18. Hukuk Dairesi 2014/17758 E. , 2015/7156 K. "" MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile velayetleri annede olan küçüklerin soyadlarının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının …
**18. Hukuk Dairesi 2014/17758 E. , 2015/7156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, boşanma nedeni ile velayetleri annede olan küçüklerin soyadlarının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı nüfus müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ilk eşinden...soyadlı kızı, ikinci eşinden ise...soyadlı oğlu olduğunu, boşanma nedeni ile iki çocuğun da velayetinin davacı anneye verildiğini, soyadının anne soyadından ve iki kardeşin kendi aralarında soyadlarının farklı oluşunun eğitim öğretim ile ilgili işlemlerde ve arkadaşları arasında ciddi sıkıntılara yol açtığını ileri sürerek soyadlarının, annesinin soyadı olan... olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı ... ile ...'ın evliliklerinden 21.09.1996 tarihinde soyadının değiştirilmesi istenen ...'ın, davacının......ile evliliğinden ise 23.05.2009 tarihinde soyadının değiştirilmesi istenilen ...'un dünyaya geldiği, davacının her iki eşi ile de boşandığı, velayetin davacı anneye verildiği anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanunu'nun 4.maddesinin 2. fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki 1.cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde, velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4. maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi Soyadı Kanunu'nun, ilk defa soyadı alınması ile ilgili olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 321. maddesindeki hüküm karşısında bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanunu'nun 335 ve 336. maddeleriyle Anayasa'nın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirleriyle eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu Yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.