12. Ceza Dairesi 2022/7981 E. , 2023/4116 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/200 E., 2015/327 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet - düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi …
**12. Ceza Dairesi 2022/7981 E. , 2023/4116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/200 E., 2015/327 K. SUÇLAR : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet - düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama - Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası (5271 sayılı Kanun) gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanık ...'nin süresi geçtikten sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2013/200 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine ve 10 ay süre ile inşaat mühendisliği mesleği yapmaktan yasaklanmasına; sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin dördüncü fıkrasının atfıyla birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereğince 15.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine; sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise görevi kötüye kullanma suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 102 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir. 2. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 06.06.2022 tarihli, 2020/11259 Esas, 2022/4378 Karar sayılı kararı ile; "Gerekçeli kararın, 16.12.2013 tarihinde hakkında katılma kararı verilen katılan ... vekili Av. ...'a tebliğ edildiğine ilişkin belgeye dosya içerisinde rastlanılmadığı anlaşıldığından, gerekçeli kararın katılan vekiline tebliğ edilmişse tebliğe ilişkin belgenin, tebliğ yapılmamış olması halinde ise usulüne uygun tebligat yapılıp tebliğ belgesinin, verilmesi halinde temyiz dilekçesinin ve temyiz istemine ilişkin düzenlenecek ek tebliğnamenin gönderilmesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere..." gerekçeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2020 tarihli ve 2016/194323 sayılı hükümlerin onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar ..., ... ve ... Müdafinin Temyiz Sebepleri 1.Görevi kötüye kullanma suçundan ..., ... hakkında verilen düşme hükümlerine ilişkin somut neden içermeyen temyiz sebebi, 2.Sanık ...'ın atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, 3.Sanık ...'ın sorumluluğu bulunmadığına, sanığın fenni mesul ile anlaştığına, fenni mesulün sorumluluğu bulunduğuna, 4.Sanık ... hakkında tayin edilen cezaya ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ...'nin Temyiz Sebepleri 1.Eksik inceleme ile yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine, lehe hükümlerin ihlal edildiğine, sorumluluğu bulunmadığına, asıl mesulün sanık ...'in yakın akrabası olan ... kendisinin hatıra binaen fenni mesullüğü üstlendiğine, 2.Binanın yapı kullanma izin belgesi bulunmadığı halde kanunsuz olarak binaya elektrik ve su, kanalizasyon hizmetleri verildiğine, binanın kaçak yapı olduğuna, 3. Ruhsatın kanunen geçersiz olduğuna, kanunen hükmünü yitirmiş olan ruhsat belgesini imzaladığından dolayı sorumlu tutulmaması gerektiğine, 4.Eksik ve yetersiz yönetmeliklere dayanarak yapılmış olan binanın yetersizliğinden tarafının kusurlu kabul edilemeyeceğine, İlişkindir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri "...1-Söz konusu dava dosyasında sanıklar ..., ... ve ...'nun üzerilerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunun vasfının değişerek adı geçen sanıkların üzerilerine atılı suçun görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağından bahisle haklarında 765 sayılı yasanın 228/1, TCK 102/4, 104/2 maddeleri gereğince CMK'nın 223/8 maddesi gereğince düşme kararı verilmiştir. Bu karar usul ve yasaya uygun değildir zira; gerek soruşturma aşamasında gerek kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda; deprem sonucu yıkılan Vural Apartmanı için statik hesap raporu ile tesisat projesi ve sorumlusu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiğinin, söz konusu hususlar olmadan ruhsat veren, ruhsat süresi dolduğu halde ruhsatı yenilemeden yapı kullanma izin belgesi düzenleyen bu hususta üzerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen yukarıda isimleri belirtili Belediye görevlilerinin meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumluluk yoluna gidilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle Mahkemenin meydana gelen ölüm olayı ile adın geçen sanıkların yapmış oldukları işlemler arasında nedensellik bağının bulunmadığı görüşüne iştirak etmek mümkün değildir. Görevi kötüye kullanma suçu kasten işlenen suçlardan iken sanıkların üzerilerine atılı 85/2 maddesinde düzenlenen suç taksirli suçlardandır. Sanık savunmaları ve somut olayın gelişimi bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanıkların kasten görevlerini ihmal etmelerinden ziyade üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek üzerine atılı suçu işledikleri anlaşılmıştır. Somut olarak ölüm olayının meydana gelmesi de nazara alındığında sanıkların meydana gelen ölüm nedeniyle taksirle ölüme neden olmak suçundan cezalandırılmaları gerekir. Bu nedenle suç vasfının değiştiğinden bahisle zaman aşımı gereğince düşme kararı verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. 2-Mahkemenin kabulü halinde de sanıklar ...ve ... hakkında TCK'nın 85/2 maddesi uyarınca adli para cezasına mahkumiyet kararı verilmiş, diğer sanıklar hakkında ise CMK 223/8 maddesi gereğince düşme kararı verilmesine karşın söz konusu kararda herhangi bir isim belirtmeden yargılama giderlerinin sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verildiği belirtilmiştir. Haklarında düşme kararı verilen sanıklar açısından yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken, dosya kapsamındaki yargılama giderlerinin toplanarak sanıklardan eşit olarak tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir..." gerekçelerine ilişkin olup, o yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... hakkında sadece yargılama giderlerine ilişkin olarak temyiz başvurusunda bulunduğu, sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz başvurusunda bulunduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Camikebir Mahallesinde bulunan Vural Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu üç kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, bina sahibi ve müteahhidinin sanık ..., inşaatın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen inşaat mühendisinin (fenni mesul) sanık ..., yapı ruhsatını düzenleyen, kontrol eden ve onaylayan belediye görevlilerinin ..., ... ve ... olduğu anlaşılmaktadır. 2.Olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine 29.10.2011 tarihli olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere, inşaat mühendisi bilirkişiler tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.11.2011 tarihli raporun hazırlandığı, bu raporda binanın tamamen çöktüğü ve arama kurtarma çalışmaları nedeniyle de enkazının etrafa dağıtıldığı gözlemlenmiş olup kullanıcılar ve yöre sakinlerinin beyanlarına göre zemin+4 katlı olduğunun tespit edildiği; 18.12.2011 tarihinde olay yerinde zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, Vural Apartmanına ait yapı ruhsatının ve eklerinin bulunduğu evrakların ... Belediye Başkanlığından temin edildiği, 22.10.1999 tarihli ve 19.01.1998 tarihli yapı ruhsatları,tapu senedi fotokopisi, imar çapı, ... tarafından ... Belediye Başkanlığına hitaben yazılan yapı izni için verdiği 20.05.1997 tarihli dilekçesi, üzerinde ... yazılı elektrik tatbikat projesi, imzasız mimari ve statik projeler bulunduğu belirlenmiştir. 3.Soruşturma aşamasında binanın proje, yapım ve bitim aşamasındaki sorumluların isimlerinin açık bir şekilde tespiti amacıyla 29.08.2012 tarihinde belediye dosyasının şehir plancısı ve inşaat mühendisi olan iki bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişilerce hazırlanan 10.09.2012 tarihli raporda, sorumluların isimlerinin açık bir şekilde tespitinin yapıldığı, buna göre; yapı sahibinin ve müteahhidinin ... olduğunun, teknik uygulama sorumlusunun inşaat mühendisi olan ...olduğunun, yapı ruhsatını düzenleyen, kontrol eden ve onaylayan belediye görevlilerinin sırasıyla fen memuru ..., fen işleri müdür vekili ..., belediye görevlisinin belediye fen işleri müdür vekili ... belirtildiği görülmektedir. 4.... Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan Temmuz 2012 tarihli Bilirkişi Heyeti raporu ile 15.09.