T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1151 KARAR NO : 2026/657 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI : 2024/278 E - 2024/649 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1151 KARAR NO : 2026/657 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2024 NUMARASI : 2024/278 E - 2024/649 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 09/03/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında aracın tamir ettirilmesinden kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, davalının müvekkiline bu ticari ilişki sebebiyle 186.270,00 TL borçlu olduğunu, ancak borcunu ödemediğini, bu nedenle Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 186.270,00 TL lik fatura için icra takibi başlatıldığını, , alacağın takip öncesi işlemiş faiziyle birlikte 187.624,29 TL olduğunu, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyanla ,davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının neye ilişkin olduğu bile belli olmayan faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, faturanın yasal süresi içerisinde iade edildiğini, müvekkilinin gümrükten direksiyon tarafı sağ tarafta olan araç satın aldığını, müvekkilinin aracını direksiyon kısmının Türkiye şartlarına uygun hale getirilmesi için davacı şirkete teslim edildiğini ve yapılacak işleme ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme gereğince davacının aracı 25 gün içerisinde teslim edeceğini bildirdiğini, müvekkilinin kendisinden istenen paranın bir kısmını ödediğini, bir süre sonra müvekkilinin aranarak aracın motorunun arızalı olduğunu ve değişmesi gerektiğini bunun için de 120.000 TL ödemesi durumunda motor değişiminin de yapılacağını belirttiğini, bunun üzerine müvekkilinin ödemeyi yaptığını, müvekkilinin uzun süre aracını teslim alamadığını, yaptığı aramalara cevap alamadığını, aradan geçen zaman üzerine müvekkilinin aranarak aracını almasını söylendiğini araç teslim alındığında aracın hala arızalı olduğunu ve anlaşılan bedel üzerinden 50.000 TL daha fazla ücret talep edildiğini beyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece ; " Her ne kadar davalı gerçek kişi tacir ise de dava konusu aracın ticari nitelikte olmaması ve hususi kullanım amacıyla alınmış olması; dava konusu aracın davalının ticari işletmesiyle ilgili olmadığının anlaşılması karşısında huzurda görülen davanın nispi ticari dava olarak kabulü mümkün olmadığından uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemez. Davalının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici sıfatını haiz olduğu anlaşıldığından dava konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde ve aynı kanunun 73. maddesi gereğince Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. " şeklindeki gerekçe ile ; " Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna" şeklinde hüküm kurulmuştur. Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin de kararında belirttiği üzere müvekkilinin işbu yargılamaya konu olayda tacir sıfatında olmadığı, emsal nitelikteki Yargıtay 20.Hukuk Dairesi E.2017/7894 K.2017/ 6581 T.20.09.2017,''bu sebeple ... İcra Müdürlüğü'nün 2014/1943 Sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak takip başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, söz konusu sebeplerle itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Her ne kadar, davacı taraf ticari şirket olsa da; davalının tacir olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında kalmadığı, itirazın iptali istemine dair olduğundan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır.'' denildiği, yargılama konusu olay yönünden de bahsedilen Yargıtay kararı ve kanun maddeleri de göz önüne alındığında Asliye Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiği, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı, fakat somut olayda Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin Bakırköy Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kararı " vardiği,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. ...nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava , davalıya ait dava konusu aracın tamirat bedelinin ödenmediği iddiası ile yapılan takipte borca itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davacının dava konusu ... marka, 2008 model, ... DT motor numaralı, arazi aracını, 18/09/2023 tarihinde İzmir Gümrük Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nden ihale yolu ile satın aldığı, aracın trafik tescil kaydının henüz yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı gerçek kişinin tacir olup olmadığının araştırılması için ilgili kurumlara müzekkereler yazılmış olup, verilen müzekkere cevaplarında davalının birinci sınıf tacir olduğu ve servis taşımacılığı işiyle iştigal ettiğinin bildirildiği görülmüştür. Dava konusu aracın , ticari niteliğinin bulunmadığı; söz konusu aracın müvekkilinin ailesinin kullanımı için alındığı hususu da davalı vekilince beyan edilmiştir. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Somut olayda ,davanın nisbi ticari dava olmadığı ,aracın ticari araç olmadığı ve davalının 6502 sayılı yasa kapsamında tüketici sıfatını haiz olduğu,taraflar arasında tüketici işlemi bulunduğu anlaşıldığından dava konusu uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde ve aynı kanunun 73. maddesi gereğince Tüketici Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/03/2026