10. Hukuk Dairesi 2025/13623 E. , 2025/17195 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/189 E., 2024/194 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, ... Otelcilik Yatırımları …
10. Hukuk Dairesi 2025/13623 E. , 2025/17195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/189 E., 2024/194 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, ... Otelcilik Yatırımları A.Ş.'nin %2,50 hisse oranı ile yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle şirketin vadesi geçmiş prim borçlarının ödenmediğinden dolayı herhangi bir tebligat yapılmadan üzerine kayıtlı ve ikamet ettiği evin üzerine haciz şerhi konduğunu, bu durumu E-Devlet üzerinden sorgulama yaparken gördüğünü, başkaca herhangi bir taşınmazının bulunmadığını, 6183 sayılı yasada kanuni temsilcilerin sorumluluğu hakkında kamu alacağının ödenmediği takdirde kimlerin sorumlu olacağının açık bir şekilde yazılı olduğunu, şirket yönetiminde kanuni temsilciliğine ilişkin yetkili imzası bulunmadığından prim borçlarının tahsiline yönelik yapılan işlemler sonucunda taşınmazın tapu kaydı üzerine konan haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.01.2023 tarihli ilamında, "...Eldeki davada Mahkemece ödeme emri tebliğ edilmediğinden davanın kabulü yönünde verilen karar hatalıdır. 6183 sayılı Kanun'un 13. vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati haczin şartları değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2024 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ihtiyati haciz şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. 1. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, Mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK) 2. 6183 sayılı Kanun'un "İhtiyati Haciz" başlıklı 13. maddesinde; "İhtiyati haciz aşağıdaki hallerden herhangi birinin mevcudiyeti takdirinde hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun karariyle, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunur: 1) 9. madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise, 2) Borçlunun belli ikametgahı yoksa, 3) Borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa, 4) Borçludan teminat gösterilmesi istendiği halde belli müddette teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul edilmemişse, 5) Mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa, 6) Hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil dolayısiyle amme davası açılmış ise, 7) İptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu kanunun 27, 29, 30. maddelerinin tatbikını icabettiren haller varsa." hükmü yer almaktadır. 3. İnceleme konusu eldeki dosyada, Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davalı Kurum tarafından, davacının 1/2 hissesine sahip bulunduğu taşınmazın kaydına dava dışı şirketin Yönetim Kurulu üyesi olmasından bahisle şirketin prim borçları nedeniyle ihtiyati haciz şerhi işlenmiş ise de 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesinde ihtiyati haciz koşulları açıkça sayılmak suretiyle belirtilmiş olup mevcut durumda ihtiyati haciz şartlarının hiçbirinin oluşmadığı gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.