Başvuru; uçak kazasından kaynaklanan tazminat davasında ıslah talebinin zamanaşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; uçak kazasından kaynaklanan tazminat davasında ıslah talebinin zamanaşımından dolayı reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurucuların babası Y.Ç., özel bir hava yolu şirketinde yardımcı pilot olarak görev yapmaktayken 6/12/1998 tarihinde kaptan pilot K. ile birlikte kullandıkları uçağın kalktıktan kısa bir süre sonra İstanbul Atatürk Havalimanı'nda aprona düşmesi sonucu hayatını kaybetmiştir. Başvurucular 2/6/2006 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) her biri için 000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkeme, yargılama aşamasında aynı uçak kazasında hayatını kaybeden kaptan pilot K.nin ailesinin açtığı davanın da aynı Mahkemede görüldüğünü, K.nin dosyasında alınacak bilirkişi raporunun bu davayı da ilgilendirdiğini belirterek ilgili dosyanın beklenilmesine 13/2/2007 tarihinde karar vermiştir. K. hakkındaki davada verilen karar, Yargıtay incelemesinden geçerek 17/1/2012 tarihinde onanmıştır. Böylece olaya ilişkin kusur oranı kesinleştikten sonra Mahkeme 24/4/2012 tarihli duruşmada bilirkişi raporunun tebliğ edilmesine karar vermiştir. 15/11/2012 tarihli duruşmada ise dosyanın yeniden önceki bilirkişiye tevdi ile başvurucuların destekten yoksun kalma tazminat miktarının ve davalı tarafın sorumluluğunun tespitinin istenilmesine karar verilmiştir. 21/2/2013 tarihli aktüerya bilirkişisi raporu aynı gün başvuruculara iletilmiştir. Raporda başvurucuların toplam destekten yoksun kalma zararı 063,06 TL olarak hesaplanmıştır. Başvurucular 25/3/2013 tarihinde ıslah için gerekli harcı yatırarak bilirkişinin belirlediği rakam üzerinden davalarını ıslah ettiklerini belirtmişlerdir. Mahkeme 6/2/2014 tarihli karar ile davanın kabulüne ve başvuruculara toplam 063,06 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile ayrı ayrı 750 TL manevi tazminatın başvuruculara verilmesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde; başvurucuların desteği müteveffa Y.Ç. ile davalı hava yolu şirketi arasında hizmet akdine dayalı hukuki ilişki olduğu noktasında uyuşmazlık olmadığı belirtilmiştir. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddesinde İş Kanunu'nun uygulanmayacağı işler arasında deniz ve hava taşıma işleri gösterildiğinden 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen hizmet akdine ilişkin hükümlerin dosya kapsamında uygulanacağı ifade edilmiştir. Olaya ilişkin ise gerçekleşen uçak kazasında kaptan pilot K. ve yardımcı pilot Y.Ç.nin vefat ettiği, K.nin ailesinin açtığı davada kusur oranının 22/7/2009 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği ve davalı hava yolu şirketinin kusur oranının %93 olduğunun tespit edildiği ifade edilmiştir. Hesap bilirkişi raporuna göre başvurucuların toplam 063,06 TL zararı olduğu ifade edilmiştir. Başvurucuların ıslah talebine karşı davalı zamanaşımı defini ileri sürmüş ise de dava dilekçesinde belirtilen dava konusunun ıslah yolu ile arttırılması ek dava niteliğinde olmayıp dava dilekçesinin kısmi ıslahı anlamında olduğu bu nedenle ıslah ile arttırılan miktara karşı zamanaşımı definin ileri sürülemeyeceği vurgulanmıştır. Manevi tazminat yönünden ise 750 TL'nin başvurucuların her biri için ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 5/11/2015 tarihinde bozma kararı vermiştir. Karar gerekçesinde, başvurucuların murisinin kullanımındaki uçağın 6/12/1998 tarihinde düştüğü ifade edilmiştir. Başvurucuların açmış oldukları davada; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminat talebinde bulundukları, yargılama aşamasında ise 25/3/2013 tarihli dilekçe ile harçlarını yatırmak suretiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini 063 TL olarak ıslah ettikleri belirtilmiştir. Bu ıslah dilekçesine karşı davalı tarafından zamanaşımı definin ileri sürüldüğü vurgulanmıştır. Başvurucuların murisinin ölümüne neden olan olay tarihi ile müddeabihin artırıldığı ıslah tarihi arasında on beş yıllık bir sürenin olduğu, 6098 sayılı Kanun'un maddesinde öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin ıslah tarihi itibarıyla geçmiş olduğuna dikkat çekilmiştir. Bu nedenle de ıslah edilen miktarlar için başvurucuların maddi tazminat isteklerinin zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Mahkeme, bozma kararına uyarak 11/6/2019 tarihinde başvuruculara 000 TL maddi tazminatın, 750 TL manevi tazminatın ayrı ayrı ödenmesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde Yargıtay kararına atıfla ıslah talebinin zamanaşımı nedeniyle reddedildiğine yer verilmiştir. Başvurucular vekili, gerekçeli kararı 17/7/2019 tarihinde UYAP'tan öğrendikten sonra 21/8/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.