8. Hukuk Dairesi 2019/6541 E. , 2020/1887 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Balıkesir 2. Aile Mahkemesinin 04/05/2018 tarihli ve 2012/333 Esas, 2018/353 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması
**8. Hukuk Dairesi 2019/6541 E. , 2020/1887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Ve Katılma Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Balıkesir 2. Aile Mahkemesinin 04/05/2018 tarihli ve 2012/333 Esas, 2018/353 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili, davalı adına olan taşınmazlar ve araç nedeniyle 10.000,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiş, 04.05.2018 tarihli dilekçesi ile talep miktarını 77.190,25 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, 1285 ada 1103 parselde 6 nolu bağımsız bölüm nedeniyle 39.868,92 TL katkı payı alacağının, 1586 ada 694 parselde 10 nolu bağımsız bölüm nedeniyle 18.666,33 TL katkı payı alacağı ve 10.883,60 TL katılma alacağının, ... plakalı araç nedeniyle de 7.830,50 TL katılma alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanun'un olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, İlk Derece Mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde istinaf başvurusunun kısmen dahi olsa kabul edildiği durumda öncelikle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde de yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, bir yandan davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesine göre 1586 ada 694 parsel 10 nolu bağımsız bölüm nedeniyle katılma alacağına yönelik istinaf talebinin kabul edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılmaması, ayrıca Kanun'da yer almadığı şekilde yalnızca İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1586 ada 694 parselde 10 nolu bağımsız bölüm nedeniyle katılma alacağı yönünden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelen temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi