10. Hukuk Dairesi 2012/3509 E. , 2013/4037 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hak sahibi konumunda yer alan davalı yönünden yersiz ödendiği ve karşılandığı ileri sürülen ölüm aylıkları tutarının yasal faiziyle birlikte geri alınması amacıyla başlatılan takibe ilişkin itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından …
**10. Hukuk Dairesi 2012/3509 E. , 2013/4037 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hak sahibi konumunda yer alan davalı yönünden yersiz ödendiği ve karşılandığı ileri sürülen ölüm aylıkları tutarının yasal faiziyle birlikte geri alınması amacıyla başlatılan takibe ilişkin itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 2006 yılında kesinleşen davalıya, 1981 yılında yaşamını yitiren sigortalı babası üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine göre hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davacı Kurumca 2010 yılının Ocak ayında gerçekleştirilen işlemle 01.10.2008 tarihi itibarıyla kesilerek, 01.10.2008 – 19.12.2009 döneminde yersiz ödendiği ileri sürülen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili için ... . İcra Dairesinin 2010/6432 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, yasal süresi içerisinde davalının takibe borcu bulunmadığından bahisle itiraz etmesi nedeniyle, takibin durmasına binaen davacı Kurum tarafından itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56'ncı maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Öncelikle belirtilmelidir ki, inceleme konusu hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir.