Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı ... San. AŞ'den ... Bankası AŞ Kasımpaşa Şubesi muhattaplı, keşidecisi ... AŞ, lehtarı davacı olan ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 12/09/2014 - 25.000,00 TL, ... seri nolu, 19/09/2014 - 25.000,00 TL ve ... seri nolu, 26/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı 4 adet çek aldığını, ancak söz konusu çeklerin 10/04/2014 tarihinde rıza dışı elden çıktığını, daha sonra ... seri nolu, 05/09/2014 - 25.000,00 TL miktarlı ç
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin elektrik enerjisi ihtiyacını daha ucuza mal edebilmek için davalı şirket ile 09/12/2016 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesinin imzalandığını, söz konusu sözleşmeye göre davalı şirketin müvekkile 2017 yılı itibariyle sabit 17,510 Krş üzerinden elektrik enerjisi temin edileceğini, ancak sözleşmenin hala yürürlükteyken davalı şirketin müvekkile birim fiyatın artırılacağını ihtar ettiğini, müvekkilin ise sözleşmeye atıfla bu teklifi reddettiğini ve sabit fiyattan şirket sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sözleşmenin feshinden sonra ekte sunmuş oldukları faturalardan da anlaşılacağı üzere müvekkil şirketin daha yüksek fiyatlarla elektrik alımı yapmak zorunda kalarak zarara uğradığını, bu nedenle müvekkil şirketin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğramış olduğu tüm zararların tazminini, müvekkil şirketin alacağın teminat almak için tercihen teminatsız ancak gerek görülürse teminat mukabilinde davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve haklarının aklı kalmak kaydıyla müvekkil şirketin uğradığı 1.950.561,00 TL zararın ödeme günlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafından müspet zararın tazmini talebiyle açılan davanın, davacının haksız ve hukuka aykırı talepleri nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece, "... Tüm dosya kapsamından; Davacı vekili şirketin elektrik ihtiyacını daha ucuza mal edebilmek için davalı şirket ile 09/12/2016 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzaladığı, davalı şirketin davacıya 2017 itibariyle 17,510 krş üzerinden elektrik enerjisi temin edeceği ancak sözleşme yürürlükteyken davalı şirketin davacıya birim fiyatın arttırılacağını ihtar ettiği, davacı şirketin ise sözleşmeye atıfla bu teklifi reddettiği ve sabit fiyattan faturalandırma yapılmasını talep ettiği buna istinaden de davacı şirketin sözleşmeyi feshettiği, bunun üzerine davacının daha yüksek fiyattan elektrik alımı yapmak zorunda kaldığı ve zarara uğradığı, sözleşmenin 6. ve 8.maddelerinde enerjinin tedarik edileceği sabit fiyat ve fatura miktarının belirlendiği, sözleşmenin 13.maddesi uyarınca haklı sebepler dışında sözleşmenin tek yanlı feshedilemeyeceğinin belirlendiği, sabit fiyat artırma talebi reddinin haklı sebep olamayacağı, maliyetin artma ve azalmasının fiyat değişikliğine sebep olamayacağı, sözleşmenin 8. maddesinde ayrık durumların belirlendiği bunlarında vergi, resim harçlar gibi ... tarafından belirlenen bedeller olduğu, artış ve azalışların doğrudan faturalara yansıtılamayacağı, bu nedenle davalının akde riayetsizliği nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.950.561,00 TL zararın ödeme günlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesini talep etmiştir. Talimatla davalı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılmış, bilirkişi bilahare raporunda; bir yıl elektrik enerjisi tedariki sağlaması gerekirken 13. Maddesi gereğince sözleşmede yazılı olmayan bir gerekçe ile tek taraflı feshetmesi nedeniyle 389.007,84 TL kar kaybına ilişkin zarardan davacının sorumlu olduğu bildirilmiş, 01/03/2019 tarihli talimatla bilirkişi heyetinden alınan Elektrik Yüksek Mühendisi, Enerji Uzmanı Hukukçu ve Mali Müşavirden alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı tarafından ödenen fatura dökümleri ve enerji tüketimi tüm fatura bileşimlerinin dökümleri tablo halinde gösterilmiş, formül olarak ödenen aktif enerji tutarı - ödenmesi gereken aktif enerji tutarı fark bedel formülü uygulanacağı, hesap tabloları sonucunda net tüm farklar toplamının 1.854.246,49 TL olduğu, davacının Haziran 2017 dönemi aktif enerji tüketim tutarı farkının 237.787,22 TL olduğu, toplam davacı tarafın müspet zarar miktarının 2.092.033,71 TL olduğu, Bilahare mahkememizce Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD 'da görevli bilirkişi ................ 'den alının raporda; sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı, tazmini istenebilecek zarar ve sözleşmenin 6. ve 8. maddelerinin yorumu noktasında bilirkişiden tekrar rapor alınmış, bilirkişi raporunda özetle; 07/12/2016 tarihinde kabul ve teyidi yapılmış sipariş bildirim formu dikkate alındığında 07/12/2016 tarihinde birim fiyata dengesizlik ve yekten bedelleri dahil tutularak ( sözleşme madde 6 ) aktif enerji birim fiyatının sabit 17.510 KRŞ olarak belirlendiği, sözleşmenin sabit bedelli özel hukuk hükümlerine tabi olarak elektrik enerjisinin alınıp satılmasına dair, birim fiyatı ile sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler konusunda serbestçe anlaşmışlardır. Taraflar arasında düzenlenen 09/12/2016 tarihli sözleşmedeki birim fiyatlarındaki artışındaki etken faktörlerin doğal gaz ithal kömür girdi maliyetleri, ABD doları, Türk Lirası çapraz kurları arasındaki farklılıktan kaynaklanığı, öngörülebilir olduğu ve sözleşmenin TTK 138.maddesi kapsamında feshine imkan olmadığı, davacı talebinin müspet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 6.ve 8. Maddelerini arasında bir çelişki