4. Hukuk Dairesi 2021/14554 E. , 2024/1650 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2339 Esas 2021/213 Karar DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... 3. ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş 4. ... vekilleri Avukat Zeynep Arısan Dişçi DAVA TARİHİ : 29.06.2017 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/Davalıların istinaf talebinin kabulü ile davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 21.02.2019 SAYISI : 2017/303 Esas -
**4. Hukuk Dairesi 2021/14554 E. , 2024/1650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2339 Esas 2021/213 Karar DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... 3. ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş 4. ... vekilleri Avukat Zeynep Arısan Dişçi DAVA TARİHİ : 29.06.2017 HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/Davalıların istinaf talebinin kabulü ile davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 21.02.2019 SAYISI : 2017/303 Esas - 2019/45 Karar Taraflar arasındaki yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı iddiasına dayalı manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalılar ... ile ... vekili ve davalı ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş'nin sahibi olduğu Beyaz TV adlı televizyon kanalında 10.01.2014 tarihinde yayınlanan moderatörlüğünü ve yapımcılığını davalı ...'in yaptığı "Dinamit" isimli programda konuşmacı olan diğer davalılar ... ve ... tarafından sarf edilen söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini, "fırfır" "beyni ağma" " alçak" "alçaklık" sözlerinin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini, moderatör davalı ... tarafından bu konuda önlem alınmadığını, yayın akışının sona erdirilmediğini, davalılar ... ve ... hakkında müvekkiline yönelik hakaret suçundan Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/393 Esas 2016/377 sayılı dosyada verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini belirterek davalı ... tarafından sarf edilen sözler nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılar ..., ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili, davalı ... tarafından sarf edilen sözler nedeniyle 40.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılar ..., ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davaya konu programın yayınlandığı Beyaz TV yayın akışı esnasında ya da "prime time" olarak adlandırılan yayın kuşağında tekzip yazısının yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalı ..., ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yayın tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, canlı yayın olması nedeniyle ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş ve ...'in sorumluluklarının olmadığını, davacının 2014 yılında farklı bir partiden belediye başkanlığı seçimlerinde aday olmasının ülke gündeminde önemli bir yer aldığını, yayında kullanılan söz ve ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, siyasi kişilerin diğer kişilere kıyasla çok daha fazla eleştiriye katlanmaları gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş'nin sahibi olduğu Beyaz TV adlı televizyon kanalında 10.01.2014 tarihinde yayınlanan "Dinamit" isimli programda konuşmacı olan davalılar ... ve ... tarafından sarf edilen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, ... ve ... hakkında davacıya yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, davalı ...'in kullandığı ifadeler yönünden manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... TV A.Ş' den; 7.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... TV A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, davacının tekzip metni yayınlanmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar ... vekili ile ... ve ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalılar ... vekili ile ... yönünden saldırının niteliği, olayın özellikleri ve tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, caydırıcı nitelikte olmadığını, davalı ...'in de 6112 sayılı Kanun'a göre diğer davalılarla beraber müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, faiz talepleri yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi kapsamında tekzip metninin yayınlanması talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak gösterilen Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/393 Esas 2016/377 sayılı kararının Yargıtay 18. Ceza Dairesi tarafından kanun yararına bozulduğunu, müvekkili hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini, yayında kullanılan söz ve ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, siyasi kişilerin diğer kişilere kıyasla çok daha fazla eleştiriye katlanmaları gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... ve ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu yayın tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, canlı yayın olması nedeniyle ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş'nin sorumluluğunun bulunmadığını, davacının 2014 yılında farklı bir partiden belediye başkanlığı seçimlerinde aday olmasının ülke gündeminde önemli bir yer aldığını, yayında kullanılan söz ve ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmadığı, ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, siyasi kişilerin diğer kişilere kıyasla çok daha fazla eleştiriye katlanmaları gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda fahiş olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ... Televizyon Radyo ...San ve Tic. A.Ş’ye ait Beyaz TV’de davalılardan ...’in yapımcılığını ve moderatörlüğünü yaptığı “Dinamit” isimli dava konusu programın 14.01.2014 tarihinde yayınlandığı, o tarihte 2014 yılı Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimlerde adayların belli olduğu, seçim ve propaganda sürecine girildiği, davacının da o tarihte Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Cumhuriyet Halk Partisi’nden aday olduğunu açıkladığı, dava konusu program başlarken davacının daha önceki tarihli konuşmasının yayınlandığı, bu konuşmayı yaptığı sırada başka bir partinin üyesi olduğu, davacının birbirine zıt görüşteki iki ayrı partiden farklı zamanlarda aday olmasının ve farklı görüş içeren konuşmalarının ve davranışlarının davalı konuklar tarafından eleştirildiği, konuşma içeriklerinde zaman zaman sert, kaba ve nezaket dışı sözler kullanıldığı açık ise de bu sözlerin kişilik haklarını zedeleyecek boyuta varmadığı, davacının siyasi kişiliği ile sözlerin söylendiği dönem nazara alındığında, söz ve davranışlarını kamuoyunun ve bu kapsamda gazetecilerin de eleştirisine açtığının açık olduğu, siyasi kişilerin diğer kişilere kıyasla çok daha fazla sert eleştiriye katlanmaları gerektiği, dava konusu ifadelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 14.01.2014 tarihli yayında "beyni ağma" "fırfır" "aşağılık" sözlerinin sürekli tekrarlandığını, basın ve ifade özgürlüğünün sınırsız olmadığını, kullanılan söz ve ifadeler ile müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davalıların manevi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bir kısım davalılar hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararının kesinleştiğini, güvenilir bir siyasetçi olan müvekkilinin kamuoyu nezdindeki itibarının sarsıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic A.Ş'nin sahibi olduğu Beyaz TV adlı televizyon kanalında 10.01.2014 tarihinde yayınlanan moderatörlüğünü ve yapımcılığını davalı ...'in yaptığı "Dinamit" isimli programda konuşmacı olan diğer davalılar tarafından sarf edilen söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarını ihlal ettiği iddiası ile manevi tazminat ve yayın istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 26 ve 28 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalılardan ... Televizyon Radyo Yay. San ve Tic. A.Ş’ye ait Beyaz TV’de davalılardan ...’in yapımcılığını ve moderatörlüğünü yaptığı “Dinamit” isimli dava konusu programın 14.01.2014 tarihinde yayınlandığı, olay tarihinde 2014 yılı Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimlerde adayların belli olduğu; davalılar ... ve ... tarafından dava konusu yayında, davacının 2004 yılında yapmış olduğu bir konuşmasının, 2014 yılı Mart ayında yapılan yerel seçimlerde aday olduğu partinin görüşlerine zıt olması ve davacının daha önce farklı bir partiden belediye başkanlığı yapmış olması nedeniyle eleştiri niteliğinde söz ve ifadeler kullanıldığı, Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul etttiği, davalılar tarafından kaba, incitici ve nezaket dışı bir takım söz ve ifadeler kullanılmış ise de siyasetçilerin konumu itibarı ile yapılan sert eleştirilere katlanması gerektiği, davalılar ... ve ... hakkında dava konusu yayında sarf edilen sözler nedeniyle hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 03.04.2018 tarihli 2018/24 Esas 2018/4861 sayılı kararı ile suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile kanun yararına bozulduğu; tüm bu açıklamalar ışığında yayında geçen söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı, sert eleştiri niteliğinde olduğu, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte, ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.