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda; "...Van ili, ... Ilçesi'nde bulunan Vural Apartmanı hakkında dosya üzerinden yapılan incelemeler, deneysel çalışmalar, araştırmalar ve üç boyutlu analizler neticesinde 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre elde edilen sonuçlar aşağıda verilmektedir. Analizler öncesi Elde Edilen Sonuçlar: •Binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 20.05.1997 tarihli yapı ruhsatı istek dilekçesi, 22.10.1999 tarih ve 99/184 numaralı yapı ruhsatı, gerekli muvafakat yazılan ve noter evraklarından binanın projelerinin 1997 yılı ye/veya sonrasında inşa edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında apartmana ait mimari, statik ve elektrik tesisat projeleri mevcut olup, zemin etüt raporu bulunmamaktadır. Ayrıca statik hesap raporları da mevcut değildir. •Vural Apartmanı yapım yılına göre 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girmektedir. •14.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın taşıyıcı sistemi betonarme olup, zemin ve 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluşmaktadır. 22.10.1999 tarihli yapı ruhsatına göre bina, dükkân olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluşmaktadır. Mimari projeden ise binanın zemin ve 4 normal kat olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu görülmektedir. Dosya kapsamında binaya ait yapı ruhsatında belirtilen zemin kat yüksekliği mimari ve statik projeler ile uyumlu olmayıp» normal kat yükseklikleri birbirleriyle uyumludur. •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin "7.2 Genel Kurallar" bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verilmektedir, Vural Apartmanıma ait statik projede malzeme ve donatı sınıfı belirtilmemiştir. Ayrıca binaya ait hesap raporları mevcut değildir. Vural Apartmanına ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basıııç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 8.67N/mm2 olarak elde edilmiştir. Karot basınç dayanımları 5.94- 10.19N/mm2 arasında değişmektedir. Bu, bahis konusu binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına gelmektedir. Elde edilen ortalama basmç dayanımı, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan Cl6'y» sağlamamaktadır. Ayrıca, yönetmeliğin "7.2.5. Malzeme Dayanımları" Bölümünde birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresi bulunmaktadır. •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin "7.7.4 Kolon Enine Donatı Koşulları" bölümünde kolon sarılma bölgeleri, kolon orta bölgeleri ve koJon-kiriş birleşim bölgeleri İçin dikkate alınması gereken uzunluklar, bu bölgelerdeki etriye yüzdesi, çap ve aralıkları hakkında bilgiler verilmektedir. Vural Apartmanı için hazırlanan ön inceleme ve bilirkişi raporları île dosya Üzerinden yapılan incelemelerden etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler gözükmektedir. •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, Vural Apartmanı taşıyıcı sistemi düzenli yapılar sınıfına girmektedir. •1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre bina önem katsayısı 1 dir. •Dosyadaki belgeler incelendiğinde, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu görülmektedir. Ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar vardır. •Dosyada sunulan belgelerden zemin sınıf Z3, deprem bölgesi 1. derece olarak belirlenmiştir, •Parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregalar mevcuttur. •Çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyi sonucunda bahis konusu çelik donatı çubuklarından Q8 ve Q14 lük donan çubuklarının ilgili standardın S220 için öngördüğü kriterleri sağladıkları, Q12 ve Q 16 lık donatı çubuklarının ise ilgili standardın S220 için öngördüğü minimum kopma-uzama kriterini sağlamadıkları belirlenmiştir. Analizler Sonrasında Elde Edilen Sonuçlar: •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Zemin Kat kolonlarının kesit ve donan alanı açısından %47 'sinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Zemin Kat kirişlerinin kesit ve donatı alan açısından %8'inin yetersiz olduğu belirlenmiştir. Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda Zemin Kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından %3 ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 1. Normal Kat kolonlarının kesit ve donaö alanı açısından %13'ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 1. Normal Kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından %5'inin yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 1. Normal Kat döşemelerinin kesit ve donatı alan açısından %3'ûnün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 2. Normal Kat kolonlannın kesit ve donatı alan açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 2, Normal Kat kirişlerinin kesit ve donatı alan açısından %4'ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 2. Normal Kat döşemelerinin kesit ve donatı alan açısından %3 ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 3. Normal Kat kolonlarının kesit ve donatı alanı açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 3. Normal Kat kirişlerinin kesit ve donatı alan açısından %2'sinin yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 3. Normal Kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından %3 'ünün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 4. Normal Kat kolonlarının kesit ve donatı alan açısından yeterli olduğu belirlenmiştir. Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 4. Normal Kat kirişlerinin kesit ve donatı alan açısından % 1'inin yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda 4. Normal Kat döşemelerinin kesit ve donatı alanı açısından %3' nün yetersiz olduğu belirlenmiştir. •Tüm katlara ait röleveler elde edilemediğinden binanın mevcut durumuna ait analizler gerçekleştirilememiştir. •Soruşturma dosyası kapsamında gönderilen numuneler, deneylerde kullanıldığından iade edilememiştir. Sonuç olarak, soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve İş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı görülmüştür..." şeklinde görüş bildirilmiştir. 5. İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü soruşturma aşamasında belediye görevlileri olan sanıklar ..., ... ve ... hakkında yaptığı ön inceleme sonucunda aldığı 11/02/2013 tarihli 2013/71 sayılı kararında, sanıklar hakkında soruşturma izni verdiği, ancak karara itiraz edildiği, Danıştay 1. Dairesinin 05.06.2013 tarihli, 2013/770- 2013/772 sayılı kararı ile itirazların reddine karar verildiği görülmektedir. 6. Yargılama aşamasında alınan 22/07/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda: "Soruşturma kapsamında yapılan detaylı bilirkişi incelemeleri neticesinde dava konusu depremde yakılan manolya Apartmanı'na ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklerle bilirkişi kurulumuzca da itibar edildiği, Bu kapsamda Murat Kazancı'nın yıkılan binanın mimari ve statik projesini çizdiği, aynı zamanda yapının fenni mesulü olduğ,u ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olayda sanık bakımından ihmali davranışının yol açabileceği sonuçları öngörebildiği bir halin varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, dolasıyla sanığın taksirinin bilinçli olmadığı, sanık ...'ın söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu, sanığın imalatında gerekli dikkat ve özeni göstermediği binanın yıkılabileceğini öngörmediği sonucuna varılması gerektiği dolayısıyla bina sahibi olan sanığın binanın yıkılmasından dolayı taksirinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, imar mevzuatına göre belediyelerin, ilgili tarihte, inşaatların ruhsata uygun bir şekilde yapılıp yapılmadığını denetleme görevlerinin 1580 sayılı belediye kanunu 15. Madde 79. Bendinde; " imar palanlarının yapımı ve uygulaması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirleri almak" olarak belirtildiği, ancak somut olayda Vural apartmanı için statik hesap ve raporu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiği tespit edilmiştir. Statik hesap ve raporu olmayan bina ile ilgili ruhsat veren, bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen ilgili belediye personeli ... (Belediye Fen İşleri Müdür V.) ... ( Belediye Başkan V.) VE ...'nun ( Belediye Fen Memuru) meydana gelen ölümler ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği, bu kişilerin somut olayda meydana gelecek neticeler öngörerek hareket ettiklerinden bahsetmek mümkün olmadığından bilinçsiz taksirle hareket ettiklerinin kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Buna göre, somut olayda meydana gelen neticeler bakımından birden fazla kişinin taksirli davranışlarının müessir olduğu ve bu nedenle sanıkların sorumluluklarının belirlenmesinde Türk Ceza Kanununun taksirli suçlarda şahsi sorumluluk esasını gerektiren " Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur, her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir." şeklindeki 22. Maddesinin beşinci fıkrasının göz ününde bulundurulması gerektiği, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. 