Başvuru, göreve son verilme işlemine karşı açılan davada hatalı karar verilmesi ve makul sürede yargılamanın tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, göreve son verilme işlemine karşı açılan davada hatalı karar verilmesi ve makul sürede yargılamanın tamamlanmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 21/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu; Batman ili Sason ilçesi Yuvalar köyünde geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken 28/8/2008 tarihinde Sason Kaymakamlığına istifasını sunmuştur. Söz konusu talep değerlendirilmeden önce, ikametini İstanbul'a taşıdığı ve bir yıl içinde birden fazla olmak üzere maaş kesim cezası almış olduğu tespit edilen başvurucunun görevine 10/3/2009 tarihli işlemle son verilmiştir. Başvurucu, göreve son verme işleminin iptali istemiyle 23/7/2009 tarihinde dava açmıştır. Diyarbakır İdare Mahkemesi (Mahkeme) 15/4/2010 tarihli kararıyla başvurucunun, birlik komutanı tarafından bildirilen ve haber verilen operasyonel faaliyetler için geçici köy korucusu olarak her zaman hazır olarak beklemek ve çağrıldığında da operasyonlara katılmak zorunda olduğuna vurgu yapmıştır. Mahkeme; bu zorunluluğa rağmen başvurucunun mazeretsiz olarak göreve gitmediği, köyde bulunmadığı ve bir yıl içersinde birden fazla maaş kesim cezası aldığı hususlarının sabit olduğunu tespit etmiş, sonuç olarak da tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesine yer vermek suretiyle davayı reddetmiştir. Söz konusu karar, Danıştay Sekizinci Dairesinin 6/2/2013 tarihli kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Dairenin 10/3/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir.