T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/899 KARAR NO : 2025/728 DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili, ------ ŞİRKETİ’nde yönetim kurulu üyesi iken 04.01.2021 tarihinde yazılı olarak istifa ettiğini, istifa beyanı…
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/899 KARAR NO : 2025/728 DAVA : Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili, ------ ŞİRKETİ’nde yönetim kurulu üyesi iken 04.01.2021 tarihinde yazılı olarak istifa ettiğini, istifa beyanı şirketin uhdesine aynı tarihte ulaştığını, yine 05.02.2021 Tarihinde yapılan genel kurul toplatısında da genel kurul ve müzakere defterinde " yönetim kurulunca şirket dışından atanan ------ T.C numaralı ------- 04.01.2021 tarihli istifa dilekçesinin istifa tarihi itibari ile kabul edilerek Yönetim Kurulu Üyeliğinden 04.01.2021 tarihi itibari ile düşürülmesine oy birliği ile karar verilmiştir. " kararı geçirildiğini, ancak davalı şirket tarafından yapılan işlem neticesinde müvekkilinin istifası ---- Gazetesi'ne 11.05.2021 tarihi olarak tescil ve ilan edildiğini, hukuken geçerli olan istifa tarihi 04.01.2021 olup, -------- Gazetesi'nde gösterilen tarih müvekkilinin gerçek istifa tarihini yansıtmadığını, bu yanlışlığın düzeltilmemesi halinde müvekkilinin, istifadan sonraki dönemde alınan kararlardan ve doğacak borçlardan haksız yere sorumlu tutulma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin, anonim şirketteki paylarını yasaya uygun olarak devredip ortaklık ve yönetici sıfatını kaybettiklerini, bu durum yine genel kurul toplatısında da genel kurul ve müzakere defterine de işlendiğini, TTK Kanun'un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 31. maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istendiğini, nitekim müvekkilinin şirket ortaklığı ve yöneticilik sıfatı sona erdiği için, yanlışlığın düzeltilmesi için davalı şirkete ,---- Noterliği, 19 Eylül 2025 Tarih ve ------ Yevmiye nolu(EK-4 : İHTARNAME ) ihtarname ile yanlışlığın düzeltilmesi için 5 iş günü süre verildiğini, Nitekim davalı şirket bu yanlışlığı düzeltmediğini, tüm bu nedenlerle müvekkili -------ŞİRKETİ'nden yönetim kurulundan istifa tarihinin tespiti ile yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, yönetim kurulu üyesinin istifa tarihinin tespiti ve düzeltilmesi istemine ilişkindir. Davanın, yönetim kurulu üyesi davacının istifa tarihinin ticaret siciline yanlış yapılan tescilinin düzeltilmemesinden kaynaklı olduğu görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticaret siciline tescil ile ilgili 34. maddesi; “(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.” şeklindedir. İlgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı 6100 sayılı TTK. 34. maddesi 1. bentte öngörülen bu süreci işletmeden doğrudan dava açmış olup, Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin 20/09/2022 tarih, ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı da aynı doğrultuda olup, dava şartları konusunda HMK'nin 138. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olduğundan usul ekonomisi de gözetilerek, takdiren duruşma açılmasına gerek görülmemiş, dosya üzerinden yapılan inceleme ile hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddi gerektiği kanaatiyle, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle): 1-)Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasasına göre alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; tarafların yokluklarında, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.