11. Ceza Dairesi 2024/3478 E. , 2024/12536 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/497 E., 2024/64 K. SUÇ : Yasal defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyi…
**11. Ceza Dairesi 2024/3478 E. , 2024/12536 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/497 E., 2024/64 K. SUÇ : Yasal defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesiyle 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesine eklenen “Bu maddede düzenlenen suçların birden fazla takvim yılı veya vergilendirme dönemi içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi halinde, Türk Ceza Kanununun 43 üncü maddesi uygulanır.” fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “Zamanaşımı, ... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, ... itibaren işlemeye başlar” hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, dosya kapsamında toplanan delillere göre, sanığın farklı takvim yıllarındaki eylemleri arasında hukuki veya fiili kesintinin bulunmaması nedeniyle eylemlerin birden fazla takvim yılı içinde aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, 2010 ve 2011 takvim yılları yönünden de suç tarihinin, 2012 takvim yılında yapılan son kayıt tarihi itibarıyla en aleyhe kabulle 31.12.2012 olduğu ve hüküm tarihi itibarıyla olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeden, 2010 ve 2011 takvim yıllarındaki eylemleri nedeniyle zamanaşımından düşme kararları verilmesi, 2. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki ve, Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir. Birinci fıkra hükümleri bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımı tarihinde soruşturma ve kovuşturma evresinde bulunan dosyalar hakkında da uygulanır. Bu takdirde, ödemenin hüküm verilinceye kadar yapılması şarttır." şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde, Sanığın hukuki durumunun 15/04/2022 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Kanun ile değişik yukarıda belirtilen 213 sayılı Kanun'un 359 ve geçici 34. maddeleri kapsamında değerlendirilerek bir karar verilmesi yerine, Tepecik Vergi Dairesi Müdürlüğünün 09.03.2023 tarihli yazısında belirtilen, "Mükellefin vergi inceleme raporlarında yer alan ihbarnameler için 6763 sayılı Kanun'dan yararlandığı ve borcunun tamamını ödediği" şeklindeki cevabi yazısı da gözetilmeden, "Sanığın yasanın gereğini yapmadığı ve bu nedenle 7394 sayılı yasadan yararlanmayacağı anlaşılmakla" şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8. maddesindeki düzenlemelere göre adli sicil kaydında bulunan sabıkalarının silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve eylemden kaynaklanan zararın giderilip giderilmediği araştırılıp, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nin 231. maddesinin aradığı objektif ve sübjektif şartlar karar yerinde tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekip gerekmediğinin değerlendirilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2024 tarihinde karar verildi.