2017 tarihinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf istemi üzerine ise; Bölge Adliye Mahkemesince davalıların vakıf yöneticiliği görevinden alınmalarına ve davalıların 5737 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına karar verilmiş olduğu tespit edilmiştir. Eldeki davada, dava tarihinden önce kapatılan vakfın yöneticilerinin görevleri kapatma ile sona erdiği, yani dava tarihi itibari ile vakıftaki görevleri sona ermiş olduğundan bu hususta mahkemeden davalıların görevden alınmalarını istemekte davacı yanın hukuki yararının mevcut olmadığı, ancak görevden alınma için ileri sürülen sebeplerin varlığının sabit olması durumunda Vakıflar Kanunu'nun 10/4 üncü maddesi kapsamında yöneticilerin aynı veya başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacakları yönünde hüküm kurmaya engel olmadığı da Kanunun açık düzenlemesi gereğidir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, görevden alma talebi yönünden hukuki yarar yokluğundan bu istem yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.5737 sayılı Kanun'un 10/4 üncü maddesi kapsamında görevden almanın kanuni sonuçları yönünden; Dava dilekçesinde genel bir ifade kullanılarak davalıların, Vakıflar Kanunu'nun 10 uncu maddesi gereğince görevden alınmaları istenmiş olup, öncelikle davacı yana talebi açıklattırılarak; somut olarak davalıların eylemlerinin 10 uncu maddenin birinci ve ikinci fıkranın alt bentlerindeki hangi sebebe dayandırdıkları açıklattırılarak, bu açıklama doğrultusunda iddia edilen eylemin somut uyuşmazlıkta sabit olup olmadığı, sözü edilen maddedeki müeyyidenin uygulanması gerekip gerekmediği hususunda gerekirse vakıf kayıtları üzerinde vakıf hukukunda uzman bir bilirkişi ve mali müşavirinde içinde bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturularak rapor alınması, davalılar hakkında vakıftaki görevleri ile ilgili fiilleri dolayısı ile ceza yargılamasına konu dosyaları bulunup bulunmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.