8. Hukuk Dairesi 2018/10945 E. , 2018/14959 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, 107 ada 241 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki alanlarda, vekil edenleri ve vekil edenlerinin muris…
**8. Hukuk Dairesi 2018/10945 E. , 2018/14959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, 107 ada 241 parsel sayılı taşınmazın bitişiğindeki alanlarda, vekil edenleri ve vekil edenlerinin murisleri tarafından dikilen ve bakımları yapılan ağaçlar olduğunu ve bu ağaçların bulunduğu alanın......Barajı alanı içerisinde kaldığını açıklayarak, davaya konu alandaki ağaçların vekil edenlerine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili, vekil edenini Kuruma husumet yöneltilmeyeceğinden bahisle davanın reddini savunmuş, davalılardan ... vekili ise, davaya konu edilen ağaçların kendiliğinden yetişebilen türden ağaçlar olduğunu, dere yataklarının da özel mülkiyete konu olamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, “Davanın kabulü ile 241 parsel sayılı taşınmazda bulunan fen bilirkişisi raporundaki krokideki 113.500 m2'lik taralı alan içerisinde bulunan, kamulaştırma alanı içerisinde kaldığı keşif esnasında görülen, 694 adet 3-4 yaşlarında söğüt, 297 adet 5-7 yaşlarında söğüt, 851 adet 8-10 yaşlarında söğüt, 613 adet 11-12 yaşlarında söğüt, 334 adet 16-18 yaşlarında söğüt, 35 adet 10-13 yaşlarında karaağaç, 24 adet 10-13 yaşlarında alıç, 200 adet bağ, 125 adet böğürtlen ağacının 14/56 hissesinin davacı ..., 2/56 hissesinin davacı ..., 7/56 hissesinin davacı ..., 7/56 hissesinin davacı ...'a ait olduğunun tespitine” karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekillerince ayrı ayrı, davacılar vekilince ise harç ve yargılama giderlerine hasren süresinde temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. A- Davalılardan Enerji Piyasası Düzenmeme Kurumu'nun hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Kural olarak, taşınmaz üzerindeki muhdesatın aidiyetinin tespiti davalarında, husumetin muhdesatın bulunduğu taşınmaz maliki ya da maliklerine yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, davacı taraf dava dilekçesinde taşınmaz maliki olmayan, kamulaştırma işlemini yapan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nu da hasım göstererek dava açmıştır. Aleyhine dava açılan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu taşınmazın maliki olmadığı gibi, davanın açılmasına sebep olacak bir eylemde de bulunmamıştır. Hal böyle olunca, Mahkemece davalı olarak gösterilen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. B-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 1-Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, davacılar tarafından meydana getirildiğinin tesbiti istenen söğüt ağaçları, dikildikten belli bir süre sonra kesilerek ekonomik olarak değerlendirilmesi gereken, ayrıca kendiliğinden de yetişen ağaçlardandır. Bu nitelikteki ağaçlar kalıcı nitelikte olmadığından muhdesat niteliğinde sayılmamaktadır. Hal böyle olunca, davacıların bu ağaçlara yönelik olarak dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı kabul edilerek davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır. 2-Davacılara aidiyetine karar verilen, karaağaç ve alıçlar ile ilgili olarak ise; bu ağaçların davacılar tarafından mı meydana getirildiği yoksa kendiliğinden mi yetiştiği konusunda tanık beyanlarının ayrıntılı olarak alınıp, uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-26.05.2004 gün ve 5177 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 19. maddesine eklenen ek fıkra hükmüne göre, başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlama amacıyla zilyetliği tespit davası açma hakkı tanınmış ise de, kamuya ait mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacakları, bu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyecekleri, bu nedenle de bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhtesatlara hukuki değer verilemeyeceği gözönüne alındığında, dava konusu taşınmazın niteliğinin de araştırılıp soruşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Mahkemece bu husus üzerinde de yeterince durulmamıştır. C)Bozma nedenine göre, davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Davalılar Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 04.07.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.