Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2552 E. , 2024/4308 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2552 Karar No:2024/4308 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Teknolojileri ve İletişim Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava ko…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2552 E. , 2024/4308 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2552 Karar No:2024/4308 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mobil İletişim Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Teknolojileri ve İletişim Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak, 29/09/2018 tarihinden önce gönderilmiş olan SMS'lere ilişkin alfanümerik başlıkların ilgili mevzuat hükmünde tanımlandığı şekilde oluşturulmaması nedeniyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendi uyarınca 2016 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu (Kurul) kararının 18. maddesi ile anılan karar uyarınca düzenlenen 114.410,65-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının ve tahakkuk fişinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, Kurumun, elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapacağının kurala bağlandığı, bunun yanı sıra Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 19. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde CLI'ya ilişkin yükümlülüklerin ve Kurumun bu yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyebileceğinin düzenlendiği, bu kapsamda yürürlüğe giren Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasında da işletmecilerin SMS ve MMS gibi mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak sadece göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanına veya anılan ad, soyad veya unvanın, ilgili bölüme sığmak üzere kısaltılmış haline yer verebileceği, ayrıca işletmecilerin anılan kapsamdaki alfanümerik karakterli CLI'nın, göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması için gerekli tüm tedbirleri alacağının öngörüldüğü; Uyuşmazlıkta, istenmeyen SMS'ler ile ilgili olarak davacı şirket hakkında gelen şikayetler üzerine, şikayete konu SMS'ler ile ilgili olarak mevzuat kapsamında gerekli bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, yapılan inceleme ve araştırma sonucunda şikayete konu 6 adet SMS'te yer alan "AVRUPANETWK" ve "OMERCOSKUN" şeklindeki iki adet alfanümerik başlığın, Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasında tanımlandığı şekilde oluşturulmadığının tespit edildiği, nitekim Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine davacı şirket tarafından gönderilen cevap ve eklerinde de bu durumun aksini ispat edecek bilgi ve belgelerin sunulamadığı, dolayısıyla davacı şirketin ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davrandığı; Öte yandan, davacı şirket tarafından, ceza miktarı takdir edilirken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin yaptırım ölçütleri ile ilgili ve lehine olan maddelerin dikkate alınıp alınmadığının işlemden anlaşılamadığı iddia edilmekte ise de, anılan Yönetmeliğin 6. maddesinin (c) bendinin fiil tarihinde yürürlükte olan 4 numaralı alt bendine göre CLI'ya ilişkin mevzuat hükümleri ile belirlenmiş bulunan yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının binde beşine (%0,5) kadar idari para cezası uygulanacağı düzenlenmesine rağmen davacı şirket hakkında yüzbinde iki oranında idari para cezası uygulandığı görüldüğünden davacının bu iddiasına itibar edilmediği; yine uyarı yaptırımının idari yaptırım uygulanmadan önce tüketilmesi gereken zorunlu bir usul olmadığı gibi davalı idarenin keyfi hareket ettiğine dair davacının soyut iddiası dışında somut herhangi bir bilgi ve belge de sunulmadığı; ayrıca davacı şirket tarafından Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Denetim Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliği'nin 10. maddesinin ikinci fıkrasında usule uygun bir şekilde kullanılmadığı ileri sürülmüş ise de, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden bu iddiasının da yerinde olmadığı; Bu itibarla, davacı şirketin, Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yükümlülüğünü yerine getirmediği, Daire Başkanlığından inceleme ve soruşturma yapılmasına gerek görülmediğine dair uygunluk görüşü de alınmak suretiyle davacı şirket hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukukumuzda marka adlarının arayan hat bilgisi olarak kullanılmasında herhangi bir engelin bulunmadığı, dava konusu işleme sebep olabilecek bir mevzuat hükmünün olmadığı, Usul ve Esaslar'da marka adlarının kısaltılmasına ilişkin bir yasak getirilmediği, Mahkemece verilen kararla yasak varmış gibi yorumlanmasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, bilakis 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun yapılan kısaltmaya açıkça