Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5428 E. , 2024/3781 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/5428 Karar No : 2024/3781 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAFLAR (DAVACILAR): 1- ... 2- ...3- ... 4- ...5- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/5428 E. , 2024/3781 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/5428 Karar No : 2024/3781 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAFLAR (DAVACILAR): 1- ... 2- ...3- ... 4- ...5- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Adana ili, Kozan ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun kabul edilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kabul edilmesine ilişkin Kozan Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunun ve dosyanın birlikte incelenmesinden, dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ve çevresinde mevcut yapılı çevre, işlevsel kurgu ve mülkiyet dokusu gözetilmeden, dava konusu parselin kent bütününde oluşturulduğu belirtilen yeşil alan sistemine entegre edilmediği, yeşil alan sürekliliğini ortaya koyan bir konumda planlanmadığı, bu park alanının plan bütününde planlanan park alanları arasında nitelik ve nicelik bakımından kentsel ölçekte bir alan olduğu, bu bakımdan yaşam alanlarından uzak, erişilebilirliği ve ulaşılabilirliği düşük bir yerde konumlandığı anlaşıldığından dava konusu imar planı değişikliklerinin şehircilik ilkelerine, planlama esasları, kamu yararı ve kentsel ihtiyaçlara uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinabe yoluyla yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ve çevresi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "orman alanı" olarak planlandığı halde dava konusu işlemlerde park alanı ve imar yolu kullanım kararları getirildiğinden çevre düzeni planına aykırı olarak yerleşime açıldığı, bu nedenle planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırı planlama yapıldığı, ayrıca taşınmazın fiilen zeytinlik olarak kullanıldığı ve çevresinde çok geniş bir yerin zeytinlik alan olduğu halde bu alanlar dikkate alınmadan zeytinliklerin yerleşime açıldığı, böylece zeytinliklerin bütünlüğünün bozulduğu, uyuşmazlık konusu imar planlarının üst ölçekli plana, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, ilgili mevzuata ve kamu yararına aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının hasım olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlık konusu parseldeki park alanı, bölgede yapılacak olan parselasyona tabi olacağından davacının mağduriyetinin bulunmadığı, davanın reddi gerektiği iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlık konusu 1/5000 ölçekli imar planının revizyon plan olduğu, ancak plan gerekçe ve açıklama raporlarında, planlama alanında öngörülen nüfusa ilişkin herhangi bir veri bulunmadığı, bu nedenle planlama alanında ihtiyaç duyulan donatı miktarlarına ilişkin değerlendirme yapılmasının da mümkün olmadığı, plan açıklama raporlarında ilgili kurumlardan alınması gereken görüşlerin alındığına dair bir ifadeye rastlanmadığı, bu durumun revizyon imar planının niteliğiyle bağdaşmadığı ve planın tümünü sakatlayan bir iptal nedeni olduğu neticesine varıldığından sonucu itibariyle isabetli bulunan temyize konu kararın anılan gerekçe eklenmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile onaylanarak 27/01/015-02/03/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılan Kozan İlçesi 5. Etap 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonunda dava konusu parselin büyük bir kısmı park alanı, bir kısmı ise 15 metrelik yol olarak planlanmıştır. Alanda, uyuşmazlığa konu 1/1000 ölçekli İlave ve Revizyon Uygulama İmar Planı öncesinde yürürlükte bulunan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ağaçlandırılacak alan kullanımında kalan davacı parseli, Kozan Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile onaylanan Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen, Kozan Belediye Meclisinin ... tarihli ve ... sayılı kararı ile kesinleşen 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planında park alanı ve 15 metre en kesitli taşıt yolu olarak planlanmıştır. Davacı tarafından 07/08/2017 tarihinde taşınmazına ilişkin olarak imar durumu verilmesi istemiyle yapılan başvuruya, davalı Kozan Belediye Başkanlığı tarafından aynı gün verilen cevap üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında: "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırmalar sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular; şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı kriterleri gözönüne alınarak, kentsel planlamanın en temel unsurlarından birisi olan imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine göre hazırlanması gerekmektedir. İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu 1/5000 ölçekli imar planın revizyon niteliğinde olduğu, ancak plan gerekçe ve açıklama raporlarında, planlama alanında öngörülen nüfusa ilişkin herhangi bir verinin bulunmadığı, bu nedenle planlama alanında ihtiyaç duyulan donatı miktarlarına ilişkin değerlendirme yapılmasının da mümkün olmadığı, plan açıklama raporlarında ilgili kurumlardan alınması gereken görüşlerin alındığına dair bir ifadeye rastlanmadığı, 3573 sayılı Zeytincilik Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca planlama yapılması gerekirken taşınmazda kamulaştırmaya esas bir kullanım kararı getirilmesinin kamu yararına aykırı olduğu, dava konusu taşınmazda getirilen park alanının plan bütününde planlanan park alanları arasında nitelik ve nicelik bakımından kentsel ölçekte bir alan olduğu, bu bakımdan yaşam alanları içerisinde planlanması gerekirken kentsel yerleşim alanının çeperinde, erişilebilirliği ve ulaşılabilirliği düşük bir alanda planlandığı, kent bütününde oluşturulduğu belirtilen yeşil alan sistemine entegre edilmemiş olduğundan yeşil alan sürekliliğini ortaya koyan bir konumda planlanmadığı tespitlerine yer verildiği, ancak, İdare Mahkemesince, aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek yalnızca park alanının ulaşım ve erişilebilirlik açısından uygun olmadığı ve yeşil alan sürekliliğinin sağlanmadığına ilişkin tespit ve değerlendirmelerin karara esas alındığı görülmektedir. İdare Mahkemesi kararına karşı davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince istinabe yoluyla yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda ise dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ve çevresi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanı olarak planlandığı halde dava konusu işlemlerde park alanı ve imar yolu kullanım kararları getirildiğinden çevre düzeni planına aykırı olarak yerleşime açıldığı ve taşınmazın ve çevresindeki çok geniş bir yerin zeytinlik alan olduğu halde bu alanlar dikkate alınmadan zeytinliklerin yerleşime açıldığı, böylece zeytinliklerin bütünlüğünün bozulduğu tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği, anılan gerekçeler eklenmek suretiyle istinaf isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Öte yandan, talep sonucunun belirlenmesinde, dava dilekçesinin bir bütün olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerekmektedir. "Talep sonucunun çok açık olmaması hâlinde, onu dava dilekçesinin diğer bölümlerinde yazılanların ışığı altında bir yoruma tâbi tutarak, davacının bu dava ile neyin hüküm altına alınmasını istediği tespit edilmelidir." (KURU Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Şubat 2001, İstanbul, Cilt II, s. 1608) Davacının, imara açılması gereken taşınmazın park alanı ve yol olarak planlanmasının uygun olmadığı iddialarını ileri sürerek dava konusu imar planlarının iptali istemiyle dava açtığı, İdare Mahkemesince, taşınmazda getirilen park alanı kullanım kararının yeşil alan sürekliliği, erişim ve ulaşılabilirlik yönünden uygun olmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince istinaf yoluna başvuran davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine olmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken istinafa konu İdare Mahkemesi kararına, yukarıda yer verilen gerekçelerin eklenmesi suretiyle istinaf isteminin reddine karar verildiğinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın sadece park alanı olarak değil başka herhangi bir fonksiyon getirilerek planlanmasının da mümkün olmadığı sonucu ortaya çıkacağından, temyize konu karar ile hem istinafa başvuran Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine, hem de davacının görülen davayı açmadan önceki hukuki durumuna göre daha olumsuz bir durumda kalmasına neden olacak şekilde sonuç doğurduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, taleple bağlılık ilkesine aykırı şekilde verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararı ile eklenen gerekçenin çıkarılması suretiyle sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenmek suretiyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.