4. Hukuk Dairesi 2021/23612 E. , 2023/1232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/444 D.İş, 2021/444 K. SAYISI : 2021/İHK-18165 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü - İtirazın reddi SAYISI : K-2021/35063 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili
**4. Hukuk Dairesi 2021/23612 E. , 2023/1232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/444 D.İş, 2021/444 K. SAYISI : 2021/İHK-18165 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü - İtirazın reddi SAYISI : K-2021/35063 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.08.2018 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davalı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ticari araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketince 75.364,87 TL ödeme yapılmışsa da zararın karşılanmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 25.02.2021 tarihli dilekçeyle talebini 49.583,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.121,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya yapılan ödeme ile zararın karşılandığını, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, kusur ve maluliyet oranının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacı emniyet kemeri takmamışsa mütarafik kusur indirimi yapılmasını, istiap haddinin aşıldığını, hatır taşıması yapıldığından tazminattan indirim gerektiğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulü ile 4.121,50 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 49.583,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 53.705,00 TL'nin 10.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya yapılan ödeme ile zararın karşılandığını, söz konusu ödemenin % 10 maluliyet oranı üzerinden ödeme tarihindeki yerleşik uygulama doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplandığını, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasını hatalı olduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınmasını, davalının sorumluluğunun kusuru oranında olacağını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacıya yapılan ödemelerin tespiti ile tazminattan düşülmesini, davacı emniyet kemeri takmamışsa mütarafik kusur indirimi yapılmasını, istiap haddinin aşılması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, hatır taşıması yapıldığından tazminattan indirim gerektiğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan kusur raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, maluliyet raporunun usulüne uygun olduğu, zamanaşımının dolmadığı, müterafik kusur indirimini gerektirir bir husus bulunmadığı, istiap haddi nedeniyle indirim gerekmediği, hatır taşıması yapılmadığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi kapsamında tedavi gideri niteliğinde olmayan geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumlu olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacıya yapılan ödeme ile zararın karşılandığını, söz konusu ödemenin % 10 maluliyet oranı üzerinden ödeme tarihindeki yerleşik uygulama doğrultusunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplandığını, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davalının sorumluluğunun kusuru oranında olacağını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı olduğunu, davacıya yapılan ödemelerin tespiti ile tazminattan düşülmesini, davacı emniyet kemeri takmamışsa mütarafik kusur indirimi yapılmasını, istiap haddinin aşıldığını, hatır taşıması yapıldığından tazminattan indirim gerektiğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i olması gerektiğini ve re'sen ele alınacak nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 01.08.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 2. Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; PMF 1931 Yaşam Tablosu’na göre ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle tazminat hesabı yapıldığı; hakem heyetlerince de bu hesaba göre karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada progresif rant tekniği uygulanması yerinde olmakla birlikte PMF 1931 Yaşam Tablosu'nun kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle, temyiz edenin sıfatına göre usuli kazanılmış ... gözetilerek tazminatın belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlar tespit edilmiştir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu, Jandarma tarafından düzenlenen tutanakta davacının aracın arka kısmında bulunan yatak kısmından çıkarıldığı belirtilmekle sabittir. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 4. Davalı ..., dava tarihinden önce dava konusu kaza nedeniyle davacıya ödeme yapıldığını, bakiye zarar bulunmadığını ileri sürmüştür. O hâlde; öncelikle ödeme tarihi itibarıyla yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bunun için ödeme tarihindeki veriler (ödeme tarihindeki asgari ücret vs.) dikkate alınarak tazminatın belirlenmesi, bulunan tutardan koşulları varsa 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 87 nci maddesi gereğince hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle gerekli indirimler yapıldıktan sonra ortaya çıkan miktar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak ödemenin yeterli olup olmadığının araştırılması; ödeme yeterli ise davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi, ödeme yetersiz ise karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hesap raporunun düzenlendiği tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanmak suretiyle hesaplanan tutardan en son olarak davalı tarafından yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye zarar yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. 5. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir. 6. Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1), (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (6) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 06.02.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazasında bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin daha uygun olacağına karar verilmiştir. Diğer yandan; Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı gereği, iş gücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karara esas kabul edilen 23.02.2021 tarihli aktüer raporunda, PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre ve progresif rant yöntemiyle tazminat hesaplanmış; bu rapordaki hesap tekniğine ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı taraf itiraz etmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine karar verilmiş; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle tazminatın hesaplanması için de karar bozulmuştur. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği hesaplama TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği ile yapılmalıdır. Ne var ki; Hakem Heyetlerinin kararlarına esas alınan aktüer raporundaki hesap tekniği (PMF 1931 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi) davalı lehinedir. Davacı yanın hesap yöntemine itirazı bulunmadığından davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakların korunması ve aleyhe bozma yasağı gereği davalının karardaki hesap tekniğine ilişkin temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniğiyle yapılması şeklindeki (kararın 2 nolu bendindeki) sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 2-Diğer yandan; Hakem Heyeti tarafından davacı için hesaplanan tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılmadan, sadece davalının önceki ödemesinin güncellenmiş tutarı düşülerek belirlenen tazminatın hüküm altına alındığı, sayın çoğunluk tarafından, davalının ödeme yaptığı tarihteki verilere göre hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle gerekli indirimlerin yapılmasından sonra davalı yanın ödediği tutarın güncellenmiş bedelinin indirilmesiyle tazminatın belirlenmesi için de karar bozulmuştur. Tazminat hesabında önce davalının önceki ödemesinin güncellenmiş tutarının düşülmesi, bu şekilde belirlenen tutar üzerinden de şartları varsa hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi yapılarak sonuç tazminatın belirlenmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun tazminatta indirim sırasına ilişkin (4) numaralı bentteki bozma görüşüne de katılmıyorum.