Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifinin üyesi olduğunu 03/04/2016 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, toplantıya 3130 üyeden 726 kişinin asaleten, 834 kişinin vekaleten katıldığını, başkanlık divanı seçiminin oy çokluğuyla yapıldığını belirtildiğini, ancak esas sözleşmesinin 39. maddesi gereğince toplantıya katılanların ayrı ayrı gösterilmesi gerekmesine karşın bu durumun belirtilmediğini ve başkanlık divanı seçiminin geçersiz olduğunu, 2014 yılı bila
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin Türkiye 'de ilaç, kozmetik, medikal ürünlerin üretim ve satış işleri ile uraştığını, davacı şirket müşterileri olan dava dışı ... ve ... şirketlerinin talepleri doğrultusunda istenilen ürünlerin teslim olduktan sonra bedellerine mahsuben kendilerinde değişik meblağ ve tarihlerde ve değişik bankalara ait toplam 18 adet çekin alındığını, davacı şirket yetkilisi .... aracında 05/09/2012 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı sonrasında aracının içinde bulunan çantası ve içerisindeki çekler ile bir kısım eşyasının çalındığını, hırsızlık eylemine binaen Kadıköy CBS'nin 2012/35307 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve soruşturmanın halen devam ettiğini, çeklerin zayi nedeniyle iptaline ilişkin açılan davanın İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/362 Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, davalının söz konusu davaya müdahale talebinde bulunduğunu ve dava konusu çeklere ilişkin verilen ödeme yasağının kaldırılmasını talep ettiğini, çeklerin müvekkili ad ve emrine düzenlendiğini, ilk cironun davacı şirkete ait olması gerekirken geçerli bir cironun bulunmadığını, çeklerdeki ciro ve imzanın sahte olmasına ilişkin itirazın herkese karşı ileri sürülebileceğinden bahisle çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava dilekçesini tekrar etmiştir.