10. Hukuk Dairesi 2025/16978 E. , 2026/1718 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2278 E., 2024/276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/168 E., 2024/324 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilin…
10. Hukuk Dairesi 2025/16978 E. , 2026/1718 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2278 E., 2024/276 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/168 E., 2024/324 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'nın sigortasız olarak davalı iş yerinde çalışırken, 04.04.2018 tarihinde iş kazası geçirdiği ve sakat kaldığı, işverenlerin iş güvenliği önlemlerini almadığından kusurlu olduğu davacının kazadan sonra iki ay hiçbir işte çalışmadığı, maddi ve manevi zarara uğradığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep ettiği, davacı vekilinin 05.12.2018 tarihli dilekçesi maddi tazminat taleplerinin geçici iş göremezlik için 400,00 TL, sürekli iş göremezlik için 400,00 TL hastane ve tedavi masrafları için 200,00 TL olduğu belirtilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kabul edilmediği, kazanın, kazalının ağır kusuru ile meydana geldiği, olayda işverenin kusurunun bulunmadığı talep edilen tazminatların fahiş olduğu beyanı ile davanın reddi talep edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar .... Şti. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket yetkilisi davalı ... yönünden husumet itirazlarının mahkemece incelenmediğine, bilirkişi raporunda davalı ...'ya %3, diğer işçi ...'a ise %2 kusur oranı atfedildiğini, bu kusur oranlarının nasıl belirlendiği ve hangi delillere dayandırıldığının bilirkişi raporunda açıkça belirtilmediğini, bilirkişi raporunun kusur oranlarının belirlenmesine ilişkin gerekçesinin açık ve net bir şekilde sunulmamasını, müvekkilin savunma hakkını kısıtladığını, denetime elverişli olmayan kusur bilirkişi raporu ile kurulan hükmün hatalı olup kararın kaldırılmasının icap ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kusur tespiti gerekçesi olarak ceza yargılamasında verilen ve kesinleşmiş olan cezaların gösterildiğini, bu hususta bilirkişilerin tek gerekçesinin ceza yargılaması olmasının hukuken hatalı olacağını, zira yerel mahkemeler tarafından verilen adli para cezaları, üst mahkeme yolu kapalı kesin kararlar olduğunu, bu nedenle davalılar aleyhine verilen adli para cezalarına ilişkin herhangi bir itiraz hakları bulunmadığını, bununla birlikte bilirkişiler tarafından davalılara atfedilen %2-3'lük kusur oranlarının gerekçesinin açıkça belirtilmediğini, bu oranların somut olaya ve delillere dayanılarak nasıl belirlendiği hususunda herhangi bir açıklama sunulmadığını, bu durumun bilirkişi raporunun keyfiliğe dayandığını gösterdiğini, güncellikten uzak, taraflı ve özensiz bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerekirken itirazlarımız doğrultusunda dosya konusunda uzman bir heyete tevdii edilmediğini, bilirkişi raporunun aynı zamanda yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçeye ihtiva etmesi gerektiğini, davanın konusu iş kazasının sebebinin davacının şahsi kusuru olduğunun açıkça görüldüğünü, çalışır vaziyette olan bir makinenin üzerine elini koymaması gerektiğini, işçinin temel eğitim ve talimatları kapsamında olsa bile, kendisine açıkça izah edilmesi gerektiğini, en temel ve basit özen yükümlülüğüne aykırı davranan davacıya %15 gibi oldukça düşük bir oranda kusur atfedilirken, davalıya %80 gibi fahiş bir oranda kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, yapılan değerlendirmenin bu yönü ile de hatalı olup kararın kaldırılması gerektiğini, bir işçinin robotun rayına elini koymamasını, hem iş güvenliği kurallarının hem de genel sağduyunun bir gereği olduğunu, bu nedenle davacının bu eylemi gerçekleştirmesi için özel bir uyarıya veya talimata gerek olmadığını, davacı işçinin kendisinden beklenen en basit dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu ihmalkârlık, kaza mahallindeki risklerin artmasına ve kazanın davacı işçinin kusuruyla meydana gelmesine yol açtığını, yüzlerce çalışanı barındıran bir şirkette, iş kazası ile ilgili olarak şirket yönetim kurulu başkanının sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, davalı ...'nun, iş insanı sıfatıyla iş güvenliği ve iş sağlığı alanlarında herhangi bir uzmanlığa sahip olmadığını, fiili olarak da davacı işçinin kusuru hasebiyle kaçınılmaz olan kazanın mahallinde bulunmadığı ve kaza ile doğrudan bir ilgisi olmadığı halde, davacı işçinin şahsi kusuruyla meydana gelen kazadan dolayı kendisine kusur atfedilmesine itiraz ettiklerini, Mahkemenin bu hususu hiç bir şekilde değerlendirmediğini, hukuken bilirkişi raporlarının objektif, tarafsız ve bilimsel yöntemlere uygun olarak hazırlanması ve güncel yasal düzenlemelere ve yargıtay kararlarına uygun içtihatlara dayandırılmasının zorunlu olduğunu, bu bağlamda söz konusu kusur raporunda kullanılan 1975, 19 84... tarihli yargıtay içtihatlarının güncelliğini yitirdiğini, bu nedenle bu içtihatların kopyala-yapıştır şeklinde kullanılması, raporun bilimsel ve objektif bir değerlendirme içermediğini açıkça gösterdiğini, buna karşın yerel mahkemenin bu raporlar ile hüküm kurmuş olduğundan kararın kaldırılmasını talep ettiklerini, Davalı ... hakkında husumet yönünden red kararı verilmesi gerektiğini, davalının dosya kapsamında sadece %3 kusur oranı olduğu tespit edilmişken %100'ü üzerinden müşterek-müteselsil sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacının gelir düzeyi ve iyileşme ihtimalleri değerlendirilmeden yapılan hesaplamaların hatıl olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının da yüksek olup her iki yönden de kararın kaldırılmasını talep etiklerini beyanla, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dosya kapsamına, mevcut delil durumuna ve yukarıda belirtilen ölçütlere göre yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, ..." gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalılar vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR : Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davalılar vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.