12. Ceza Dairesi 2013/1680 E. , 2013/23420 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
**12. Ceza Dairesi 2013/1680 E. , 2013/23420 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın 85/1, 62, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin cezanın fazla olduğuna, hükmün açıklanmasını geri bırakılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 10/10/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY : Sanık pat pat diye tabir edilen aracı kullanırken taksirle, tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet vermiştir. Hakkında hükmedilen 2 yıl 11 ay hapis cezası hem erteleme kapsamında hem de adli para cezasına çevrilebilmektedir. Mahkeme hükmedilen sonuç hapis cezasını “sanığın suçun işlenmesinden sonraki hareketleri, işlediği suçun anlam ve son ucunu kavrayamaması, sanık hakkında hükmolunan cezanın aynen infazı halinde cezadan elde edilmesi düşünülen caydırıcı ve uslandırıcı amaca ulaşılacağı yolunda mahkememizde kanaat hasıl olduğundan, sanığa verilen hapis cezasının adli para cezası ile tedbirlerden birine çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına” karar vermiştir. Sanık suç tarihinde 81 yaşında olup infaz aşamasında 85 yaşında olacaktır. Bu yaştaki kişi bakımından cezanın “caydırıcı ve uslandırıcı” olması ceza adalet sisteminin kabul ettiği bir amaç değildir. Sanığın trafik kazası sonrası yaralı ile ilgilenmemesi ve olayı kendince yorumlaması mahkemece aleyhine değerlendirilmiştir. “İşlediği suçun anlam ve son ucunu kavrayamaması” gerekçesi sanığın kusur yeteneğini ortadan kaldıran akıl hastalığı olduğu anlamındadır ve bunun araştırılması gerekir. Çünkü akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. (TCK, m.32/1) Dosya içindeki belgelerden de anlaşılacağı gibi sanığın birçok sağlık sorunları vardır. Bu kişinin ceza evinde kalması hem kendisi hem de cezaevi idaresi için birçok sorun ve külfet getirecektir. Bu aşamada sürekli hastalık ve yaşlılık nedeniyle özel af talepleri gündeme gelecek ve bunlarla uğraşılacaktır. Ölenin mirasçıları davaya katılmadıkları gibi sanıktan şikayetçi olmamışlardır. Sonuç olarak, cezanın ertelenmeyip infazına karar verilmesi, 85 yaşındaki sanığı uslandırma veya başkaları için caydırıcı bir durum olmayacak olduğuna göre hapis cezasının ertelenmesi veya sanığın kabul etmesi halinde adli para cezasına çevrilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.