olmadığı, 6. Madde ile fatura kalemlerinden enerji harici bedellerin ayrık tutulmak suretiyle elektrik enerjisi birim satış fiyatının sabit olarak belirlendiği, 8.madde de ise 6.maddeye gönderme yapılmak suretiyle bu kalemlerin ilave edileceğinin belirtildiği, birim elektrik enerjisi sözleşmesinde peşin ve kesin olarak tespit edilmiş olan sabit bedelin her iki taraf için de bağlayıcı olduğu ve her iki tarafın tacir sıfatına sahip olduğu, TTK 18/2 basiretli bir iş adamı gibi davranma ilkesi ve ahde vefa ilkesi gözönünde bulundurularak, haksız fesihten kaynaklı davacı zararının karşılanması gerektiği, davacının müspet zararını tam olarak tazmin edebilmesi için tedariki yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermiş olduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasında revize edilmiş sözleşme yapılması düşünülse bile taraflar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiği ve yargı sürecine girdikten sonra haksız fesihten sonra davalı taraf dışarda tutulmak suretiyle, yeniden elektrik tedariki konusunda piyasa araştırması yapılmasının mümkün ve yeterli olduğu, ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilebileceği belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından, bilirkişi raporundan davalı tarafın davacının haksız sözleşme feshi nedeniyle müspet zararını karşılamak zorunda kalacağı sonuç ve kanaatine ulaşılmış, dava dosyası bünyesinde davalının temerrüte düştüğüne ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığından dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizine hükmetmek gerekmiş, davacı tarafın talebi ile bağlı kalınmak suretiyle, Davacı tarafın davasının KABULÜNE, 1.950.561,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa ödenmesine, karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF İTİRAZLARI: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında teknik değerlendirme olmaksızın ve sözleşmenin 6. ve 8. maddeleri dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, davacı tarafın iddia ettiği şekilde sözleşmede her durumda sabit fiyat garantisi bulunmadığını, belli şartların gerçekleşmesi halinde fiyatın değişebileceğinin sözleşmenin 8. maddesinde açıkça düzenlendiğini, bilirkişi tarafından 8. madde şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmediğini, sözleşmenin 8. maddesindeki şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin ancak teknik bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğunu, hükme esas alınan hukukçu bilirkişi raporunda herhangi bir teknik inceleme yapılmadığı ve yapılmasının da mümkün olmadığını, sözleşmenin 8. maddesinin hukukçu bilirkişinin uzmanlık alanı dışında kaldığını, sözleşmenin 8. maddesine göre müvekkil şirketin sözleşmeyi feshinde haklı olduğunu, dava konusu olayda da ... ve ... gibi enerji piyasasındaki düzenleyici kurumlar tarafından alınan kararlara istinaden elektrik fiyatını etkileyen bazı bedellerde meydana gelen artışlar nedeniyle bedelin revize edilmesi zorunluluğunun doğduğunu, sebepsiz yere bir revizenin söz konusu olmadığını, son tarihli hukukçu bilirkişi raporunda sözleşme maddesinden enerji harici bedellerin kastedildiği sonucuna nasıl varıldığının anlaşılamadığını, sözleşme maddesinde enerji harici bedellerin kastedildiğinin belirtilmediğini, davacı şirket adına düzenlenen faturalardaki aktif enerji birim fiyatlarının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu, ancak bu itirazlarının mahkemece atanan teknik bilirkişiler tarafından hiçbir şekilde incelenip değerlendirilmediğini, davacı şirket tarafından revize talebinin kabul edilmemesi üzerine sözleşmenin aşırı ifa güçlüğü nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, olağanüstü piyasa koşulları nedeniyle mevcut akdedilen sözleşme koşulları ile sözleşmenin devamının müvekkil şirket için fiilen ve hukuken aşırı ifa güçlüğü oluşturduğunu, sözleşmenin müvekkil şirket tarafından haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle TBK'nın 126. maddesi kapsamında davacının müspet zararını talep etme hakkı bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müspet zarar tazminat yöntemi ile ilgili yapılan değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin müvekkilinin revize teklifini kabul etmeyerek ulusal tarife fiyatından elektrik alımı yaparak kendi zararına kendisinin sebep olduğunu, davacı şirketin basiretli tacir ilkesine aykırı davrandığının tartışmasız olduğunu, hesaplama yapılırken davacı şirketin sözleşmenin feshinden sonra elektrik tedarik etmiş olduğu birim fiyat ile müvekkil şirketin revize için teklif etmiş olduğu fiyat arasındaki farkın hesaplanması gerektiğini, davacı şirketin ulusal tarife bedelinden daha düşük bedelle elektrik tedarikini sağlayamadığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, ancak davacı şirketin iddia ve taleplerine dayanak olacak herhangi bir yazılı delil dahi sunmadığını, hiç kimsenin kusuru nedeniyle hak elde edemeyeceğinden açılan iş bu dava ve hiçbir teknik inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın kurulan hükmün eksik, hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu, aralarında teknik bir bilirkişinin de yer aldığı heyetten yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, hükme esas alınan hukukçu bilirkişi raporunun HMK'nın 279/4. maddesi uyarınca yok hükmünde olduğunu, ilk derece mahkemesi kararında müvekkil şirketin iddia ve savunmalarına yer verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen faiz oranı ve türünün de hukuken kabul edilemez olduğunu, tüm bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.