T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/244 Esas KARAR NO : 2026/249 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı taraf hakkında icra takibinin kesinleşmesi sebebi ile doğmuş yasal takip ve tahsil haklarımız saklı kalmak ka…
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/244 Esas KARAR NO : 2026/249 DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ: 10/03/2026 Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı taraf hakkında icra takibinin kesinleşmesi sebebi ile doğmuş yasal takip ve tahsil haklarımız saklı kalmak kaydı ile Davalı Borçluların icra takibine yaptığı haksız ve yersiz itirazların iptali ile takibin aynen devamı ile fazlayı talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür olmamak üzere, Müvekkil ---- dava dışı Sigortalıya ödeyerek haklarına halef olduğu 1.425.802,32 TL alacağın talebimiz gibi faizi ve masrafları ile birlikte Davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Davalı Borçluların, başlatılmış olan icra takibine karşı yapmış olduğu haksız ve yersiz itiraz nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine,.Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin ve diğer tüm giderlerin Davalı taraflara tahmiline, karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, CMR hükümlerine göre taşınan emtianın hasar görmesi sonucu sigorta şirketinin sigortalısına ödediği hasar bedelini halefiyet ilkesi uyarınca taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkin başlatmış olduğu icra takibine ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın ------ tarihinde açıldığı, mahkememizin davacıya arabulucuk son tutanağının ibrazı için 1 haftalık kesin süre verildiği ve bu süre içinde mahkememize herhangi bir evrakın sunulmadığı görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 115/3 maddesi dava şartı noksanlığının mahkemece davanın esasına girilmeden önce fark edilmemiş olması ve taraflarca ileri sürülmemesi ancak hüküm anında noksanlığın giderilmesi halinde başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü davanın usulden red edilemeyeceğini düzenlemiştir. Davadaki dava şartı noksanlığı ön inceleme duruşması icra edilmeden ve davanın esasına girilmeden önce mahkememizce fark edilmiştir. ------- günlü Resmi Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hlinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir. Arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Uygulamada görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında dava şartının tamamlanması durumunda yargılamaya devam edilmesi gerektiğine dair bazı kararlar varsa da aksi yönde kararlar da vardır. Esasen davanın konusunu ilgilendirmemekte olup dava görevsiz bir mahkemeden mahkememize tevdi edilmemiş doğrudan mahkememizde açılmıştır. ( Görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında tamamlanması durumunda davaya bakılmaya devam edilmesi gerektiğine dair kararlar için -------- mahkemede de açılsa davanın ticari niteliğinin görevsiz mahkemede dava açılması ile ortadan kalkmayacağı ve zorunlu arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmayacağına dair kararlar için ---- )--------- Sayılı kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. ( Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmadığına dair diğer kararlar için --------sayılı kararları) -------- Karar sayılı ilamında "...Bu yasal düzenlemeler gereğince -----tarihinden sonra konusu bir miktar paranın ödenmesi talebi ile açılan ticarî davalarda dava açılmadan önce uyuşmazlıkla ilgili arabulucuya başvurup anlaşılamaması halinde son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya son tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi zorunludur. Ticari nitelikteki istirdat davalarında da dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olup ve arabulucuya başvurulmuş olması 6100 sayılı HMK m. 114/2 ve 6102 sayılı TTK m. 5/A hükümleri gereği dava şartı olduğuna karar verdiğinden, eldeki istirdat davasının dava şartı (zorunlu) arabuluculuk kapsamında olduğunda duraksama bulunmamaktadır. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir. Genel dava şartlarının düzenlendiği 6100 sayılı HMK m. 115 hükmünde; dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise, bunun tamamlanması için mahkemenin kesin süre vereceği; dava şartı noksanlığının, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, davanın usulden reddedilemeyeceği ifade edilmiştir. Ancak 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünde, kanun koyucu açık düzenleme yaparak arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koymuştur. Bu nedenlerle, 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükmünün özel ve emredici nitelikte olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK’nın sonradan tamamlanabilen dava şartlarına ilişkin m. 115 hükmünün uygulanma olanağı bulunmamaktadır..." belirtmiştir. ---------Karar sayılı ilamında; "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava tarihi itibariyle menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, zorunlu arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın açıldığı, Mahkemece, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı yasanın 5/A maddesinin birinci fıkrası ve 6325 sayılı yasanın 18/A maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı -------- anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir." şeklinde belirtmiştir. --------- Karar sayılı ilamında;"Somut olayda dava ticari nitelikte bir tazminat davası olduğundan, TTK'nın 5/A maddesi kapsamında arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olup --------tarihinde açıldığı, arabuluculuğa tabi olduğu ve davadan önce arabulucuya başvurulmadığı sabit olup 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici hükmü uyarınca, davanın açılmasından sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut olmadığından, Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. " şeklinde belirtmiştir. 6325 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanununun 18/A maddesi " (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir..." hükmüne haizdir. Davacı her ne kadar arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı olduğunu ileri sürmüş ise de arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı değildir. Kanun hükmü açık olup davacı dava dilekçesine arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini eklemek zorundadır. Davacının somut olayda dava açmadan evvel arabulucuya başvuru yapmadığı sabittir. Arabulucuk dava şartı olup 6100 sayılı yasanın 115. Maddesi gereği dava şartları davanın her aşamasında incelenebilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü, davanın ticari dava olduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı yanca davalı tarafından açılan menfi tespit davasına ilişkin arabuluculuk sürecinin tamamlandığı beyan edilmiş ise itirazın iptali davasında itirazın iptali gerekip gerekmediği hususu ve icra inkar tazminatı istemi uyuşmazlık konusu olup, itirazın iptali davasında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA , karar kesinleştiğinde artan gider avansının talep halinde iade edilmesine, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2026