11. Ceza Dairesi 2022/11137 E. , 2023/9271 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7598 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2020 tarihli v
**11. Ceza Dairesi 2022/11137 E. , 2023/9271 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/7598 Değişik iş SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2020 tarihli ve 2018/77961 Soruşturma, 2020/119691 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın kabulüne ilişkin mercii ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/7598 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 01.07.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11.10.2022 tarihli ve 2021/17260 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130874 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130874 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 13/06/2016 tarihli ve 2014/2083 esas, 2016/6215 sayılı kararında yer alan, ''..Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04/12/2007 tarih 2007/11-245 Esas 2007/264 sayılı kararında açıklandığı üzere, başvuru tarihinde yürürlükte bulunup, 11.05.2007 gün ve 26519 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği’nin 11. maddesi ile yürürlükten kaldırılan, Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği’nin 5. maddesi uyarınca, diploma denklik komisyonunca, belgelerin orijinal olup olmadığının araştırılması zorunludur. Bu araştırma ise ancak belgeyi düzenleyen kurum nezdinde yapılabilir..'' şeklindeki açıklamalara göre, ibraz edilen diplomaların ilgili kurumdan teyit ve araştırılmasının gerektiği, bu neticede ibraz edilen diplomaların sahte olup olmadığının tespit edilebileceğinin belirtilmesi karşısında, somut olayda suça konu transkribin teyidi mecbur kılınan diploma ile birlikte sunulduğu ve diplomanın sahteliğinin tespiti ile transkribin de hukuki sonuç doğurmaya elverişsiz belge haline gelmesi karşısında atılı resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; ... 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/07/2021 tarihli ve 2021/7598 değişik iş sayılı kararı ile suça konu evraklar üzerinde alanında uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinden eksik soruşturma ile verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 71. maddesi ile değişik 173/3. maddesinde yer alan, “Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder...” ile aynı Kanun’un 173/4. maddesindeki “Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” şeklindeki düzenlemeler gereğince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi halinde, Cumhuriyet savcılığınca belirtilen eksiklikler giderildikten sonra itirazla ilgili bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın kabulü ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 20.02.2016 tarih ve 29630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve suç tarihinde uygulanacak olan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinin, tanıma başvurusunun incelenmesi ve sonuçlandırılması başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, "Birinci fıkradaki koşullardan birinin sağlandığı ve belgelerin asıl ve gerçeğe uygun olup olmadığı, üzerinde kazıntı, silinti ve benzeri tahrifatın bulunup bulunmadığı, belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığı, öğrenim süresince kullanılan pasaport/pasaportlar ile il emniyet müdürlüklerinden alınan giriş-çıkış belgeleri, öğrenim için gereken asgari süre ve kredinin tamamlanmış olup olmadığı tespit edilerek Denklik Birimi tarafından hazırlanan ön inceleme raporu Komisyona sunulur. Komisyon tarafından hazırlanan nihai rapor Yükseköğretim Yürütme Kurulunda görüşülerek ilgiliye tanıma belgesi verilip verilmeyeceği karara bağlanır." şeklindedir. 7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şüphelinin ...Başkanlığına sunduğu 04.10.2016 tarihli Diploma Denklik Başvuru Dilekçesi ekinde yer alan Kazakh Leading Academy of Architecture and Civil Engineering Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü diploması ve bu üniversiteye ait transkript belgesinin sahte olduğunun ilgili Kurum tarafından yapılan araştırmalar sonrası belirlenmesi üzerine şüpheli hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, şüphelinin ilgili üniversitede eğitim gördüğünü, ancak ibraz ettiği belgeleri vekaletname yoluyla Kazakistan'da bulunan Kuanış isimli açık kimlik bilgilerini bilmediği kişi aracılığıyla temin ettiğinine yönelik savunması ile 08.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu belgelerin menşei araştırması yapıldığı sürece aldatma yeteneğinin bulunmayacağının bildirilmesi üzerine, şüpheli hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna konu belgenin aldatma yeteneğinin bulunmadığı ve atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini müteakip, şikâyetçi vekilinin itirazı üzerine merci ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/7598 Değişik İş sayılı kararı ile "...her ne kadar ibraz edilen belgelere yönelik olarak alınan 08/10/2018 tarihli tek kişilik bilirkişi raporuna istinaden iğfal kabiliyetine haiz olmadığı kanaatiyle ve izah edilen gerekçelerle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; anılan bilirkişi raporunun ilk sayfasında söz konusu transkript ve diplomanın iyi niyetli kişilere ibrazı esnasında görünümleri itibariyle sahteliklerinin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkat çekmeyeceği cihetle iğfal kabiliyetine haiz olduğunun bildirildiği ancak aynı raporun ikinci sayfasında menşei araştırması yapıldığı müddetçe söz konusu belgelerin iğfal kabiliyetine haiz olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz dilekçesi de dikkate alınmak suretiyle suça konu evraklar üzerinde alanında uzman 3 kişilik bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun yeniden taktir ve tayini gerektiği" şeklindeki gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; 20.02.2016 tarih ve 29630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Tanıma ve Denklik Yönetmeliğinin 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şikâyetçi kurum tarafından bu tür belgelerin sahte olup olmadığı yönünde mutat olarak araştırma yapıldığının anlaşılması karşısında, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek, bu gerekçeye dayanan kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına da aykırı olacak şekilde doğrudan itirazın kabulüne karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/7598 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.