13. Hukuk Dairesi 2015/9583 E. , 2016/7441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı ... Başkanlığı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve ha
**13. Hukuk Dairesi 2015/9583 E. , 2016/7441 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı ... Başkanlığı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ...' nin dava dışı şirkete inşa ettirdiği işyeri projesinden 10.6.2009 tarihinde iki işyeri satın aldığını, 2009 yılının 6.ayında da teslim aldığını, taşınmazın ortak alanları ile çevre düzenlemesinin tam olarak yapılmadığını, buna bağlı olarak zamanla dolgu zeminde çökme olduğunu, gerek buradan giren yağmur suları gerekse yalıtım sorunları nedeniyle aşırı nemlenme nedeniyle taşınmazları kullanamadığını, taşınmazların birini internet kafe olarak kısa bir süre kullandığını ancak taşınmazın zemin çökmesi ve yalıtım sorunları nedeniyle kullanamayıp tahliye ettiğini bildirerek ayıplı taşınmaz teslimi nedeniyle satış sözleşmesinin iptaline, yapılan ödemelerin ticari faizi ile tahsiline, taşınmazın ayıpları nedeniyle kiraya veremediğinden mahrum kaldığı kazancın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, dava konusu dairenin eksiksiz olarak teslim edildiğini, ayıp ve eksik bulunmadığını, kaldı ki ayıp ihbar mükellefiyetinin de süresinde yerine getirilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile sözleşmenin iptaline, taşınmazlar için ödenen toplam 29.449,86 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalı ...' nin dava dışı şirkete inşa ettirdiği işyeri projesinden satın aldığı taşınmazların ayıplı olması nedeniyle satış sözleşmesinin iptali ile ödemelerinin ve uğradığı gelir kaybının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı, süre aşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur. Dava konusu taşınmazlar işyeri niteliğinde olduğundan 4077 Sayılı Kanun hükümlerine tabi değildir. Genel hükümlere göre 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi (6098 Sayılı TBK.’nun 223. maddesi) uygulanacaktır. Anılan maddeye göre, alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 198. maddesinde (6098 sayılı TBK.’ nun 223. maddesi) öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; Davacının satın aldığı bağımsız bölümleri 2009 yılının 6.ayında teslim aldığı, taşınmazlarla ilgili olarak tesbit yaptırmadığı eldeki davasını 29.3.2013 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda doğru olarak “gizli ayıp” lı olarak belirtilen bağımsız bölümlerdeki sorunların ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki alıcının ne zaman farkedebileceği ile bağımsız bölümün teslim tarihi, varsa ihbar tarihi ve dava tarihi de göz önünde bulundurularak) yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarına yeterince yer verilmediği anlaşılmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 198. maddesi (6098 sayılı TBK.’nun 223. maddesi) hükmü ile gizli ayıplar yönünden kendisine yüklenen “derhal ihbar” mükellefiyetini yerine getirip getirmediğini ispat yükü davacıdadır. Hal böyle olunca mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişi heyetinden, tarafların sunabileceği delillerde gözönünde tutularak “gizli ayıp” olarak nitelendirilen imalatların, niteliği ve ortaya çıktıkları (mevsimlerdeki yağmur, kar, güneş ve ısı durumları dikkate alınarak bu ayıpların ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki bir tüketicinin ne zaman farkedebileceği) zaman dilimi dikkate alınarak yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı yönünde taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde gerekçeli ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA,2.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 1.350,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 1.258,60 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.