Başvuru, tutuklamanın hukuka aykırı olması ve tutukluluğun makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; haksız tutuklama sebebiyle açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuka aykırı olması ve tutukluluğun makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; haksız tutuklama sebebiyle açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 25/3/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca ihaleye fesat karıştırma ve nitelikli dolandırıcılık suçlamalarıyla hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında 20/12/2009 tarihinde gözaltına alınmış ve Ankara Sulh Ceza Mahkemesinin 23/12/2009 tarihli kararıyla ihaleye fesat karıştırma suçundan tutuklanmıştır. Soruşturma sonucunda başvurucunun da aralarında bulunduğu birçok sanık hakkında Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılmış ve başvurucu 20/1/2011 tarihli duruşmada tahliye edilmiştir. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava sonucu 2/4/2013 tarihli duruşmada, başvurucunun ihaleye fesat karıştırma suçundan beraatine, dolandırıcılık suçundan ise değişen vasfıyla güveni kötüye kullanma suçundan 1 yıl 8 ay hapis ile 640 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek verilen hapis cezası ertelenmiştir. Beraat kararı katılan Hazine vekili ve o yer Cumhuriyet savcısınca, mahkûmiyet kararı ise başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Başvurucu, Ankara Ağır Ceza Mahkemesince ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen ve temyiz edilmesine karşın sehven kesinleştirmesi yapılan beraat kararı sonrasında, haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 000 TL maddi ve 000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talebiyle Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde Hazine aleyhine dava açmıştır. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin 9/10/2013 tarihli kararı ile başvurucunun haksız tutuklamaya yönelik tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"... Dosyadaki belgelere göredavacı hakkında iki ayrı suç nedeni iledeğerlendirme yapıldığı, mahkemenin ihaleye fesat karıştırma suçundan beraat kararı verdiği kesinleştiği, dolandırıcılık suçundan dolayı eylemin güveni kötüye kullanma suçuna dönüştürülerek1 yıl8 ay erteli hapis cezası verildiği gözönüne alındığında henüz ilgili kararın kesinleşmemiş olduğu, TCK'nın maddesine göre tutuklu kaldığı sürelerin cezadan mahsup edileceği ayrıca TCK'nın 51 madde kapsamında erteleme kararı verilmesi halinde hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya hakimin uyarısına uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenencezanın kısmen veya tamamının infazı gerektiği belirtilmiş olduğundanerteli bulunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının henüz kesinleşmemiş olması sebebi ile davacının tazminat hakkı bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmiştir." Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararı, başvurucu tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda Yargıtay Ceza Dairesinin 24/2/2015 tarihli kararı"Tazminat davasının dayanağı olan Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin, 2010/292 Esas-2013/14 Karar sayılı ceza dava dosyasının, davacının aleyhine yapılan temyiz itirazları nedeniyle temyiz incelemesi için Yargıtay’da bulunması nedeniyle derdest bulunduğunun anlaşılması karşısında, davacının maddi ve manevi tazminata ilişkin açılan davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/7 maddesi gereğince reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle onanarak kesinleşmiştir. Başvurucu, Yargıtay Ceza Dairesinin kararını 10/3/2015 tarihinde öğrendiğini beyan ederek 25/3/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ceza davası sonucunda 2/4/2013 tarihinde verilen kararların temyiz incelemesi Yargıtay Ceza Dairesince 22/6/2017 tarihinde yapılmıştır. Buna göre ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden verilen beraat kararı onanarak kesinleşmiş, güveni kötüye kullanma suçu yönünden verilen mahkûmiyet kararı ise iddianamede anlatılmayan olay nedeniyle hüküm kurulduğu belirtilerek esastan ve usule ilişkin bazı sebepler de belirtilmek suretiyle bozulmuştur. Yargıtay Ceza Dairesinin 22/6/2017 tarihli bozma kararı sonrasında ceza davası Ankara Ağır Ceza Mahkemesinin E.2017/392 sayılı dosyası üzerinden devam etmektedir. A. Ulusal Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler." 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Güveni kötüye kullanma" kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"... (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." 5237 sayılı Kanun'un "Nitelikli dolandırıcılık" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"(1) Dolandırıcılık suçunun;a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,...d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,...İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." 5237 sayılı Kanun'un "İhaleye fesat karıştırma" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"(1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."B. Uluslararası Hukuk Sözleşme Hükümleri Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Özgürlük ve güvenlik hakkı" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: " Herkesözgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Aşağıda belirtilen haller dışında ve yasanın öngördüğü usule uygun olmadan hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz:...c) Kişinin bir suç işlediğinden şüphelenmek için inandırıcı sebeplerin bulunduğu veya suç işlemesine ya da suçu işledikten sonra kaçmasına engel olma zorunluluğu kanaatini doğuran makul gerekçelerin varlığı halinde, yetkili adli merci önüne çıkarılmak üzere yakalanması ve tutulması;... Bu madde hükümlerine aykırı bir yakalama veya tutma işleminin mağduru olan herkes tazminat hakkına sahiptir." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İçtihadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre Sözleşme'nin maddesinin (5) numaralı fıkrasında öngörülen tazminat hakkı, ulusal bir makam veya Sözleşme kurumları tarafından bu maddenin diğer fıkralarından birinin ihlal edildiğinin sabit bulunduğu varsayımına dayanır (N./İtalya [BD], B. No: 24952/94, 18/12/2002, § 49). Sözleşme'nin maddesinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkraları kapsamında bir özgürlükten yoksun bırakılma için tazminat almak üzere başvuru imkânının bulunması hâlinde anılan maddenin (5) numaralı fıkrasına uygunluk sağlanmış olacaktır (Wassink/Hollanda, B. No: 12535/86, 27/9/1990, § 38). AİHM'e göre bir müdahalenin telafi edilmesine yönelik hukuk yollarının başarısızlığı sonradan AİHM'in zaman bakımından yargı yetkisine dâhil edilmez (Blečić/Hırvatistan, B. No: 59532/00, 8/3/2006, §§ 77-79). AİHM, Korizno/Litvanya ((k.k.), B. No: 68163/01, 28/9/2006) kararında zaman bakımından yetkisinin başladığı tarihten önce başvurucunun gözaltına alınmasının sona erdiğini belirterek Sözleşme'nin maddesinin (1) numaralı fıkrasının ihlal edildiği şikâyetinin yanı sıra (5) numaralı fıkrasının ihlal edildiği iddiasını da incelememiştir.