7.Dosya kapsamındaki raporlara göre; Vural Apartmanının yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 20.05.1997 tarihli yapı ruhsatı istek dilekçesi, 22.10.1999 tarih ve 99/184 numaralı yapı ruhsatı, gerekli muvafakat yazılan ve noter evraklarından binanın projelerinin 1997 yılı ye/veya sonrasında inşa edildiği, apartmana ait mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinin mevcut olup, zemin etüt raporu ile statik hesap raporlarının bulunmadığı, Vural Apartmanı 1997 yılından sonra inşa edildiğinden 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, 22.10.1999 tarihli yapı ruhsatına göre bina, dükkân olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 3 normal olmak üzere toplam 4 kattan oluştuğu, mimari projeden ise binanın zemin ve 4 normal kat olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu, binaya ait yapı ruhsatında belirtilen zemin kat yüksekliği mimari ve statik projeler ile uyumlu olmayıp normal kat yüksekliklerinin birbirleriyle uyumlu olduğu, ancak söz konusu binada projelendirme, yapım ve İş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının belirlendiği görülmektedir. 8. Mahkemece taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine kararı verilen sanıklar ... ve ... hakkında; "...Sanıkların söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı. Yine dosya kapsamında bulunan 22/07/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporuna göre, sanıklar ... ve ...'ın meydana gelen olayda taksirli sorumluluğunun bulunduğu, sanıkların bu şekildeki davranışları neticesinde, taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla suçun kanunda kanuni tanımında belirtilen neticeyi öngörmeyerek gerçekleştirdiği, bu haliyle sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin Taksirle Birden Fazla Kişinin ölümüne neden olma suçunu oluşturduğu ve bu suçun da sübuta erdiği tam sonuç ve vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmakla..." gerekçeleri ile karar verildiği, görevi kötüye kullanma suçu kapsamında haklarında açılan kamu davalarının düşmesine karar verilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise; "...Her ne kadar sanıklar ..., ... ve ... hakkında Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan cezalandırılmaları istemi ile mahkememize kamu davası açılmış ise de, 3194 sayılı İmar Kanunun 28. Maddesinde yapının fenni mesüliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (Fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğunun, fenni mesulün, yapıyı ruhsat ve eklerine uygun olarak yaptırmaya, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye (idareye) bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği ayrıca bilirkişi raporunda bina yıkım nedeni olarak belirtilen teknik ve fenni eksikliklerin tespit edilip kontrol edilmesi, binanın depreme dayanıklı halde yapılıp yapılmadığının kontrol edilip tespit edilen eksikliklerin giderilmesini sağlama görevinin fenni mesüle ait olduğu ayriyeten binanın teknik ve fenni şartlara uygun yapılmasından bina müteahidinin ve yapı sahibinin de sorumlu bulunduğu böylelikle binanın fenni ve teknik şartlara göre yapılmasından binanın dayanıklı olup olmadığının kontrolünden yapı ruhsatında imzaları bulunan belediye görevlisi sanıkların doğrudan sorumluluğunun bulunmadığı, binanın deprem sonucu yıkılması ve depreme dayanaksız şekilde inşaa edilmesi ile sanıkların eylemleri arasında uygun nedensellik bağının (sebep- sonuç ilişkisinin) bulunmadığı, sanıklar hakkında yapılan ön inceleme raporunun sonuç kısmında da sanıkların 3194 sayılı kanunun 22. Maddesi uyarınca görevlerinin gereği olarak yapı ruhsatı düzenledikleri, inşaat aşamasındaki statik projelerin takibi ve depreme dayanıklılık yömünden denetimden yapı sahibi ve fenni mesulün sorumlu olduğunun tespit edildiği, Bilirkişi raporlarında, Belediye görevlilerinin (yapı ruhsatında isimleri bulunan) sorumlu olduğu tespit edilmiş ise de; sanıkların gerekli evrak ve raporları temin etmeden usulsüz olarak yapı ruhsatı düzenlemeleri ve diğer tespit edilen bu hususlarda ihmalleri olduğu kabul edilse dahi bu eylemlerinin binanın yıkılmasına ve taksirle öldürme suçuna sebebebiyet vermeyeceği, bu eylemlerle binanın çökmesi arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı sanıkların üzerilerine atılı söz konusu eylemlerin ruhsat tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı yasanın 228 Maddesi uyarınca görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suça ilişkin zamanaşımı süresinin 765 sayılı TCK nın 102/4 maddesi uyarınca 5 yıl olduğu ve isnat olunan görevi kötüye kullanma suçunun yapı ruhsatının 1999 yılında düzenlenmesi nedeniyle zaman aşımına uğradığı anlaşılmakla sanıklar hakkındaki kamu davasının CMK'nın 223/8 maddesi gereğince ayrı ayrı düşmesine..." gerekçeleri ile düşme kararları verildiği anlaşılmaktadır. 