10. Hukuk Dairesi 2024/4218 E. , 2024/5018 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1413 E., 2023/1456 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/75 E., 2022/364 K. Taraflar arasındaki 4/a sigorta başlangıcının tespiti olmadığı takdirde 1479 sayılı Esnaf Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4218 E. , 2024/5018 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1413 E., 2023/1456 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/75 E., 2022/364 K. Taraflar arasındaki 4/a sigorta başlangıcının tespiti olmadığı takdirde 1479 sayılı Esnaf Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, emeklilik işlemlerinin başlatılması için başvurulduğunu, kurum tarafından talebinin reddedildiğini, kurum tarafından verilen cevapta ilk işe giriş tarihinin 01.10.2003 olduğu, doğum tarihinin 01.01.1970 olduğunu, emekli olabilmesi için 60 yaş 7000 gün prim ödeme şartının yerine getirmesi gerektiğini, tescil tarihinin hizmetin çıraklık olarak geçtiğinden ilk işe giriş olarak kabul edilmeyip, bağkur tesciline göre emeklilik koşullarının belirlendiğinin bildirildiğini, davacının 1985 yılı Şubat ayında ... Namal'a ait işyerinde hizmet akdinin unsurlarını içerir şekilde fiilen bir işçinin yapabileceği her işi yapmak suretiyle asgari ücret alarak, tam mesaili çalışmaya başladığını, çıraklık yasasının çıkması ile işvererinin "ustalık belgen olsun, git okula kaydını yaptır" talimatı ile, Serik Merkezi Eğitim Müdürlüğüne kaydedildiğini ve davacının 01.11.1986 tarihinde işe giriş kaydının yapıldığını, davacının çırak olarak değil normal çalışan sıfatıyla sigorta başlangıcı olmasına rağmen kurum tarafından sigortanın çıraklık yaptığı dönemde yatırılmış olduğu gerekçesiyle emeklilik işlemleri başlatılmadığını, davacının Serik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına 6203 üye kayıt numarası ile 15.06.1993 tarihinde 5510 sayılı Kanun'un 4/b-1,2,3 maddesine göre kayıt yaptırıldığını, davacının bu anılan kanun kapsamında sigortalı sayıldığını, davalı kurumca bu durumda göz ardı edilerek davacının işe giriş tarihi 01.10.2003 olarak değerlendirildiğini ileri sürerek; davacının 01.11.986 tarihinde sigorta prim ödemesinin gerçek çalışan olarak ödendiğinin tespiti ve tesciline, bu mümkün olmaz ise davacının oda kaydına istinaden 15.06.1993 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, görev ve yetki itirazında bulunduğunu, davalı ...'nin kurum nezdinde 7112250120 ve 1431918081 sicil numaralı dosyaları bulunduğunu, 7112250120 sicil numaralı dosyası; 16/09/2003 tarihli başvurusuna istinaden 01.10.2003 tarihinden tescili yapılarak 06.12.2010 ( ziraat odası terk tarihi ) tarihine kadar , 1431918081 sicil numaralı dosyası; vergi kaydından dolayı 07.12.2010 - 29.12.2020 tarihleri arasında 4-1/b kapsamında bulunduğunu, adı geçen davalı sigortalının dava dilekçesinin ekinde yer alan sigortalılık belgesinde 01.02.1993 - 30.08.1994 tarihleri arası Serik Vergi dairesine, 15.06.1993 - 10.07.2003 tarihleri arası Serik Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, 11.06.1993 tarihinden devam eden Esnaf Sicil Memurluğuna kaydı bulunduğunu, bunun yanı sıra 5510 sayılı Kanun'un 4-1/b kapsamında oldukları halde tescilini yaptırmayanların hak ve yükümlülükleri 01.10.2008 tarihinde başlayacağının hüküm altına alındığından belirtilen madde hükümlerine göre sigortalının geriye dönük tescil işlemin yapılmasına imkan bulunmadığını, davacı sigortalı, Kuruma kanunda belirlenen sürede başvurmadığını, kendi kusuru sonucu müvekkil kurumun emeklilik işlemlerini başlatmaması nedeniyle davacı tarafından açılan işbu davanın reddi gerektiğini, bunun yanında 5510 sayılı Kanun madde 5/1-b'ye göre aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında, iş kazası ve meslek hastalığıyla, hastalık sigortası hükümleri uygulanmakta olup bu kişiler SSK (4/1-a) kapsamında sigortalı sayılmakta ise de, staj ve çıraklık süreleri emeklilik hesabında dikkate alınmadığını ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur. davacının işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, Kurumun feri müdahil olduğunu, Kurum kayıtları resmi kayıt niteliğinde olduğunu, aksinin de aynı güçte deliller ile ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından, "...Dava dışı "... Namal" işyeri unvanı işyerinden verilmiş dönem bordrolarında çırak olarak verildiği anlaşılmaktadır. 01.01.1970 doğumlu olan davacının işe giriş bildirgesi verildiği tarihte (01.11.1986) 16 yaşında olduğu görülmüştür. Bu nedenle çırak olarak görev yapan davacının uzun vadeli sigorta kollarında sigortalılığının kabulü mümkün olmadığından, davacının sigortalı işe giriş tarihinin 01.11.1986 olması yönündeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir... Davacının dava konusu dönemde herhangi bir sigortalılık kayıt ve tescili bulunmadığı gibi 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 veya 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddeleri kapsamında herhangi bir borçlanma talebi bulunmamaktadır...." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve kanuna aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata aykırı bulunduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan ve 05.07.1977 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 05.06.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununa göre, çıraklar teorik ve pratik eğitime tabi tutulurlar. Davacı ile işveren arasındaki ilişkinin niteliği belirlenirken, başka bir ifade ile, davacının belirtilen devrede çırak olup-olmadığına karar verilirken, çalışma ilişkisine bakılarak karar verilmelidir. Gerçekten de çıraklık sözleşmesinde, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma olgusu değil, sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir. Çırak, işyerinde üretimle ilgili çalışmalara bilfiil katılıyor, meslek ve sanat eğitimi arka planda tutuluyorsa, bu durumda çıraklık ilişkisinden söz edilemeyecektir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Davacının 01.11.1986 tarihinde 16 yaşında olduğu, işe giriş bildirgesinin kuruma çırak olarak verildiği, uzun vadeli sigorta kollarında sigortalılığının bulunmadığı anlaşılmakla, bu yöndeki talebin reddi yerindedir. Davacının diğer talebi yönünden yapılan değerlendirmede de davacının dava konusu dönemde herhangi bir sigortalılık kayıt ve tescilinin bulunmadığı, 1479 sayılı kanunun geçici 18 veya 5510 sayılı kanunun geçici 8 inci maddeleri kapsamında herhangi bir borçlanma talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla, davacının talebini reddeden kurum işlemi ve ilk derece mahkemesi kararı yerindedir...." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4/a sigorta başlangıcının tespiti olmadığı takdirde 1479 sayılı Esnaf Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 3/II-B, 6 ncı, 108 inci, 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu'nun 4 üncü, 5 inci,16 ncı maddesi, 3308 sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu'nun 10 uncu maddesi, 14 üncü maddesi, Geçici 4 üncü maddesi,1479 sayılı Kanun'un geçici 18 inci, 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.