14. Hukuk Dairesi 2013/10965 E. , 2013/13537 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.09.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar …
**14. Hukuk Dairesi 2013/10965 E. , 2013/13537 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.09.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.04.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı vaat borçlusu 995 parsel sayılı taşınmaz üzerine dava dışı yüklenicinin bina yaptığını, her ne kadar binanın zemin üstü 1. normal kat 4 numaralı bağımsız bölümün davacı ...’ya satışı vaat olunmuşsa da kendisine buna karşılık tapu devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizce özetle “... Davacı ..., satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan hakkı temlik almıştır, davaya devam edebilir. Temlik sözleşmelerinin fesih edildiği resmi senetle ispat edilememiştir. Yapılan bu saptamalara göre mahkemece yapılması gereken iş, temlik yoluyla davacıya geçen 10.06.1993 günlü satış vaadi sözleşmesinin konusu 995 sayılı parseldeki binanın zemin üstü 1. normal kattaki 4 numaralı bağımsız bölüme karşılık gelecek arsa payını yapının kat irtifakı kurulacakmış gibi keşif suretiyle bilirkişiye hesaplatmak, bu paya hasren davadaki istemi hüküm altına almak olmalıdır...” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de Dairemizce bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması nedeniyle hüküm yeniden bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamın uyularak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasından sonra davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 12/A maddesinde bağımsız bölümlere düşecek arsa paylarının tespit edilmesinde hangi ölçütlerin esas alınacağı belirtilmiştir. Bozma ilamından sonra alınan 31.01.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazdaki binanın hali hazır duruma göre bağımsız bölümlere isabet eden arsa payları bağımsız bölümlerin değerlerinin toplam değere oranlanmak suretiyle belirlenmiş ise de belirlenen arsa payı oranları ile bağımsız bölümlerin değerinin toplam değere oranı denetime elverişli belirlenmiş değildir. Bu durumda öncelikle tüm bağımsız bölümlerin ayrı ayrı değerlerinin, toplam bedele oranlanmak suretiyle arsa paylarının belirlenmesi gerekirken 100 sayısı payda olarak alınmak suretiyle arsa payı tespiti doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. Kabule göre de, davacı yararına birden fazla vekalet ücreti takdiri de yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 30.10.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.