9. Ölenlere ait ölü muayene ve otopsi tutanakları, keşif zabıtları, yapıya ait krokiler, raporlar, ön inceleme raporu, fotoğraflar ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 10.Sanıkların yargılama aşamasında alınan ifadelerinde atılı suçlamaları kabul etmedikleri; Sanık ...'ın savunmasında; "Bu inşaata ben 1997 yılında başladım. ince işleri ile birlikte 2000 yılında bina tamamen bitti ve oturmaya başladık. ben bu inşaatın fenli mesulunu sanık ...'a verdim projesini o çizdi bu iş karşılığında kendisine o zamanı parası 70000 TL para vermiştim. arada sırada sanık ... gelip inşaatı denetliyordu. ayrıca hatırladığım kadarı ile ... Belediyesinden Haşim Çetinkaya isimli şahıs arada sırada denetim yapmaya geliyordu. ..., ... ve ...'ın denetim yapmaya gelip gelmediklerini hatırlamıyorum. depremde ölen şahıslar yapı sahibi olduğum Vural Apartmanında deprem sonucunda vefat etmişlerdir." şeklinde beyanda bulunduğu, Sanık ...'in savunmasında; "Sanık ...'nın savunmasına iştirak ediyorum. benim savunmam da aynı şekildedir. ayrıca savcılıkta verdiğim ifademin okunmasını talep ederim. ayrıca iç işleri bakanlığı bizi 3 yılda bir denetlemektedir evraklar eksik olmuş olsaydı gerekli tespit yapılmış olurdu. dolayısı ile evrakların eksik olmadığını düşünüyorum. Depremden dolayı arşivlerin bir çoğu yıkılmıştır bu nedenle kaybolmuş olabilir." şeklinde beyanda bulunduğu, Sanık ...'nun savunmasında; "Hakkımızda soruşturma aşamasında soruşturma izni talep edilmiştir. İç işleri Bakanlığı binanın denetimi ile ilgili soruşturma izni vermemiştir. dosyadaki evrak eksikliklerinden dolayı soruşturma izni vermiştir. bu yönü itibari ile davayı kabul etmiyorum. ayrıca eksiklik olarak söz konusu yerin üç kata ruhsatlı olduğu buna karşılık dört katlı ruhsat verildiği belirtilerek hakkımızda suçlamada bulunulmuştur. Ancak dört kata ilişkin ruhsat 1994 yılındaki belediye meclis kararına istinaden verilmiştir. Dolayısı ile burada hukuki bir yanlışlık yoktur. ayrıca yapı kullanma izin belgesi olmadan binada oturmaya izin verdiğimiz söylenmektedir bu iddia da doğru değildir. binada oturulup oturulmaması ile ilgili binanın kullanımını engellemeye yönelik bir görevimiz yoktur. Su aboneliğini ve elektrik aboneliğini de ilgili kurumlar vermektedir. ayrıca binayı denetlemek ile yükümlü değiliz. sadece ilk aşamada ruhsat alınırken inşaatın yapılacağı arazinin imara uygun olup olmadığını kontrol ediyoruz son aşamada ise evraklarını kontrol ediyoruz üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum beraatimi istiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, Sanık ...'nin savunmasında; "Sanığın savcılık aşamasında alınan savunması okundu soruldu: doğrudur aynen tekrar ederim. ayrıca inşaatta başlanması için ve fenli mesulun sorumluluğunun başlaması için bir dilekçe ile belediyeye başvurulması gerekmektedir bu başvuru yapılınca belediye tarafından denetim yapılırken fenni mesul de hazır bulunur ve bu şekilde görevi başlar. bana herhangi bir şerkilde haber verilmedi. dolayısı ile binayı denetlemek yükümlülüğüm yoktur. Hakkımdaki isnatları kabul etmiyorum. Ben sanık ... ile nerede ne şekilde görüştüğümü hatırlamıyorum. Projesini hazırlamış isem para almışımdır." şeklinde beyanda bulunduğu, Sanık ...'ın ... Cumhuriyet Başsavcılığında alınan savunmasında; "1995 yılından beri belediye meclis üyesi olarak seçilmekteyim daha öncesinde de il meclis üyesi olarak görev yaptım. ... belediye meclis üyesi olarak görev yaparken zaman zaman belediye başkanının yokluğunda da ona vekalet ederdim. dosya kapsamındaki iddialara konu 22/10/1999 tarih ve 99/184 sayılı yapı ruhsatının böyle vekalet ettiğim bir dönemde imzaladım. benim Vural apartmanını bizzat görmem ve denetlememem mümkün değlidir. Fen işlerinin tamamlayarak getirdiği evrakları imzaladım. sorumluluk Fen işleri görevlilerine aittir. benim işlemim vekilken onaylamaktan ibarettir atılı suçlamayı kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu duruşmada da bu ifadesinin okunmasını istediği anlaşılmıştır. 