5. Ceza Dairesi 2006/11918 E. , 2010/4095 K. Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ..., ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’nin yapılan yargılanmaları sonunda; eylemlerinin reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine dair, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2005 gün ve 2003/262 Esas, 2005/359 Karar sayılı hükü…
**5. Ceza Dairesi 2006/11918 E. , 2010/4095 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ..., ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’nin yapılan yargılanmaları sonunda; eylemlerinin reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve cinsi münasebette bulunma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetlerine dair, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2005 gün ve 2003/262 Esas, 2005/359 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 11.03.2008 gün ve 2007/253 Esas, 2008/82 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK.nun 26/2. maddesinin "kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez" hükmü karşısında; 16 yaşındaki mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyan sanıkların aynı Yasanın 109. maddesi anlamında hukuka aykırı bir davranışından söz edilemeyeceği, rızanın fiili hukuka uygun hale getirdiği ve TCK.nun 7/1. maddesi dikkate alınarak sanıkların beraeti yerine yazılı şekilde mahkümiyetlerine karar verilmesi, Reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçu yönünden hükümden sonra 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 23.11.2005 gün ve 2005/103-89 sayılı kararıyla 5237 sayılı TCK.nun 104/2. maddesinin iptal edilmiş olması ve suç tarihi itibariyle 16 yaşı içinde bulunan mağdurenin sanıklardan 10.06.2004 tarihli celsede şikayetçi olmaması nedeniyle, rızaen cinsel ilişkide bulunma eyleminin aynı Yasanın 104/1. maddesi kapsamında olup 73. maddesi gereğince de takibinin şikayete tabi olması karşısında 5237 sayılı Yasanın 7/1-2. ve 5271 sayılı Yasanın 223/8. maddeleri de gözetilerek sanıklar hakkında açılan davaların düşmesine karar verilmesi lüzumu, ../... -2- Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...