izin verdiği, Mahkeme kararına göre 11 haneden uzun marka adına sahip firmaların markalarını diledikleri gibi kullanamayacağı, dolayısıyla marka adını kullanarak tüketicilere SMS gönderemeyeceği, bu durumun kamu yararı amacıyla çeliştiği, 6769 sayılı Kanun ile çelişen Mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak sadece göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanının kısaltılabileceği, marka adının kısaltılabileceğine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği, marka adının değiştirilmeksizin kullanılmasının gerektiği, zira bir markanın tescil edildiği hali ile değil, kısaltılarak kullanılması halinde kısaltmanın nasıl yapılacağına bağlı olarak bir marka sahibinin bir başka marka sahibinin markasını da CLI olarak kullanmasının gündeme gelebileceği, bu durumun da kötüye kullanılabileceği, bu nedenle arayan hat bilgisi olarak marka kullanılması isteniyorsa tam olarak tescil edilmiş hali ile kullanılması gerektiğinin ilgili mevzuatla hükme bağlandığı, söz konusu mevzuatta kısaltılabilecek unsurların tahdidi olarak sayılarak sınırlı tutulduğu, bu unsurlara benzeyen diğer unsurlar ile ilgili düzenleme yapılmadığı, söz konusu maddenin hukuka aykırılığına ilişkin açılmış herhangi bir iptal davası bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'da yer alan markaya ilişkin hükümlerin Kurum tarafından uygulanan idari para cezasıyla bir ilgisinin bulunmadığı, dava konusu ihlal kapsamında ölçülülük ve eşit davranma ilkelerine riayet edilerek idari para cezası uygulandığı, idari yaptırım uygulanmadan önce işletmecinin mutlaka uyarılması gerektiği yönünde bir zorunluluk getirilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı idareye tüketicilerden ve bazı kamu kurumlarından gelen istenmeyen SMS'lere ilişkin şikayetlerin ulaşması üzerine davacı şirkete gönderilen... tarih ve ... sayılı yazı ile Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temin edilen belgelerin gönderilmesi istenilmiş, davacı şirket tarafından ...tarih ve ... sayılı yazı ekinde istenilen belgeler gönderilmiş, daha sonra ...tarih ve ... sayılı yazı ile söz konusu CLI'ların davacı şirket sisteminde kullanılıp kullanılmadığı, kullanıldı ise bu çerçevede temin edilen bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş, bunun üzerine ...tarih ve ... sayılı yazı ile gönderilen bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Denetim Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 10. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında Daire Başkanlığı görüşü alınmış, 6 adet SMS'te yer alan "..." ve "..." başlıkları için gönderilen marka tescil belgelerinde yer alan marka adlarının kısaltılarak kullanılmış olması nedeniyle ilgili SMS'lere ilişkin başlıkların mevzuata uygun olmadığından bahisle söz konusu SMS'lere ilişkin alfanümerik CLI'ların ilgili mevzuata aykırı olarak kullanılmasına ilişkin olarak davacı şirketin yazılı savunması alınmıştır. Akabinde, 28/01/2020 tarih ve 2020/İK-YED/026 sayılı Kurul kararının dava konusu 18. maddesi ile, davacı şirket hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 46/A maddesinin birinci fıkrası ile aynı Yönetmeliğin "Numaralandırmaya ilişkin ihlaller" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca 2016 yılı net satış tutarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanmasına karar verilmiş, söz konusu karar uyarınca 114.410,65-TL tutarında idari para cezası karar tutanağı ve 13/02/2020 tarihli tahakkuk fişinin düzenlenerek davacı şirkete tebliğ edilmesi sonrasında bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, "Elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapmak."; "Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık hâlinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idari para cezası uygulamaya, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya, belirlediği süre içerisinde yetkilendirme ücretinin ödenmemesi ya da ağır kusur halinde verdiği yetkilendirmeyi iptal etmeye yetkilidir. Ancak, Kurum, ulusal çapta verilecek frekans bandı kullanımını ihtiva eden ve sınırlı sayıda işletmeci tarafından yürütülmesi gereken elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin yetkilendirmelerin iptalini gerektiren hallerde Bakanlığın görüşünü alır." kurallarına yer verilmiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Numaralandırmaya ilişkin ihlaller" başlıklı 6. maddesinin (c) bendinin 4 numaralı alt bendinin eylem tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde, "CLI'a ilişkin ilgili mevzuat hükümleri ile belirlenmiş bulunan yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının binde beşine (%0,5) kadar idari para cezası uygulanır." kuralın yer verilmiştir. Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin "İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde, "CLI'a ilişkin yükümlülükler: 1) CLI, boş, eksik ve başta acil yardım çağrı hizmetlerine ve/veya güvenlik güçlerine tahsisli kısa numaralardan oluşacak şekilde veya bir başka aboneye tahsisli numaraların kullanılmasında olduğu üzere yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulamaz. Yurtdışından gelen çağrılarda CLI bilgisi olarak acil yardım çağrı hizmetlerine ait numara kullanılamaz. 2) CLI’ı boş ve eksik oluşturulmuş yurt içi kaynaklı çağrılar taşınamaz ve sonlandırılamaz. CLI’ı boş olan, alfanümerik karakter içeren veya ulusal numaralandırma planında yer alan numaralardan (acil yardım çağrı hizmetlerine ait numaralar dahil) oluşan yurtdışı kaynaklı çağrılar taşınamaz ve sonlandırılamaz. Ancak, yurtdışından gelen ve CLI’ı dolaşımdaki mobil numaralardan oluşan çağrılar istisnadır. 3) Kurum bu yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile hizmete özel durumları belirleyebilir." kuralı yer almaktadır. Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasının fiilin işlendiği tarihteki halinde, "İşletmeciler, SMS ve MMS gibi mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanına veya anılan ad, soyad veya unvanın ilgili bölüme sığmak üzere kısaltılmış haline yer verebilirler. Ayrıca işletmeciler, anılan kapsamdaki alfanümerik karakterli CLI'ın, göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması için gerekli tüm tedbirleri alırlar. İşletmeci alfanümerik karakterli CLI'ın; (a) Gönderici ad-soyadı olması halinde kimlik belgesini, unvanı olması halinde kimlik belgesi ile birlikte unvanı ispatlayıcı belgeyi, (b) Şirket unvanı olması halinde, şirket tarafından imzalı ve kaşeli Ticaret Sicil Gazetesi örneği veya Ticaret Sicil Kaydı veya unvanı ispatlayıcı diğer resmi belgeleri, (c) Kamu kurum ve kuruluş unvanı olması halinde, ilgili Kamu kurum ve kuruluşundan alınmış resmi belgeyi, (ç) Sivil toplum kuruluşu unvanı olması halinde, ilgili sivil toplum kuruluşundan alınmış belgeyi, (d) Marka adı içermesi halinde, marka sahipliğini ispatlayıcı belgeyi, (e) İnternet sitesi adresi içermesi halinde, alan adı sahipliğini ispatlayıcı belgeyi, (f) Bayiliği veya temsilciliği yapılan bir firma veya kuruluş adını içermesi halinde, ilgili firma veya kuruluş izninin alındığını ispatlayıcı belgeyi (g) İşbu fıkrada yer almayan şekillerde kullanımı halinde, gerekli görülebilecek ispatlayıcı belgeleri temin etmekle ve gerektiğinde Kuruma ibraz etmekle yükümlüdür." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan, Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasının işlem tarihindeki halinde ise, " İşletmeciler, SMS ve MMS gibi mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak sadece göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanına veya anılan ad, soyad veya unvanın ilgili bölüme sığmak üzere kısaltılmış haline yer verebilirler. Ayrıca işletmeciler, anılan kapsamdaki alfanümerik karakterli CLI'ın, göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması, internet alan adları veya internet sitesi adreslerinin alfanümerik karakterli CLI olarak kullanılmaması için gerekli tüm tedbirleri alırlar. İşletmeci alfanümerik karakterli CLI'ın; (a) Gönderici ad-soyadı olması halinde kimlik belgesini, unvanı olması halinde kimlik belgesi ile birlikte unvanı ispatlayıcı belgeyi ve işletmeci tarafından doğrulanmak kaydı ile abonenin e-Devlet kapısında ürettiği "Yerleşim yeri belgesi"ni, (b) Şirket unvanı olması halinde, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş şirket tarafından imzalı ve kaşeli Ticaret Sicil Gazetesi örneği veya Ticaret Sicil Kaydı veya unvanı ispatlayıcı diğer resmi belgeleri, (c) Kamu kurum ve kuruluş unvanı olması halinde, ilgili Kamu kurum ve kuruluşundan alınmış resmi belgeyi, (ç) Sivil toplum kuruluşu unvanı olması halinde, ilgili sivil toplum kuruluşundan alınmış belgeyi, (d) Marka adı içermesi halinde, marka sahipliğini ispatlayıcı belgeyi, (e) (23/07/2018 tarihli ve 2018/DK-YED/243 sayılı Kurul kararı ile mülga) (f) Bayiliği veya temsilciliği yapılan bir firma veya kuruluş adını içermesi halinde, ilgili firma veya kuruluş izninin alındığını ispatlayıcı belgeyi (g) İşbu fıkrada yer almayan şekillerde kullanımı halinde, gerekli görülebilecek ispatlayıcı belgeleri temin etmekle ve gerektiğinde Kuruma ibraz etmekle yükümlüdür." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından oluşturulan 6 adet SMS'te yer alan "..." ve "..." şeklindeki alfanümerik başlıklar için gönderilen marka tescil belgelerinde yer alan marka adlarının kısaltılarak kullanılmasının Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olup olmadığından kaynaklanmaktadır. Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri de hukuki belirlilik ilkesidir. Hukuki belirlilik ilkesi, kişilere devlet gücü tarafından yapılacak uygulamaları önceden görme imkanı sunacak düzeyde açık, anlaşılır, erişilebilir, devamlı, düzenli, tutarlı ve öngörülebilirliği sağlamaya hizmet eden bir ilkedir. Bu ilke gereğince bireylerin kendilerine uygulanacak kuralların içeriğini ve bu kuralların kapsamını önceden bilmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuk devletinin bir diğer unsuru olan hukuki güvenlik ilkesiyle de yakından ilgilidir. Hukuki güvenlik ilkesinin amaçlarından biri de hukuk normlarının öngörülebilir olmasıdır. Aktarılan mevzuat kurallarının değerlendirilmesinden, 5809 sayılı Kanun uyarınca, davalı idarenin elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirmenin izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapma yetkisine sahip olduğu, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde CLI'a ilişkin yükümlülüklere yer verildiği, buna göre CLI'ın boş, eksik ve başta acil yardım çağrı hizmetlerine ve/veya güvenlik güçlerine tahsisli kısa numaralardan oluşacak şekilde veya bir başka aboneye tahsisli numaraların kullanılmasında olduğu üzere yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulamayacağı, bu yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile hizmete özel durumların davalı idarece belirlenebileceği, bu kapsamda Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın yürürlüğe konulduğu, elektronik haberleşme hizmeti olan SMS gönderiminde kullanılacak CLI'ın ne şekilde kullanılacağının ise anılan Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlendiği, buna göre işletmecilerin SMS ve MMS gibi mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanına veya anılan ad, soyad veya unvanın ilgili bölüme sığmak üzere kısaltılmış haline yer verebileceği, ayrıca işletmecilerin anılan kapsamdaki alfanümerik karakterli CLI'ın göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması için gerekli tüm tedbirleri alacağı, işletmeci alfanümerik karakterli CLI'ın, gönderici ad-soyadı olması halinde kimlik belgesini, unvanı olması halinde kimlik belgesi ile birlikte unvanı ispatlayıcı belgeyi, şirket unvanı olması halinde, şirket tarafından imzalı ve kaşeli Ticaret Sicil Gazetesi örneği veya Ticaret Sicil Kaydı veya unvanı ispatlayıcı diğer resmi belgeleri, kamu kurum ve kuruluş unvanı olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşundan alınmış resmi belgeyi, sivil toplum kuruluşu unvanı olması halinde, ilgili sivil toplum kuruluşundan alınmış belgeyi, marka adı içermesi halinde, marka sahipliğini ispatlayıcı belgeyi, internet sitesi adresi içermesi halinde, alan adı sahipliğini ispatlayıcı belgeyi, bayiliği veya temsilciliği yapılan bir firma veya kuruluş adını içermesi halinde, ilgili firma veya kuruluş izninin alındığını ispatlayıcı belgeyi, burada yer almayan şekillerde kullanımı halinde, gerekli görülebilecek ispatlayıcı belgeleri temin etmekle ve gerektiğinde Kuruma ibraz etmekle yükümlü olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, her ne kadar davalı idarece, alfanümerik karakterli CLI kullanılmak istenildiğinde yalnızca göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanının kısaltılmasının mümkün olduğu, marka adlarının kısaltılamayacağı belirtilmiş ise de, alfanümerik başlıklarda 11 karakter sınırlamasının bulunduğu, ancak 11 karakterden daha uzun marka adlarının da mevcut olduğu, yukarıda belirtilen CLI'ın kullanımına ilişkin mevzuatta ise 11 karakterden daha uzun marka adlarının kısaltılıp kısaltılmayacağına ilişkin olarak herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, işletmecilere alfanümerik karakterli CLI'ın göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması için gerekli tüm tedbirleri alması yükümlülüğü getirildiği, dolayısıyla 11 karakterden daha uzun marka adları kısaltılırken dikkat edilmesi gereken hususun kısaltmada göndericiyi tanımlamayan ifadelere yer verilmemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması olduğu anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, idari para cezasına konu 6 adet SMS'te yer alan "..." ve "..." alfanümerik başlıkların "marka adlarının kısaltılması" niteliğinde olduğu, "..." marka adının "...", "..." marka adının "OMERCOSKUN" olarak kısaltıldığı, davacı tarafından, marka adlarının kısaltılmasının SMS başlıklarının en fazla 11 karakterli olmasından kaynaklandığının belirtildiği görülmüştür. Bu itibarla, mesaj hizmetlerinin sunumunda arayan hat bilgisi kullanımına ilişkin mevzuatta SMS başlıklarında 11 karakterden uzun marka adlarının kısaltılmayacağına ilişkin açık bir kuralın bulunmadığı, davacı tarafından somut olayda "..." ve "..." şeklinde kullanılan başlıklardaki marka kısaltmalarının göndericiyi tanımlamayan ifadeler içermediği ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmadığı da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerin hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.