11.Ölenlerden sadece ...'ın babası katılan ...'ın sanıklardan şikayetçi olduğu ve Mahkemece 16/12/2013 tarihinde hakkında katılma kararı verildiği tespit edilmiştir. 12.Sanıklara ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ...'ın Taksirle Öldürme Suçundan Mahkûmiyetine İlişkin Hükümlere Yönelik, Sanık ... Müdafii, Sanık ... ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğu Yönünden Oluş, dosya kapsamı, sanıkların savunmaları, ölenler hakkında tanzim olunan adli muayene raporları ile ölü muayene tutanakları, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporları karşısında Mahkemece, olayın aydınlatılmasına yeter nitelikte kapsamlı olarak inceleme yapıldığı ve delil toplandığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Kusur Durumu Yönünden 23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Camikebir Mahallesinde bulunan Vural Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu üç kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, bina sahibi ve müteahhidinin sanık ..., inşaatın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen inşaat mühendisinin (fenni mesul) sanık ... olduğu olayda; 3194 sayılı İmar Kanunun (3194 sayılı Kanun) 28. maddesinde yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek mensuplarının, (fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre) yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevli olduğu, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılması halinde durumu ruhsatı veren Belediyeye bildirmekle mükellef olduğunun düzenlendiği, sanık ...'nin fenni mesul olmaktan kaynaklanan denetim görevini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, sanık ...'ın ise, söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapımından sorumlu olduğu halde, yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan bilirkişi raporlarının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3.Temel Cezaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirle işlenen suçlarda, 5237 sayılı Kanun'un "Taksir" başlıklı 22 nci maddesinin dördüncü ve aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan düzenlemeler birlikte göz önüne alınarak, failin kusur durumu öncelikle değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin taksire dayalı kusurunun ağırlığı ölçütleri dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği, buna göre yürürlükteki kurallara uygun bir inşaat yaptırmak bakımından dikkat ve özeni göstermeyen, binadaki malzeme ve donatı yetersizliklerini denetlemeyen, bu nedenle birinci derecede deprem bölgesinde bulunan Vural Apartmanının tamamen çökmesine ve üç kişinin göçük altında kalarak ölmesine asli kusurlu olarak neden olan sanık ... ve sanık ... hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması sebebiyle hükümler hukuka aykırı bulunmuş olup, sanık ... müdafii ile sanık ...'nin tayin edilen cezaya ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 4. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası Yönünden TCK'nın 53/6. maddesinde, belirli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet halinde 3 aydan 3 yıla kadar bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınabileceğine karar verilebileceğinin düzenlendiği, bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmekte olup, inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 10 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi sebebiyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanık ...'nin temyiz sebebi yerinde görülmüştür. 5. Yargılama Giderleri Yönünden Taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, yargılama giderinin her bir sanığa sebebiyet verdikleri tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin eşit olarak tahsiline karar verilmesi nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanık ... müdafii, sanık ... ile o yer Cumhuriyet savcısının bu konudaki temyiz sebepleri yerinde görülmüştür. 