2. Ceza Dairesi 2014/13923 E. , 2015/17911 K. "" MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Suça konu motosikletin kullanım gereği açıkta bırakılan eşya olduğu ve parkedildiği hastane bahçesinden çalınması biçimindeki eylemin TCK'nun 142/1-e maddesinde tanımlanan suç tipine uyduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan del…
**2. Ceza Dairesi 2014/13923 E. , 2015/17911 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Suça konu motosikletin kullanım gereği açıkta bırakılan eşya olduğu ve parkedildiği hastane bahçesinden çalınması biçimindeki eylemin TCK'nun 142/1-e maddesinde tanımlanan suç tipine uyduğu gözetilmeden aynı Kanun'un 142/1-b maddesi ile uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 13.10.2015 gününde oybirliğiyle (eleştiri yönünden oyçokluğuyla) karar verildi. Muhalif KARŞI GÖRÜŞ: Aşağıda sunduğum nedenlerle sayın çoğunluğun suçun nitelendirilmesine ilişkin eleştirisine katılmıyorum. Somut olayda özetle; sanığın, kontak kilidiyle ve tekerleğinin dönmesini engelleyecek şekilde zincirle kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alarak park edilmiş suça konu motosikleti çalması biçimindeki eylemi, suç tarihinde yürürlükte olan TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun, eylemin aynı Kanun'un 142/1-e maddesindeki suçu oluşturduğuna ilişkin düşüncesine katılmıyorum. Öncelikle 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'daki düzenlemeleri birlikte değerlendirecek olursak; konumuzla ilgili olarak 765 sayılı TCK'nın 491/2. maddesinde hırsızlık suçunun, “Adet muktezası olarak yahut tahsis ve istimalleri itibariyle umumun tekafülü altında bulunan eşya hakkında işlenirse” biçiminde düzenlemeye yer verilmiş, motorlu araçlar ve motosikletlere yönelik hırsızlık eylemleri, aynı Kanun'un daha ağır nitelikteki olan 493/1 ve 2. maddesinde öngörülen unsurların oluşmaması hallerinde, anılan 491/2. maddesi kapsamında nitelikli hırsızlık olarak kabul edilmekteydi. Ancak 5237 sayılı Kanun'da, 765 sayılı Kanun'un 491/2. maddesi yerine, 142/1-e maddesindeki hırsızlık suçunun, “Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,” işlenmesini nitelikli hal olarak düzenlemenin yanında, motorlu araçlarla ilgili olarak TCK'nın 142/1-b (1.cümle) maddesinde hırsızlık suçunun, “herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ....... muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,” işlenmesi biçimindeki düzenlemeye yer vermek suretiyle, motorlu araçları, 765 sayılı Kanun'un 491/2. maddesinin karşılığı olan, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesi kapsamından çıkartmış, daha özel bir düzenleme yapmıştır. Bu nedenle 765 sayılı TCK'nın 491/2. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesindeki düzenleme karşılaştırılıp, buna bağlı yorumla doğru bir sonuca ulaşmak olanaklı değildir.