5. Hukuk Dairesi 2025/7976 E. , 2025/17513 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/131 Esas, 2025/119 Karar KARAR : Usulden ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve kali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyu…
5. Hukuk Dairesi 2025/7976 E. , 2025/17513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/131 Esas, 2025/119 Karar KARAR : Usulden ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen müdahalenin önlenmesi ve kali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin kadim ve ortak duvarlarını yıkmak suretiyle müvekkili kooperatifin ortak alanına imar kanuna aykırı proje dışı, yeni bir kısım duvarlar, asansör yuvası, asansör ve yüzme havuzu inşaa etmiş olduğunu, söz konusu alanı kendi kullanımına özgüleyerek işgal ettiğini, taşınmazın temeline kadar yapılan kazı nedeni ile de söz konusu kaçak imalatın ayrıca tehlike de arz ettiğini belirterek site ortak alanlarına yapılan tüm müdahalelerin önlenmesine ve kal'ine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen duvarın kooperatife değil, belediyeye ait ... alanın duvarı olduğunu, genel kurulda seçilen yöneticilerin bu davayı açmak için yetkili kılınmadığını, ..Yapı Sitesinin toplu konut olduğunu, site vasfında olmadığını, her bloğun bağımsız iki bölümden oluştuğunu ve yerleşim planına göre bahçe, ön, yan ve yol mesafelerinin yerleşim planında belirtildiğini, kat mülkiyetine geçerken toplu konut şerhinin verilmediğini bu bakımdan 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) uygulanamayacağını, davalının dizlerinden engelli olduğunu ve yürümekte zorluk çektiğini, evine girebilmek için kooperatifin dolambaçlı ve 40-50 basamaklı yollarını geçmek zorunda kaldığını, engelli asansörü yapmak için belediyeye müracaat ettiğini, asansör mevzuatı ile ilgili belgeleri belediye verdiğini, ... alanda kalan ve asansörün hafriyatı sırasında yıkılan duvarın yeniden yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2020/269 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararıyla 31.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu imalatlardan garaj olarak kullanılan bölümün ortak kullanım alanında olmadığı ve parsel sınırları dışında kaldığı, garajın arkasında yıkıldığı belirtilen duvarın yeniden yapılmış olduğu, dava konusu asansörün ve havuzun parsel sınırları içerisinde ortak alanda kaldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırı ve proje dışı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2020/269 Esas, 2022/122 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli ve 2022/1138 Esas, 2023/1452 Karar sayılı kararı ile onaylı mimari projenin ve tapu kayıtlarının dosya içine getirtilmesi ile mahallinde fen, inşaat mühendisi, makine mühendisi ve gayri menkul değerlendirme uzmanı bilirkişiler ile yapılan keşif sonunda düzenlenen, denetime elverişli, infazı kabil bilirkişi raporu ile davacı koopetifin de bağımsız bölüm (kat) maliki olduğu sitede, davalının site ortak alanına havuz ve asansör yuvası ve asansör imalatı yaparak müdahale ettiğinin tespit edilmesine göre, bu türden davaların temyizen incelendiği yerleşik Yargıtay kararlarının da dikkate alınmasıyla davacının davada aktif husumet ehliyetinin varlığının kabul edilerek, davacının davasının kabulüyle bilirkişi raporuna ekli krokide A ve B harfi ile gösterilen ortak alanlara davalının müdahalesinin önlenmesine ve bu kısımlar üzerindeki yapıların kâl'ine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli ve 2022/1138 Esas, 2023/1452 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davaya konu sitenin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu anlaşılmakta ise de mahkemece öncelikle tüm tapu kayıtlarının getirtilerek dava tarihinde site yönetiminin olup olmadığı var ise kimlerden oluştuğu tespit edilmeli oluşacak netice sonrasında davacı Kooperatifin 3 15... parselde davalının da 3 15... parselde malik olduğuna da dikkat edilerek mahkemece öncelikle görev konusunun değerlendirilmesi gerektiği, kabule göre de Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği hâlde, davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşıldığından, Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılması gerektiğinden ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılmak suretiyle Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesinin hatalı olduğu ve mahkemece, yapılmasına hükmedilen işlemlerin yerine getirilmesi için davalı tarafa 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi hükmü uyarınca uygun süre verilmemesi de doğru görülmediği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil kooperatifin birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu, 634 sayılı Kanun'un 22 nci, 66 ncı ve devamı maddelerinde düzenlenen Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler uyarınca toplu yapı yönetimine geçilmemiş olduğu, ayrı bir site yönetiminin bulunmadığı, bu nedenle uyuşmazlığa 634 sayılı Kanun hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerektiğinin sabit olduğu, Mahkemenin görev hususunu da buna göre tespit etmesi gerektiği, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapılmadan hatalı karar verdiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. 2 Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece bozma kararına da uyulsa da bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, bozma ilamında belirtilen araştırmaların yapılmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece öncelikle bozma ilamındaki hususlar dikkate alınarak davaya konu taşınmazın birden fazla parsel üzerinde kurulu olduğu anlaşılmakta ise de tüm tapu kayıtlarının getirtilerek dava tarihinde site yönetiminin olup olmadığı var ise kimlerden oluştuğu tespit edilmeli ayrıca siteye ilişkin birlikte yönetim hususunda alınmış bir kat malikleri kurulu kararı olup olmadığı, aynı şekilde birlikte yönetim yahut tüm parselleri kapsayan bir yönetim planı bulunup bulunmadığının taraflardan sorularak oluşacak netice sonrasında davacı Kooperatifin 3 15... parselde davalının da 3 15... parselde malik olduğuna da dikkat edilerek mahkemece öncelikle görev konusunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 3. Kabule göre de Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği hâlde, davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece keşif yapmak sureti ile alınan bilirkişi raporunda da yapılan imalatların projesine aykırı olduğu belirtilmiş ancak eski hale getirme bakımından yapılacak işlemler krokiye bağlanmak sureti ile anlatılmamıştır. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemesi hatalıdır. 4. Mahkemece, yapılmasına hükmedilen işlemlerin yerine getirilmesi için davalı tarafa 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi hükmü uyarınca uygun süre verilmemesi de doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.