8. Ceza Dairesi 2022/6070 E. , 2024/7879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/982 E., 2022/902 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası
**8. Ceza Dairesi 2022/6070 E. , 2024/7879 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/982 E., 2022/902 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2019 tarihli iddianamesiyle sanık ... ve sanık hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası, 58 nci maddesi uyarınca, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun' un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 58 inci madesi uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. 2. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2019/426 Esas, 2020/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında müştekiye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarih ve 2021/982 Esas, 2022/902 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri kaldırılarak sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilerek hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; sanığın, müştekiye yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarını işlemiş olduğuna, tehdit ve zor unsurunun da mevcut olduğuna, beraat hükümlerinin usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, müştekiye ait konuta gece vaktinde müştekinin rızası olmadan girdiği ve kapıyı kilitleyerek müştekinin dışarıya çıkmasını, dışarıdan yardım almasını engellemeye çalışarak cinsel saikle müştekiyi hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince;"... müştekilerin tutarlı samimi beyanları, tanık beyanları dikkate alındığında sanığın hayatın olağan akışına uymayan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik gerçekçi beyanlar olmadığının, itibar edilemeyeceğini anlaşıldığı, mağdurun beyanlarını tanık beyanları ile ve mağdur için alınan raporla uyuştuğu, 22:00-23:00 aralığında marketten dönen mağduru sanığın takip ettiği, sanık ...'nın sohbet etmesi üzerine mağdur ...'ın Dominos Pizza isimli iş yerinde çalışana "bu şahsı oyalayın arkamdan gelmesin" dediği, Tanık ...'in sanığı biraz lafa tuttuğunu müştekinin önden gittiğini, müşteki uzaklaşıp apartmanına girdikten sonra sanığın tekrar mağdurun arakasından giderek mağdur ile asansöre bindiğini, mağdurun boğazını sıkıp, soyunmasını istediği, sanığın eliyle mağdurun ağzına vurduğunu, Zorla dudağından öptüğünü. (Adli Tıp Kurumu Adli Tıp Şube Müdürlüğünce müştekinin muayenesi sonucu elde edilen bilgi ve bulgulara göre tanzim edilen raporda; müştekinin fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve beyanlarına itibar edilebileceğini, 29/08/2019 tarihli adli muayene raporunda ise dişinin kırılmış olduğu ve dudak kenarlarında abrazyonların bulunduğunun rapor ile de sabit olduğu), evinde kimsenin olup olmadığını sorduğunu. evde sevişeceğini söylediği, mağdurun kaçması üzerine tekrar yakalayıp boğazını sıktığı, Mağduru tekrar eve çıkardığı, eve götürdüğü, "bana yanlış yapmayacaksın" dediği, İçeri girince sanığın meyve suyunu açıp üstünü çıkarıp çırılçıplak kaldığını, mağdurun sokakta bulunanlara balkondan polise haber vermelerini söylediği, bu sırada sanığın arkadan gelip tutarak içeri çektiğini, mağdurun bir anını bulup evden çıkarak meydana doğru gittiğini, Bir pastahaneden ve lokantadan yardım istediğini lokantada bulunanların polisi çağırdığı, olayın bu şekilde gerçekleştiğinin sabit olduğu,..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "...müştekinin, sanığı eve girmeden önce belirttiği gibi karşı komşusunun kapısını çağırarak veya bağırarak yardım istemeden yalnız yaşadığı eve aldığı, yine beyanında sanığın evin dış kapısını kilitlediğini belirtmesine rağmen sanığın anlık dalgınlığından faydalanarak kaçtığını belirttiği ve ardından eve geldiklerinde "masa üzerine bıraktığım evin giriş kapı anahlarının yerinde olmadığını" şeklinde kendi beyanı ile çelişir şekilde beyanda bulunduğu; ... TCK 116. maddesinde" Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya ... ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi," şeklinde suçun tanımlandığı değerlendirildiğinde; Sanığın müştekinin evine müştekiyle birlikte girdiği, rızası ile girdiği sonradan cinsel saldırı eylemi ile hukuka aykırı amaçla girdiği anlaşılmış ise de müştekinin bu safhada ondan gitmesini istemediği kendisinin evden ayrıldığı anlaşılmakla; konut dokunulmazlığını ihlal suçunun unsurunun oluşmayacağı; Sanığın hürriyetten yoksun kılma suçuna ilişkin ise yukarıda belirtildiği üzere eve girdikten sonra sanığın kapıyı kilitleyip kilitlemediği ,anahtarın nerede olduğu hususlarında müştekinin çelişkili beyanları bulunduğu ve sanığın cinsel saldırı eylemleri süresince müştekinin hareket etme özgürlüğünü kısıtlamasının bu suçun unsuru olduğu anlaşılmakla, Sanık hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanığın beraati yerine mahkumiyetine dair hatalı karar verilmiş ise de; Yapılan hatalar CMK 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca Dairemizce giderilebilir nitelikte olduğundan..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından verilen mahkûmiyet kararları kaldırılarak sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dava dosyası içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdur beyanları, adli raporlar, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 30.05.2022 tarih ve 2021/982 Esas, 2022/902 Karar sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.