(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/3917 E. , 2011/12148 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı ...Ş. nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalı ...'nun sürücüsü, davalı ...'ün maliki olduğu …
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/3917 E. , 2011/12148 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı ...Ş. nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalı ...'nun sürücüsü, davalı ...'ün maliki olduğu aracın seyir esnasında sürtünmesi sonucu müvekkiline ait aracın bariyerlere çarparak hasarlandığını, davalı ... şirketinin hasar bedelini ödemediğini, diğer davalıların da zararını karşılamadığını iddia ederek 21.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek bankaların kısa vadeli ticari kredilere uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, kaza tespit tutanağında belirtilen kazanın oluş şekli ile sigortalı araçtaki hasarın uyumsuz olduğunu, kazanın beyan edilen şekilde gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ..., dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamışlar, duruşmalara katılmamışlardır. Mahkemece, davacı tarafından doğru ihbar mükellefiyetinin ihlal edildiği ve ispat külfetinin yer değiştirdiği, davacı tarafın, hasarın poliçe teminatı dahilinde meydana gelen bir kazada oluştuğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve araçtaki hasarın poliçe yürürlük süresi içinde meydana geldiği tarafların kabulündedir. Mal sigortaları türünden olan Kasko Sigortası Genel Şartlarının teminat kapsamını belirleyen A.1.maddesine göre, gerek hareket, gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsadamesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüsü sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan, TTK'nun 1282.maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı yasanın 1281.maddesi hükmü uyarınca da, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiğinin anlaşılması halinde ise, bu oluş şeklinin ...'nın A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. ...'nın A.5.maddesi ve TTK'nun 1292.maddesi uyarınca, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. Somut olayda, davalı ..., ekpertiz raporuna göre kaza tespit tutanağında belirtilen kazanın oluşumu ile araçtaki hasarın uyumsuz olduğunun belirlenmesi, mahkeme aracılığı ile yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, araç üzerindeki hasarların, dosyada sunulan kaza tespit tutanağında olduğu belirtilen kazada meydana gelemeyeceğinin bildirilmiş olmasına göre, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu nedenle ispat külfetinin yer değiştirdiği gerekçesiyle hasarı teminat dışı kabul ederek, hasar bedelini davacı sigortalıya ödememiştir. Uyuşmazlık, sigortalı araçtaki hasarın, kaza tespit tutanağında belirtilen yer ve şekilde meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kaza tespit tutanağında belirtilen kazanın oluş şekli ile araçlardaki hasarın uyumsuz olduğu bildirilmiş olmakla birlikte, kaza tespit tutanağının trafik polisleri tarafından tanzim edilmiş olması ve kaza yerinin bulvar olması değerlendirildiğinde, araçların olay yerine hasarlı bir şekilde getirtilip taraflarca kaza meydana gelmiş görüntüsü oluşturabilmelerinin mümkün olup olmadığı hususu bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda irdelenmemiştir. Dosyada mevcut 20.06.2009 tarihli, davalı sigortacının talebi üzerine tanzim edilen “Bilimsel Teknik Değerlendirme” başlıklı raporda, kazanın taraflarından olan... plakalı aracın sol yan kısmındaki doğrusal çöküntü izlerinin kaza tespit tutanağında belirtilen yerde, yol kenarlarında bulunan çelik halattan kaynaklanan izler olabileceğine dair tespit ve fotoğraflarla ilgili bilirkişi raporunda bir değerlendirme yoktur. Kaldı ki davacı vekili, çeşitli aşamalardaki beyanlarında, sigortalı araçtaki hasarlı parçaların saklandığını, olay yerinde keşif yapılarak ve hasarlı parçalar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak kazanın bildirilen yerde meydana gelip gelemeyeceğinin tespitini talep etmiştir. O halde, mahkemece, makine mühendislerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile birlikte olay mahallinde keşif yapılarak ve davacı tarafça hazır edilecek hasarlı parçalar üzerinde inceleme yapılarak gerektiğinde davacı tarafından bildirilen tanıklar dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.