8. Ceza Dairesi 2023/3393 E. , 2024/4481 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E. 2022/721 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2021 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 in…
**8. Ceza Dairesi 2023/3393 E. , 2024/4481 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E. 2022/721 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2021 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2022 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 15.12.2022 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.07.2023 tarihli ve 2023/10996 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90175 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90175 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150/1-2. maddesinde yer alan; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir." şeklindeki düzenleme ve, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 30.04.2018 tarihli ve 2018/3138 Esas, 2018/5226 karar sayılı ilamında yer alan, “ ...suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı 30.06.2017 celse tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurduğu anlaşılmakta ise de, avukat aracılığı ile savunmasını yapmak istediğini belirtmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğa müdafii görevlendirilmeden savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmediği... kanun yararına bozma isteminin kabulü ile... BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,