(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/14968 E. , 2013/3975 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların orta…
**(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2012/14968 E. , 2013/3975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, ortak yerlere müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların ortak alanlarda projeye aykırı bir çok değişiklikler yaptığını ve müdahalelerde bulunduğunu ileri sürerek müdahalenin önlenmesini, yapılan değişikliklerin projeye uygun eski hale getirilmesini istemiş, mahkemece davalı ...'un apartman girişine göre sağda 3 nolu dükkan tarafına yaptığı kaplamanın projeye uygun eski hale getirilmesine, diğer talepler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesinin birinci fıkrasına göre kat malikleri anataşınmazın bakımını ve mimari durumu ile güzelliğini, sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise kat maliklerinden biri, bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası olmadıkça anataşınmazın ortak yerlerinde inşaat, onarım, tesis ve değişiklik yaptıramayacağı, devamında da kat maliklerinin kendi bağımsız bölümlerinde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamayacağı öngörülmüştür. Kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızasının bulunması halinde yapılacak tesis ve değişikliğin imar mevzuatına aykırı olmaması veya rızası bulunmayan kat malikinin bağımsız bölümünü engelleyecek ve Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi gereğince kat malikini rahatsız edici nitelikte bulunmaması gerekir. Dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerin, özellikle bilirkişi raporlarının incelenmesinde; 1-Dava dilekçesindeki (2) nolu talepte; davalının apartman giriş holünden yukarı çıkan merdivenlerin projede olması gereken yerinin değiştirildiğinden bunun eski hale getirilmesi istenilmiş olup birinci bilirkişi raporunda; projede merdivenler düz iken, fiilen yukarı doğru dönen bir şekle getirildiği ve projeye aykırı olarak bir kapı yapıldığı, ikinci bilirkişi raporunda ise binanın ilk inşaası sırasında apartman girişindeki altı adet basamağın fiilen yapılmamış olması nedeniyle bu durumun oluştuğu belirtilmiştir. Yargıtay uygulamalarına göre yapının inşaatı sırasında gerçekleştirilmiş projeye aykırılıklarında projeye uygun hale getirilmesi binanın statiğine bir zarar vermemesi ya da davacının da bağımsız bölümünün bundan zarar görecek bir duruma düşmesi halleri dışında projeye uygun hale getirilmesinin istenebileceği ilke olarak benimsenmiştir. Projeye aykırı olarak yapılan tesisat ve tadilatın projeye uygun hale getirilebilmesi için bu tesisat veya tadilatı yapan kişilere karşı dava açılır. Binanın ilk inşası sırasında ortak yerlerde yapılan ve ortak kullanımda olan projeye aykırılıkların eski hale getirilmesinden ise tüm kat malikleri sorumludur. Bu nedenle davaya konu edilen projeye aykırılıkların sabit olduğu ve bu aykırılıkların anataşınmazın ilk inşaası sırasında yapıldığı kesin olarak saptandığı takdirde yukarıda açıklandığı şekilde bunların eski hale getirilmesinden davacı da dahil tüm kat malikleri sorumlu olacağından davada taraf olmayan diğer kat malikleri de davaya dahil edilerek yukarıdaki açıklamalara göre inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken merdivenlerin çizim projesinin hatalı olduğu ve bu durumun projeye aykırılık oluşturmadığı gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş olması, 2-Dava dilekçesindeki (4) nolu talepte; 6 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin ön ve yan cephelerine konulan panel, yazı ve reklam levhalarının kaldırılması istenmiş, mahkemece bunların dairelerin dış cephe ölçüleri içinde kaldığı ve bu dairelerin işyeri olarak kullanıldığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarında ancak işyeri olarak kullanılan bağımsız bir bölümün dış duvarlarına ya da balkonuna o işyerinin tanıtıcı nitelikte reklam amacıyla levha veya yazı asılabileceği bunun da o bağımsız bölümün sınırlarını aşmayacağı ilkesi benimsenmiştir. Somut olayda dava konusu edilen davalıların bağımsız bölümleri tapuda mesken olarak gösterilmiş olup, işyeri niteliğinde değildir. Bu nedenle davalıların bağımsız bölümlerinin dış duvarlarına taktığı reklam levhası ve yazılarının kaldırılmasına hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle bu talebin reddine karar verilmesi, 3-Dava dilekçesindeki (6) nolu talep yönünden; birinci bilirkişi raporunda, proje dışı geçiş açıldığı belirtildiği halde ikinci bilirkişi raporunda ise duvarın projeye uygun olduğu ve eski hale getirilecek bir durum olmadığı belirtilmiş; (15) nolu talep yönünden birinci bilirkişi raporunda projedeki iki adet pencerenin fiilen olmadığı belirtildiği halde ikinci bilirkişi raporunda bu konuda projeye aykırılık olmadığı belirtilmiş; (16) nolu talep yönünden birinci bilirkişi raporunda "3 nolu dükkanın arka duvar ve pencerelerinin projeye uygun hale getirilmesi gerektiği belirtildiği halde, ikinci bilirkişi raporunda duvarın orjinal yerinde olduğu ve yıkılmadığı belirtilmiş, 15 ve 16 nolu talepler yönünden ise, birinci bilirkişi raporunda davaya konu edilen duvar ve pencerelerin projeye aykırı olduğu belirtildiği halde, ikinci bilirkişi raporunda bunların projeye uygun olduğu belirtilmiş olduğundan raporlar arasındaki bu çelişkiler giderilmeden bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmiş olması, 4-Dava dilekçesindeki (7) nolu talep yönünden; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/41 E-1994/639 K. sayılı dosyasında ortak koridordaki ... ve su tesisatlarının dava konusu edilip edilmediği kesin olarak araştırılmadan kesin hüküm nedeniyle bu talebin reddine karar verilmiş olması, 5-Dava dilekçesindeki (8) nolu talep yönünden; jeneratöre ait ... kablolarının ortak yer olan bahçeye bırakıldığı; (9) nolu talep yönünden; giriş cephesinin proje dışı yapıldığı, 1. kattaki dört pencerenin ve 2. kattaki dört pencerenin kapatılıp duvarla örüldüğü, arka cephe 1. katta bulunan üç adet pencerenin ikisinin duvarla kapatılıp 2. kattaki üç pencereden ikisinin şekil ve boyutlarının projeden farklı hale getirildiği; (13) ve (14) nolu talepler yönünden; 7 ve 9 nolu dairelerin bina arka cephesindeki balkonlarının projede açık çıkma balkonlar olduğu halde fiilen alüminyum panjurla kapatıldığı ve tüm bu hususların projeye aykırı olduğu sabit olduğundan bu talepler yönünden davanın kabulü gerekirken, projesinin yanlış çizildiği ve 55 yıldır fiilen bu şekilde kullanıldığı gibi yerinde olmayan gerekçelerle bu talepler yönünden de davanın reddine karar verilmiş olması, 6-Dava dilekçesindeki (12) nolu talep yönünden; davalı ...'un binanın ön bahçesindeki toprak ve yeşilliği kaldırıp taş döşeyip otopark haline getirdiğinden müdahalesinin önlenmesi ve projeye uygun hale getirilmesi istenilmiş, mahkemece mevcut projede buranın bahçe olarak görülmediği ve zeminin neyle kaplı olduğu belirtilmediği ve bu durumun otopark sorununa da çözüm olduğu gerekçesiyle talep reddedilmiş ise de; aynı mahkemenin 2006/789-2010/1636 sayılı dosyasında aynı hususun dava konusu edildiği anlaşıldığından tarafları ve dava konusu aynı olan her iki davanın birleştirilerek o dosyadaki Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmamış olması, Doğru görülmemiştir. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak ve gerektiğinde yeniden uzman bilirkişiler vasıtasıyla yerinde inceleme yapılarak projeye aykırı değişiklikler ayrıntılarıyla krokiyede bağlanmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.