8. Hukuk Dairesi 2022/102 E. , 2023/5580 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/6 E., 2021/47 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen onanmasına kısmen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uy…
**8. Hukuk Dairesi 2022/102 E. , 2023/5580 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/6 E., 2021/47 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının kısmen onanmasına kısmen bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçe ... Köyü çalışma alanında 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 116 ada 46 parsel ... 86.934,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2.Davacı ... dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı 35-40 yıldır kullanıdığını ileri sürerek kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, mera vasfı ile sınırlandırılan taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve taşınmazın kendisi adına tapuya tescilini istemiştir. 3.Yargılama sırasında davacının vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili yargılama aşamasındaki beynanlarında özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın niteliği gereği zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Köy Tüzel Kişiliğini temsilen Köy Muhtarı beyanında; dava konusu taşınmazın köy tüzel kişiliğgi veya hazine arazisi olmadığını davacıya ait olduğunu belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2014 tarihli ve 2006/626 Esas, 2014/45 Karar ... kararı ile "dava konusu 116 Ada 46 Parsel ... taşınmazın çayır vasıflı taşınmaz olduğu, dava konusu taşınmazda davacı tarafından 20 yıldan daha uzun zamandır sürdürülen zilyetliğin iktisap sağlayıcı nitelikte zilyetlik olduğu gerekçesi ile davacı adına senetsizden tespit edilen kuru tarım arazisinin 100 dönümü aşmayacak olması da dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddine ve fen bilirkişisinin krokisinde (a) harfi ile gösterdiği 58009.44 m².lik kısım düşüldükten sonra geriye kalan 28925.27 m². kısmın 116 ada 47 parsel adı altında çayır vasfı ile davacının mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin krokisinde (a) harfi ile gösterdiği toplam 58009.44 m² lik kısmın ise mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/10641 Esas, 2014/14356 Karar ... ... kararıyla "çekişmeli taşınmazın 28.925,27 m².lik kısmı bakımından davacı taraf lehine 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince zilyetlikle edinme koşulları gerçekleştiğinden bahisle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı, mahkemece, çekişmeli taşınmazın edinme sebebi sütununda bahsi geçen 2005 tarihli mera komisyon tutanakları getirtilerek, çekişmeli taşınmazın evveliyatını iyi bilen, yaşlı, yansız, komşu köylerden 3 kişilik yerel bilirkişi listesi temin edildikten ve aynı yöntemle ziraat bilirkişisi belirlendikten sonra mahallinde yapılacak keşifte komisyon tutanak tanıkları ve taraf tanıkları dinlenerek tespite aykırı beyanda bulundukları takdirde tespit tutanak tanıkları da dinlenmek suretiyle çelişkiler giderilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, noksan inceleme ile hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, davanın 116 ada 46 parsele yönelik açılıp keşif de bu parsel üzerinde yapıldığı ve 23.09.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda da 116 ada 46 parsel ... taşınmaza ilişkin bilgiler verildiği halde, 26.11.2013 tarihli fen bilirkişisi ek raporunda 116 ada 47 parsel ... taşınmaz üzerinden ifraz işlemi yapılmak suretiyle çelişkiye düşülmesi de isabetsiz olduğu gerekçesi ile mahkeme kararının bozulmasına" karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bozma ilamına uyulduktan sonra bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma sonucu, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında mera olarak tespit edilmişse de halihazırda çayır vasfında olduğunun ve toprak yapısı ile bitki örtüsü bakımından komşu mera parselleri ile ayrıldığının mahkeme gözlemi ve alınan ziraat bilirkişi kurulu raporu ile anlaşıldığı, ayrıca bir taşınmazın geçmişteki niteliğini, sürdürülen zilyetliğin süresini ve şeklini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarından yararlanarak yapılan incelemede de dava konusu taşınmazlar üzerinde tespitten 5,17 ve 49 yıl geriye olmak üzere temin edilen hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın komşusu olan mera vasıflı taşınmaz ile sınırlarının ayırt edebilecek şekilde belirgin olduğu ve bu sınırlarda ayırıcı unsurların bulunduğunun tespit edildiği keza somut ve bilimsel verilerle desteklenen bu sebeple itibar edilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanları ile taşınmazın kadim mera olmadığının kabulü ile dava konusu taşınmazın özel mülke konu olabilecek nitelikte olduğunun, öte yandan diğer bir uyuşmazlık olan tespit tarihine kadar davacılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının varlığı konusunda yapılan araştırmada; keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları ile dava konusu taşınmazı davacılara kök murislerinden intikal ettiği, bu nedenle eklemeli zilyetlik ile tespitten geriye en az 20 yıl boyunca nizasız, fasılasız, aralıksız malik sıfatı ile çayır otu biçme suretiyle zilyetliğinin olduğunun anlaşıldığı keza yine alınan teknik raporda 1980li yıllardan beri taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğünün tespit edildiği, bu durumun bilirkişi beyanlarını doğrular nitelikte olması ile teknik ve bilimsel verilerle örtüşen mahalli bilirkişi beyanlarına itibar edildiği böylece davacı yönünden zilyetlikle kazanım şartlarının oluştuğnun anlaşıldığını, Kadastro Kanununun 14/1 maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüz ölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar (40 ve 100 dönüm dahil) kazanım olabileceği davacının da adına 71074.73 m2 senetsiz kaydı olduğu anlaşıldığından miktar sınırlaması dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabul ve kısmen reddine ve ...116 ada 16 parselin kadastro tespitinin iptali ile , Fen bilirkişisi ...'nın 29/07/2020 havale tarihli raporuna ekli krokide "A" harfi ile gösterilen 28925,27 m2 yerin aynı ada ve parsel numarası altında "çayır" vasfıyla davacı ... mirasçıları adına Ağrı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/257 Esas, 2007/247 Karar ... veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, Fen bilirkişisi ...'nın 29/07/2020 havale tarihli raporuna ekli krokide "B" harfi ile gösterilen 58009,44 m2 olan alanın ise o adanın son parsel numarasından sonra gelen ilk parsel numarası verilerek 3402 ... Kadastro Kanunun 16/B Maddesi uyarınca "Mera" vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına,..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, mevcut davada 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, mahalli bilirkişiler ve tutanak tanıklarının beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu kişilerin tarafsızlığından bahsedilemeyeceği gibi gerçekle ilgisi bulunmayan beyanlarının davayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, eklemeli zilyetliğe göre karar verilebilmesi hususunda, 3402 ... Kanun'da belirtilen sulu toprakta 40, kuru toprakta ise 100 dönüm sınırlamasının kanuna uygun olarak yapılması gerekmekteyken mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmadığını beyan ederek eksik incelemeye dayalı İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Kadastro tespitine itiraz davasında, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14, 16 ve 17 nci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.