Başvuru, kesinleşmiş bir mahkeme kararını ortadan kaldıracak şekilde ikinci bir hüküm kurulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kesinleşmiş bir mahkeme kararını ortadan kaldıracak şekilde ikinci bir hüküm kurulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 8/5/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyon tarafından makul sürede yargılanma hakkı yönünden başvurunun ayrılmasına ve ayrılan dosyanın 2019/967 başvuru numarasına kaydedilmesine karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Başvuru Konusu Olayın Arka Planı Başvurucu, Iğdır İl Sağlık Müdürlüğünde (İdare) il sağlık müdürü olarak görev yapmakta iken muhasebe denetmeni R. tarafından yapılan denetim sonucu 23/7/2010 tarihli inceleme raporu düzenlenmiş; raporda, başvurucunun 2005-2007 yılları arasında almış olduğu ek ödeme ve ücretten/maaşından eksik gelir vergisi kesildiği için kendisine yersiz olarak ödeme yapıldığı tespitine yer verilmiştir. Anılan tespit üzerine İdarenin 23/12/2010 tarihli yazı ve ekinde bildirilen borç bildirim belgesi ile başvurucunun ek ödeme ve ücretten/maaşından eksik gelir vergisi kesilmesinden kaynaklanan 745,05 TL'lik yersiz ödemenin iade edilmesi istenmiştir. Başvurucudan iadesi talep edilen miktarın 13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması yoluna gidilmek suretiyle toplam 111,89 TL'lik meblağ 29/4/2011 tarihinde başvurucudan fiilen tahsil edilmiştir.B. İdari Yargı Süreci Başvurucu, İdarece hakkında tesis edilen borç bildirim belgesinin iptali istemiyle Erzurum İdare Mahkemesinde iptal davası açmış; dava dilekçesinde İdareninhatalı ödemeyi ancak ödeme tarihinden itibaren dava açma süresi olan altmış gün içinde geri alabileceğini belirterek iadeye yönelik işlemin iptal edilmesini istemiştir. Mahkeme 30/11/2011 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, olayda başvurucuya atfedilebilecek herhangi bir hilenin, gerçek dışı beyanın ya da açık hatanın varlığından söz edilemeyeceği ve yerleşik içtihatlara göre idarenin hatalı ödemeyi ancak ödeme tarihinden itibaren dava açma süresi olan altmış gün içinde geri alabileceği ifadelerine yer verilmiştir. Söz konusu karara karşı herhangi bir kanun yoluna gidilmediği için hükmün 3/2/2012 tarihli kesinleşme şerhi ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Kararın kesinleşmesi üzerine de İdarece daha önce başvurucudan tahsil edilen meblağ kendisine iade edilmiştir. Adli Yargı Süreci Sağlık Bakanlığı idari yargı süreci devam etmekte iken söz konusu davanın sonuçlanmasını beklemeden, tüzel kişiliği aleyhine haklı bir sebep olmaksızın başvurucunun zenginleştiğini ileri sürerek 10/3/2011 tarihinde başvurucu aleyhine Van Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kurum zararı nedeniyle alacak davası açmıştır. Mahkeme 4/12/2012 tarihli kararıyla, davaya konu olan idari işlemin Erzurum İdare Mahkemesinin mezkûr kararı ile iptal edildiğini ve davacı kurumun bu idari işlemi esas alarak başvurucudan yersiz alındığı bildirilen ödemelerin tahsilini talep etmekte herhangi bir hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmetmiştir. Temyiz edilen karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 30/9/2013 tarihli ilamıyla bozulmuştur. Karar gerekçesinde, herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin borçlar hukukunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği ifadelerine yer verilmiştir. Bozma kararına uyan Mahkeme 19/6/2014 tarihli kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi özetle şöyledir:i. Başvurucunun il sağlık müdürü olarak görev yaptığı sırada şahsına yapılan ek ödeme ve ücret/maaş ödemelerine yönelik vergi matrahlarının yanlış hesaplanması sonucu gelir vergisi eksik kesilmiştir.ii. Başvurucu, vergi matrahlarının yanlış hesaplandığını ve eksik gelir vergisi kesintisi nedeniyle kendisine fazla ödeme yapıldığını bilebilecek durumda değildir. iii. Bu durumda sebepsiz zenginleşen ve iyi niyetli olan başvurucunun geri vermekle yükümlü olduğu miktar, geri isteme zamanında elinde kalan miktar ile sınırlıdır.iv. 2005-2009 yılları arasında başvurucuya ödenen maaştan az kesinti yapılması nedeniyle başvurucuya ödenen fazla miktarı başvurucu o dönem içinde maaşla beraber peyder pey harcamış olup başvurucunun iade etmesi gereken meblağ elinde bulunmamaktadır. Temyiz edilen karar, Dairenin 22/10/2014 tarihli ilamıyla tekrar bozulmuştur. Karar gerekçesinde; Mahkemece, başvurucuya yapılan yersiz ödeme miktarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ifadelerine yer verilmiştir. Bozma kararına uyan Mahkeme 19/3/2015 tarihli kararı ile bu kez davanın kabulüne karar vermiştir. Kararda, başvurucunun almış olduğu paranın yararlanma dışında elinden çıkmış olduğunu ispat edemediği ve dolayısıyla da dava konusu edilen yersiz ödenen miktarı iade ile mükellef olduğu gerçeğine vurgu yapılmıştır. Kararda ayrıca dosya kapsamındaki bilirkişi görüşünde de tespit edildiği üzere başvurucuya yersiz olarak ödenen miktarın 745,05 TL olduğu ve ödeme yapıldığı tarihten itibaren bu miktar için faiz talebinin bulunduğu saptaması yapılmıştır. Kararda diğer yandan 745,05 TL'lik borç miktarının yapılandırılmak suretiyle 111,89 TL olarak tespit edildiğine ve başvurucunun da bu miktarı 29/4/2011 tarihinde ödediğine ancak sonradan bu paranın başvurucu tarafından geri alındığına dikkat çekilmiştir. Kararda son olarak 111,89 TL'nin başvurucu tarafından geri alınmış olması nedeniyle borcun yeniden yapılandırılmasının İdarenin takdiri olduğu hatırlatılmış ve 745,05 TL'nin ödenmesine ilişkin tebligatın başvurucuya 4/1/2011 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla bu tarihten itibaren 745,05 TL'nin yasal faizi ile birlikte başvurucudan alınarak İdareye ödenmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Başvurucunun iddiasına göre mezkûr kararın akabinde önceden tarafına iade edilen meblağ artırımlı olarak 14/7/2017 tarihinde kendisinden tekrar tahsil edilmiştir. Başvurucunun temyiz ettiği karar ise Dairenin 20/3/2018 tarihli ilamıyla onanmıştır. Nihai karar başvurucu vekiline 12/4/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/5/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Erol Güler, B. No: 2013/8173, 14/4/2016, §§ 16-