8. Ceza Dairesi 2022/5432 E. , 2024/39 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1730 E., 2022/8 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci
**8. Ceza Dairesi 2022/5432 E. , 2024/39 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1730 E., 2022/8 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 20.08.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 54 üncü, ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır 2. Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesi ikinci fıkra, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin ikinci ve birinci fıkraları, 53 üncü, ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.01.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendleri gereği ek savunması alınsa da, iddianamenin 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlendiği hakkında 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği ceza verildiğine bu hususta ek savunmasının alınmadığına, Cumhuriyet savcısının mütalaasını tekrar ettiği bildirilip mütaalanın tarafına okunmadığına, bu yönüyle savunma hakkının kısıtlandığına, ayrıca tarafına müdafii atanması gerekirken müdafii atanmadan yargılamaya son verilmesinin de savunma hakkını ihlal ettiğine, hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağına, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için hem ikinci hemde üçüncü suçun ilk suçun tekerrüre esas alınabileceği zaman diliminde işlenmesi gerektiğine, tekerrüre esas alınan ilamda hangi suçun tekerrüre esas alındığının belirtilen şartların yerine getirilip getirilmediğinin açıklanmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrası (b) bendi hükmü uyarınca beşyıl ve daha az süreli mahkumiyet halinde bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmayacağına, tekerrüre esas alınan Avanos Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/648 Esas sayılı dosyasında tekerrüre esas alınan ilamın Avanos Asliye Ceza mahkemesini 2006/310 Esas sayılı ilamı olup kararın kesinleşme tarihinin 18.12.2012 olduğuna, işbu dava dosyasındaki suç tarihinin 10.06.2020 olduğundan hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmayacağına, soyut gerekçelerle açıkca hukuka aykırı karar verildiğine, amacının eşi ve komşusunu kitlemek değil hakkında atılan iftirayı neticeye kavuşturmak olduğuna, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay mağdur ...'in sanık ...'in resmi nikahlı eşi olduğu, olay tarihinde mağdur ile sanığın kıskançlık sebebiyle ikametlerinde tartıştıkları, bir süre sonra evlerine komşuları olan mağdur ...'in geldiği, alkollü olan sanığın aniden sinirlenerek bağırmaya başladığı, akabinde üzerine benzin dökerek eşi olan mağdur ...'e hitaben "kendimi yakacağım, seni de sağ bırakmayacağım" şeklinde sözler sarf ettiği, devamında kapıyı kilitleyerek eşi olan mağdur ...'e tokat attığı, ikametlerinde bulunan bıçağı alarak kemerinin kenarına soktuğu, mağdur ...'e hitaben "seni keseceğim" şeklinde tehdit içerikli sözler sarf ettiği, kolluk görevlilerinin gelmesiyle olayın sona erdiği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Nevşehir Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 10.06.2020 tarihli kati hekim adli muayene raporunda yapılan muayeneler sonucunda mağdurun vücudunda darp cebir izine rastlanılmadığı belirtilse de mağdurun iddiaları ve sanığın mağdur ...'ü tokat atmak suretiyle darp ettiğini ikrar ettiği nazara alındığında; basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde hafif nitelikte olan yaralanmalar hakkında darp cebir izine rastlanılmayabileceği, sanığın olay günü silahtan sayılan bıçakla mağdurların üzerine kapıyı kilitleyerek o esnada eşi olan Songül'ü darp ettiği, sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinin bir bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereğince sanığın eylemini suçun nitelikli halini oluşturan eşine karşı da işlediği ve aynı anda birden fazla mağdurlara yönelik eyleminin zincirleme suç kapsamında kaldığı gözönüne alınarak sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrası (a) ve (e) bentleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanıkla mağdur ...'in olay tarihinde resmi nikahlı eş oldukları aralarında tartışma çıktığı, komşuları olan mağdur ...'in tarafların ikametine geldiği, tartışmanın devam ettiği sanığın sinirlenip üzerine benzin döküp, ikametlerinde bulunan bıçağı beline koyup mağdur ...'ü kesmekle tehdit edip, mağdura tokat atıp ikametin kapısını kilitlediği, ihbar üzerine olay yerine gelen kolluk ekiplerinin ikna etmesiyle olayın son bulduğu tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden anlaşılmakla sanık hakkında verilen mahkumiyet kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydının tekerrür hükümlerini içerdiği anlaşıldığından sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın çektirilmemesi, hakkında denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki temyiz itirazları reddedilmiştir. Sanığa son celse Cumhuriyet savcısının mütalaasının okunduğu ve sanığın 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesindeki şartları taşımadığı anlaşıldığından, sanığın bu hususlara yönelik savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin temyiz itirazlarıda reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.01.2022 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.