Başvuru, adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, adli yardım talebinin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 5/12/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. İkinci Bölüm tarafından 24/2/2021 tarihinde yapılan toplantıda, niteliği itibarıyla Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görüldüğünden başvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvuru Tarihinden Önceki Süreç Ş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.ne ait Y.K. isimli işyerinde çalışırken 7/7/2015 tarihinde geçirdiği iş kazasında başvurucunun bir parmağı kopmuştur. Başvurucu 16/5/2017 tarihinde Batman İş Mahkemesinde (Mahkeme) işveren aleyhine tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, parmağının kopması nedeniyle sakat kaldığını ve uzun süredir tedavi gördüğünü belirterek meydana gelen olayda işverenin tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş; 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvurucu ayrıca dava harcı ve yargılama giderlerini karşılama imkânı olmadığını belirterek adli yardım talep etmiştir. Başvurucu, harç ve gider avansını ödeme gücünün bulunmadığını ispat etmek için dava dilekçesi ekinde muhtarlıktan alınan fakirlik belgesini sunmuştur. Mahkeme 16/5/2017 tarihli tensip ara kararında, talebi o aşamada reddederek başvurucunun ekonomik durumunun araştırılmasına karar vermiştir. Mahkeme 2/10/2017 tarihli duruşmadaki ara kararında başvurucunun kendisini vekil ile temsil ettirdiğini, yargılama giderlerini karşılaması nedeniyle maddi sıkıntıya düşeceği hususunu ispatlayamadığını belirterek adli yardım talebini reddetmiş ve başvurucuya dosya kapsamında tespit edilen yargılama giderini yatırmasını, aksi takdirde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddedileceğini ihtar etmiştir. Adli yardım talebinin reddine ilişkin gerekçenin ilgili kısmı şöyledir:"... muhtarlıkça tanzim edilen ve dosyaya sunulan fakirlik kağıdına göre yoksul olması adli yardımdan yararlanması gerektiği anlamına gelmeyeceği, davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği dolayısıyla mevcut yargılama sebebiyle, yapmak zorunda kaldığı giderlerden ötürü önemli ölçüde maddî sıkıntıya düşeceğinin somutlaşmadığı, diğer yandan adli yardım müessesinin geniş yorumlanmasının özellikle iş yargılaması açısından hazineye büyük külfet getireceği, bu nedenle davacı adına düzenlenmiş fakirlik kağıdı sunulmuş ise de; Emniyet, Belediye, İhtiyar Heyetleri veya muhtarlıklarca verilecek fakirlik kağıtları ve sosyal ekonomik durum raporları günümüzde yeterli ispat aracı olma özelliklerini yitirdiklerinden 1086 sayılı kanunla sunumlarının kaldırıldığı anlaşıldığından ve mali durumunun ispatı bakımından hakimde kanaat uyandırmaya elverişli belgelerden olmadığından ve bu tür belgelerinden de davacı vekilince sunulmadığından adli yardım talebinin reddine dair İtiraz incelemesinin Batman 2 İş Mahkemesince kabil olmak üzere karar verildi." Başvurucu vekili 31/10/2017 tarihli dilekçesinde; hâkimin subjektif görüşü ile adli yardım talebini reddettiğini, hangi belgelerin geçerli olduğunun belirtilmesi hâlinde o belgeyi temin edebileceğini, başvurucunun avukat ile temsil edilmesinin avukata ücret ödediği anlamını taşımadığını zira sonuç bazlı sözleşme yapıldığını, başvurucunun iş kazası geçirerek malul olması nedeniyle çalışacak durumda olmadığını, yalnızca 110 TL iş göremezlik geliri bulunduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. İtirazında Anayasa Mahkemesinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına da yer vermiştir. İtirazı inceleyen Batman İş Mahkemesi 6/11/2017 tarihli kararıyla itirazı reddetmiştir. Gerekçede başvurucunun sosyal ve ekonomik durumu, dosyaya yansıyan bilgiler, ailenin ekonomik durumu, davacının herhangi bir belge sunmadığı dikkate alındığında davacının bu dava sebebiyle yapacağı giderlerden dolayı kendisinin ve ailesinin geçimini önemli derecede zor duruma düşürmeyeceğinin anlaşıldığı ifade edilmiştir. Ret kararı 20/11/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 5/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvuru Tarihinden Sonraki Süreç Mahkeme 15/2/2018 tarihli duruşmada yargılama giderini yatırması için başvurucuya bir haftalık kesin süre vermiştir. Başvurucu gerekli yargılama harç ve masraflarını (468,48 TL) 21/2/2018 tarihinde dosya kapsamında yatırmıştır. Yargılama devam etmekte olup başvurucunun duruşması 9/12/2021 tarihine bırakılmıştır. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:''Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.'' 6100 sayılı Kanun'un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir: "Adli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir.Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır." 6100 sayılı Kanun'un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:"Mahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir. Ancak, talep hâlinde inceleme duruşmalı olarak yapılır. Adli yardım taleplerinin reddine ilişkin mahkeme kararlarında sunulan bilgi ve belgelerin kabul edilmeme sebebi açıkça belirtilir.Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe vermek suretiyle itiraz edilebilir. Kararına itiraz edilen mahkeme, itirazı incelemesi için dosyayı o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde adli yardım talebi yapılan hukuk mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise aynı işlere bakmakla görevli en yakın mahkemeye gönderir. İtiraz incelemesi neticesinde verilen karar kesindir. Adli yardım talebi reddedilirse, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanılarak tekrar talepte bulunulabilir." 6100 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması hâlinde, uygun görülürse yargılama giderlerinin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitler hâlinde ödenmesine karar verilebilir."