6. Erteleme Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden Mahkemece sanık ... hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin de tayin edilen cezanın süresi nedeniyle uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 7. Re'sen Gözetilecek Sebepler Yönünden 23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Camikebir Mahallesinde bulunan Vural Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu üç kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü, bina sahibi ve müteahhidinin sanık ..., inşaatın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen inşaat mühendisinin (fenni mesul) sanık ... olduğu olayda; birinci derece deprem bölgesi olan ...’de, yıkılan Vural Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğunun, etriye aralığının yönetmelikte belirtilen etriye koşullarını sağlamadığının ve yetersiz olduğunun, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun tespit edildiği, bilirkişilerce tespit edilen yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu, sanıkların yıkılan binanın proje aşamasında, yapım aşamasında ve iş bitimi aşamasında, üzerilerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanık ... ve sanık ... hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, tayin olunan cezalarında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi sebebiyle, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. B. Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Düşme Hükümlerine Yönelik Sanıklar ... ve ... Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri Yönünden; ... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1997 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğunun, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, binada kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın iş bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı görülmektedir. İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediyeler Kanunun (1580 sayılı Kanun) “Belediyenin Vazifeleri” başlıklı 15 inci maddesinin 79 uncu bendinde “İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma” hükmünün yer aldığı, yapı ruhsatını düzenleyen fen memuru ..., kontrol eden Belediye Fen işleri müdür vekili ..., onaylayan belediye başkan vekili ...'ın inşaatına başlanılacak yapının inşaatı için 28/12/1999 tarihli yapı ruhsatının zemin etüt raporu ve statik hesap raporları olmadan ve imar planında A-3 olduğu halde yapı ruhsatında 4 kat olarak verilmesi nedeniyle 3194 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine ve 2 Eylül 1999 tarih ve 23804 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan 3030 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan belediyeler tip imar yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına dair yönetmeliğin 34 üncü maddesi ile değişik 57 nci maddesine aykırı olduğu, yapı kullanma izin belgesi olmadığı halde belediyece binada oturulmasına göz yumulmak suretiyle 3194 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine aykırı hareket edilmesi, karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16 yı sağlamaması, etriye aralığı açısından yetersizlikler görülmesi, mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırılmasında yetersizlikler olması, parça beton numuneler içerisinde boyut itibarıyla standart dışı büyüklükte agregaların olması, çelik donatı çubuklarında ilgili standartın S220 için öngürdüğü minimum kopma,uzama kriterlerini sağlmaması, zemin kat kolonlarının kesit ve donatı alanı açısından %47 sinin, diğer katlarda da belli oranda yetersizlikler olması hep birlikte dikkate alındığında; sanıkların objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, üzerilerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak, suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında düşme kararları verilmesi nedeniyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuş olup, sanıklar ..., ... müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olup, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Taksirle Öldürme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (A-3), (A-4), (A-5) ve (A-7) bentlerinde açıklanan nedenlerle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2013/200 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararına yönelik sanık ..., sanık ... müdafiinin bir kısım temyiz istekleri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından sanıklar ... ve ...'ın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, B. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, ... Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2013/200 Esas, 2015/327 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.